• DOLAR 8.865
  • EURO 10.401
  • ALTIN 501.089
  • ...
Uzay turizminin geleceği heyecan verici, peki Dünya'nın geleceği?
Google News'te Doğruhaber'e abone olun. 

Uzay turizmi için İlk somut adımlar atıldı ve birkaç dakikalık da olsa yer çekimsiz ortamın deneyimlenebileceği turistik seyahatlerin kapısı açıldı.

İngiliz iş adamı Richard Bronson, 11 Temmuz 2021'de, şirketi Virgin Galactic'in geliştirdiği uzay aracı ile uzayın başladığı nokta olarak kabul edilen, yerden 100 kilometre yüksekliğe seyahat etti.

Uzay turizminin geleceği heyecan verici, peki Dünya'nın geleceği?

Yeryüzünden 95 kilometre yukarı çıkabilen, uzayda ise 4 dakika kadar durabilen “Unity 22” adlı hava aracı ile yapılan uçuş, toplam 90 dakika sürdü.

Amazon'un kurucusu, Jeff Bezos ise, kendisine ait roket şirketi Blue Origin’in uzay aracında, kısa bir uçuşla Dünya'dan ayrılıp tekrar yere döndü. Bezos’a kardeşi Mark Bezos, 82 yaşındaki Wally Funk ve 18 yaşındaki Oliver Daemen eşlik etti.

New Shepard ismi verilen uzay aracı, 76 kilometre yükseklikte roketten ayrıldı ve dört mürettebatı taşıyan kapsül, 106 kilometre yüksekliğe kadar çıktı.

Bezos ve beraberindekiler 4 dakika boyunca yerçekiminin olmadığı uzay boşluğunu deneyimleyip Dünya'ya geri döndü. Bu yolculuk ise toplam 10 dakika sürdü.

Atılan bu adımlar, bilim kurgu dünyasının en heyecanlı konulardan biri olan uzay turizmini gerçeğe dönüştürmeye başladı.

Ancak korkutucu derecede gerçeğe dönüşen bir başka konu, etkisini artırarak devam ettiren küresel iklim krizi.

Bilim insanları, Richard Branson ve Jeff Bezos ile başlayan uzay turizminin yükselişinin Dünya atmosferine zarar verebileceğinden ve iklim değişikliğine katkıda bulunabileceğinden endişe ediyor.

Peki uzay turizmi iklimi nasıl ve ne kadar etkiliyor?

Uzayın kenarına tek seyahat 10 saatlik Transatlantik uçuşuna bedel

Yıllarca süren gecikmelerden sonra gerçekleştirilen uçuşların, sıklaşması halinde atmosferin şimdiye kadar iyi korunmuş üst katmanlarında tahribata yol açabileceği düşünülüyor.

Örneğin Branson'ın Virgin Galactic'i tarafından işletilen SpaceShipTwo'da, bu uçuşlar kauçuk yakan ve arkasında bir kurum bulutu (karbon birikintileri) bırakan hibrit bir motorla çalıştırılıyor.

İtalya, Politecnico di Milano'da Uzay Mühendisliği Doçenti olan ve roket tahrik teknolojilerini araştıran Filippo Maggi'ye göre bu hibrit motorlar farklı yakıt türleri kullanabiliyor ancak her zaman çok fazla kurum üretiyor.

Uzay danışmanlığı şirketi Northern Sky Research'ün baş analisti Dallas Kasaboski'ye göre, yaklaşık bir buçuk saat süren tek bir Virgin Galactic uzay turizmi uçuşu, 10 saatlik bir Transatlantik uçuşu kadar kirlilik üretebiliyor.

Bilim insanlarına göre, Virgin Galactic'in para ödeyen turistleri günde birkaç kez uzayın kenarına uçurma emelleri endişe verici derecede tehdit içeriyor.

Karbon salınımı, ozon tabakası incelmesi ve uzay çöpleri...

Uzay araçlarını yörüngeye taşıyan her bir füze 200 ila 300 ton karbon gazı salınımı oluşturuyor. Bu oran kullanılan füzeye göre değişkenlik gösteriyor.

Örneğin sıvı hidrojen ve sıvı oksijeni birleştirerek itme kuvveti oluşturan lue Origin'in New Shepard yörünge altı aracına güç veren BE-3 motoru, diğer roketlere oranla daha az zarara sahip.

Atmosfere salınan bu gazlar, dünyanın ortalama sıcaklığının artmasına sebep oluyor.

Sera gazlarının atmosferin iç yüzeyini kaplayıp, güneşten gelen ışınların geri yansımalarını engelleyerek dünya üzerindeki sıcaklığı artırması, iklim krizine açılan en büyük kapı olarak yorumlanıyor.

2010'da yapılan bir araştırmaya göre , bin uzay turizmi uçuşunun yaydığı kurum, Antarktika'yı yaklaşık 1 santigrat derece ısıtabiliyor.

Atılan füzeler ise sadece iç yüzeyi değil, dış yüzeyi de tehdit ediyor.

Ayrıca uzaya gönderilen füzelerin yörüngede oluşturduğu çöpler, gelecek uzay çalışmalarını tehdit ediyor.

Dünya yörüngesindeki tüm uzay nesnelerinin toplam kütlesi 9 bin 200 tondan fazla.

Potansiyel etkileri hakkında çok az bilgiye sahibiz

ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi'ndeki (NOAA) Kimya Bilimleri Laboratuvarı'nda kıdemli bilim insanı olan Karen Rosenlof'a göre en büyük sorun, roketlerin atmosferin üst katmanlarını (Statosfer ve Mezosfer) kirletmesi.

Bir diğer atmosfer bilimcisi Martin Ross'a göre, roket fırlatmalarının atmosfer üzerindeki etkisi şimdiye kadar ihmal edilebilir düzeydeydi. Ancak bunun nedeni, bu kadar çok lansman yapılmamış olmasıydı.

Uzay endüstrisi tarafından şu anda yakılan yakıt miktarı, havacılık tarafından yakılan yakıtın yüzde 1'inden daha az. Yani çok fazla araştırma yapılmadı. Ancak işler, bu konuda daha ayrıntılı araştırma yapılması gerektiğini düşündürecek şekilde değişiyor.

Northern Sky Research'ün tahminine göre, önümüzdeki 10 yılda uzay turizmi uçuşlarının sayısı ciddi şekilde artacak.

Gelecek yılda 10 olacak uçuş sayısı 2030'da 360'a kadar yükselecek.

Ancak bu tahminler bile, Virgin Galactic ve Blue Origin gibi uzay turizmi şirketlerinin kendileri için öngördükleri büyüme oranının hala çok altında.

kaynak: trt haber

Markanız bizimle şehrin markası olsun
ŞEHİR MARKALARI
Reklam İletişim 0212 562 60 06

Bu haberler de ilginizi çekebilir