• DOLAR 7.959
  • EURO 9.484
  • ALTIN 463.397
  • ...
Katil cinayetin bedelini istiyor

DOĞRUHABER

Mısır devriminin ardından şer odaklarca uluslararası operasyonlar çekilen seçilmiş ilk cumhurbaşkanı Muhammed Mursi yıpratılmak istendi. Ardından Genel Kurmay Başkanı Sisi tarafından kanlı bir darbe gerçekleştirildi. Devrimin öncüleri ve Muhammed Mursi, cunta rejimi tarafından zindanlara atıldı. Zor koşullar altında yıllarca cezaevinde kalan Mursi, mahkeme salonunda şehid oldu. Geçtiğimiz gün hakkında açılan dava sonuçlanan Mursi’nin ailesinden 1 milyon cüneyh (350 Bin TL) para istendi.  Mursi’ye yapılanlar 1961 yılında darbeciler tarafından Adnan Menderes’in ailesine yapılanları hatırlattı.

SAĞLIK SORUNLARI VARDI AMA TEDAVİ EDİLMİYORDU

Şehid Muhammed Mursi, Diktatör Hüsnü Mübarek’i istifaya zorlayan 2011 yılındaki halk devriminin ardından 2012’de ülke tarihinde seçimle gelen ilk Cumhurbaşkanı olmuştu. Mursi, 3 Temmuz 2013’te dönemin Savunma Bakanı Abdulfettah es-Sisi tarafından gerçekleştirilen kanlı darbeyle zindana atıldı. Cezaevinin zorlu koşulları ve sağlık sorunlarından dolayı çok sıkıntılı bir süreç geçirdi. Ailesi defalarca Şehid Muhammed Mursi’nin hayati tehlikesi olduğunu aktarmıştı. Yapılan uyarıları dikkate almayan cunta rejimi, Mursi’nin cezaevi koşullarını iyileştirmedi ve tıbbi destek almasını da kısıtladı. Sağlık sorunlarına rağmen duruşmaya çıkarılan Muhammed Mursi duruşmada kalp krizi geçirdi ve 20 dakika boyunca kendisine müdahale edilmedi. İhmaller zinciri Mursi’yi şehadete götürdü. Mısır’da 3 Temmuz 2013 darbesinin ardından alıkonulan Mursi hakkında farklı suçlamalardan 6 dava açıldı. Bu davalardan 4’ü sonuçlanmış 2’sinin ise duruşmaları devam ediyordu. Sürmekte olan davalardan birisi yargıcın 2015 yılında Mursi hakkında idam kararı verdiği ve yüksek mahkemenin 2016 yılında bozduğu “Hapishaneler baskını” davasıydı.

CUNTACILAR 1 MİLYON CÜNEYH PARA İSTİYOR

Darbe mahkemesi, kendisinin meşruiyetini tanımayan Mursi ve Müslüman Kardeşler'e mensup 19 kişiye 'mahkemeyi aşağılama' iddiasıyla açtığı davada, 3'er yıl hapis cezası ve 1'er milyon cüneyh ceza kesti.  Seçilmiş Cumhurbaşkanı Mursi'nin ve diğer İhvan mensuplarının mal varlığına el koyulduğu için ödemenin tahsil edilemeyeceği bahanesini öne süren darbe mahkemesi, tahsilatı varislerinden talep etti.

Mısır'da darbe yapan, ardından binlerce insanı katleden Sisi rejimi, zindanlardaki darbe karşıtı tutsaklara karşı da işkencede sınır tanımıyor.

muhammed mursi

MISIR ZİNDANLARINDA 500 KİŞİ ŞEHİD OLDU

İçlerinde Muhammed Bedii ve Muhammed Biltaci gibi üst düzey İhvan mensuplarının da olduğu darbe karşıtlarına karşı, hayatları sonlanana kadar sistematik işkence yapılıyor. Hastalık ve vahşi işkencelere dayanamayıp ruhunu Rabbine teslim ederek şehid olanların sayısı 500'ü aşmış durumda. Devam eden işkencelerle birlikte hayatta kalanlar ise vücutlarının büyük bir kısmını kullanamaz duruma getirilmiş bir vaziyette ölümü bekliyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün hazırladığı raporlara göre başkent Kahire'deki cezaevinin, en yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı "Akrep" olarak bilinen bölümünde tutsaklar, çok küçük ve penceresiz hücrelerde tutuluyor, dövülüyor, aç bırakılıyor ve tıbbi destekten mahrum bırakılıyor. Ayrıca darbe karşıtı tutsakların aileleriyle ve avukatlarıyla görüşmeleri de engelleniyor.

