• DOLAR 7.041
  • EURO 8.418
  • ALTIN 462.3
  • ...
Bilal Ay: "İstanbul Sözleşmesi’ni feshetmek yetmez ilgili yasalar da düzenlenmeli"

Son günlerde İstanbul Sözleşmesi’nin feshedileceği yönünde açıklamalara ilişkin konuşan Ay, İstanbul Sözleşmesi, 6284 sayılı kanun ve ETCEP ile ilgili dikkat çekici açıklamalarda bulundu.

2011 yılında imzalanan İstanbul Sözleşmesi’nin, aileyi ya da kadınları korumadığını belirten Ay, “Bu sözleşme imzalandıktan sonra kadın cinayetleri azalmıyor aksine artıyor. 2011’de 121 olan kadın cinayeti sayısı, 2012’de 210’a, 2016’da 304’e çıkmış. 2017’de 353, 2018’de 280 ve 2019’da 299 olarak gerçekleşmiş. Tabii bunlar resmi rakamlar. Belki de bu istatistiklere dâhil edilmeyenler de var. Bir de, meseleye yaklaşım açısı da önemli. Ortada bir cinayet ya da bir şiddet var. Neden bunu bir cinsiyet ile anmak zorunda olalım. Neden başka bir cinsiyeti suçlu ilan edelim. Ortada duran sorun şiddet sorunudur ve tabii ki çözülmelidir.” dedi.

“Şiddetin nedeni uyuşturucu ve alkol”

Şiddetin arka planında yer alan etkenlerin göz ardı edildiğini söyleyen Ay, “Sadece sonuçlara odaklanmak bizi böyle yanlış adımlar atmaya itiyor. Sorunu çözmek şöyle dursun büyütüyoruz da. Bugün genel olarak cinayetlerin yüzde 60'ı, saldırıların yüzde 40'ı, tecavüzlerin yüzde 33'ü alkol ve madde kullanımıyla doğrudan bağlantılı. Bugün kadına karşı şiddetle mücadele etmek isteyenler, uyuşturucu ile de mücadele etmek zorunda” diye konuştu.

“İstanbul Sözleşmesi ile bağlantılı yasalar iptal edilmeli”

İstanbul Sözleşmesi’ni kaldırmanın tek başına yeterli olmayacağını vurgulayan Ay, “2011 yılından beri aile yapısında büyük tahribata sebep olan İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasının konuşulmasını, 9 yıl sonra da olsa gündeme getirilmesini çok değerli buluyoruz. Ancak sadece Sözleşmeyi kaldırmak bir işe yaramaz. Bununla birlikte başta 6284 sayılı kanun olmak üzere, ilgili yasalarında gözden geçirilmesi ve gerekiyorsa kaldırılması gerekiyor. Biz şiddete karşıyız. Ancak aileye karşı değiliz! Bu yasalar, bu sözleşme kadını şiddetten korumuyor. Ancak aile kurumuna tabiri caizse şiddet uyguluyor. İşin özünde aileyi de hanım kardeşlerimizi de bu Sözleşme ve yasalardan korumamız gerekiyor. Son 10 yılda 1,5 milyon çift boşandı. Kadına şiddet son 7 yılda yüzde bin 400 arttı” şeklinde konuştu.

“Hem devlet, hem STK’lar hem de ebeveynler olarak harekete geçmeliyiz”

Toplumda meydana gelen hasarın tespit edilmesi ve gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiğine dikkat çeken Ay, “İstanbul Sözleşmesi, 6284 No'lu yasa, ETCEP derken toplumda ciddi bir tahribat meydana geldi. Bugün sadece bunları kaldırarak önümüze bakamayız. Teşbihte hata olmazmış. Adeta toplumsal bir deprem yaşadık. Önce hasar tespit çalışması yapmalıyız. Ardından gerekli teşhis ve tedaviyle yolumuza devam etmeliyiz. Hem devlet, hem STK’lar hem de ebeveynler olarak harekete geçmeliyiz” ifadelerini kullandı.

“Yanlış rol modellere ekran yasağı getirilmeli”

Toplumsal rol modeller içinde tedbir alınması gerektiğini belirten Ay, “İster dizi, film gibi yapımlarda isterse özel hayatlarında olsun, topluma olumsuz mesaj veren, yanlış davranışlar sergileyen kişilere ekran yasağı getirilsin. Bu kişiler eylemlerine göre bir süre televizyonlarda, gazetelerde yer alamasın” dedi.

“Aileler çocuklarını cinsiyetlerine göre yetiştirmeli”

Ailelerin çocuklarını cinsiyetlerine uygun şekilde yetiştirmeleri gerektiğini söyleyen Ay, son olarak şu ifadelere yer verdi: “Buradan annelere, babalara da seslenmek istiyorum. Cinsi sapkınlıklardan cinsiyetsiz toplum projesine kadar bir saldırı altında olduğumuzu düşünüyorum. Herkes evladını kendi cinsiyetine uygun bir şekilde yetiştirmeli. Kendi manevi değerlerine uygun bir şekilde yetiştirmeli. Kimse, kendisini bu tehlikeden korunmuş görmemeli. Çocuklarını, onları sıkmadan, muhafaza etmeli.” (İLKHA)



Markanız bizimle şehrin markası olsun
ŞEHİR MARKALARI
Reklam İletişim 0212 562 60 06

Bu haberler de ilginizi çekebilir