biltaci

MUHAMMED EL BİLTACİ BEYİN KANAMASI GEÇİRMİŞTİ

İhvan lideri Muhammed Bedii ve İhvan hareketinin üst düzey yöneticileri Muhammed Biltaci, Saad Ketatni gibi önemli isimler de tıpkı Muhammed Mursi gibi kademeli bir şekilde yavaş yavaş katledilmek isteniyor.

Muhammed Bedii, Muhammed Biltaci, Hayrat Şatır ve Saad Ketatni gibi önemli isimler başta olmak üzere binlerce darbe karşıtı, zindan şartlarında her türlü işkence ve kötü muameleye maruz bırakıldıkları için ciddi sağlık sorunları yaşıyorlar ancak buna rağmen tedavi imkânından da mahrum bırakılıyorlar. Böylece zamana yayılmış, yavaş ve sessiz işleyen bir suikast süreciyle katledilmek isteniyorlar. Mısır zindanlarındaki İhvan liderlerinden ve Şehid Esma'nın babası Muhammed El Biltaci, 4 Mart'ta cezaevindeki olumsuz şartlardan ve uygulanan işkencelerden dolayı beyin kanaması geçirmişti.

"SUÇUM HAYRAT ŞATIR'IN KIZI OLMAKSA BEN BU SUÇUMLA ŞEREF DUYUYORUM"

Mısır zindanlarında tek kişilik karanlık bir hücrede kalan İhvan-ı Müslimin Cemaati'nin öncülerinden Hayrat Şatır'ın kızı Aişe Şatır da büyük bir hukuksuzlukla karşı karşıya. Aişe Şatır, en basit hakları olan lavabo ihtiyacını karşılamaktan bile mahrum bırakılıyor. Mısır zindanlarında tutulan ve aynı hukuksuzluklara maruz bırakılan esirlerden sadece biri olan Şatır'ın cunta savcısına verdiği ifade de yapılan hukuksuzluğu gözler önüne seriyor. Şatır, mahkeme savcısı Usame Erraşidi'ye, "Eğer suçum Hayrat Şatır'ın kızı olmaksa ben bu suçumla şeref duyuyorum ve sadece 8 ay değil ömrümün geri kalanını bu suçtan ötürü yatmaya hazırım." dediği ve "Ancak sizlere soruyorum hangi kanun 180 gün bir bayanın kapkaranlık tek kişilik bir hücrede lavaboya götürülmeden, ihtiyacını kovada görmeye, terk edilmeme ve çocuklarımı görmekten mahrum bırakılmamı meşru görüyor?" sorusunu yöneltti. Şatır'ın Kanatir zindanında esir edilen kızı Aişe Şatır ve beraberinde bulunan Ala el Karadavi zifiri karanlıktan farksız rutubetli tek kişilik hücrelerde tutuluyorlar. Sosyal medya üzerinden bu hukuksuzluğu kınayan kullanıcılar ve aktivistler darbeci Sisi'ye tepki gösteren paylaşımlarda bulundular.

ADNAN MENDERES'İN AİLESİNE YAPILAN ZULMÜ HATIRLATTI

Darbe mahkemesinin Mursi'ye haksızca kesilen cezanın bedelini çocuklarından istemesi, 1960 darbesiyle görevinden uzaklaştırılan ve 1961'de idam edilen Adnan Menderes'in ailesine yapılan zulmü hatırlattı. 17 Eylül 1961'de idam edilen Adnan Menderes'in ailesinden, idam ipinin parası bile darbeciler tarafından tahsil edilmişti.

Markanız bizimle şehrin markası olsun
ŞEHİR MARKALARI
Reklam İletişim 0212 562 60 06

Bu haberler de ilginizi çekebilir