• DOLAR 5.696
  • EURO 6.313
  • ALTIN 269.08
  • ...
KURBANLA İLGİLİ FIKHİ HÜKÜMLER

Kurbanın Hükmü

Mezhep imamları içerisinde sadece Ebu Hanife kurbanın vacip olduğu ve seferde olan kişiler hariç her sene kesilmesi gerektiği görüşündedir. Ayrıca aynı ekolden sayılan ancak mezhepleri günümüze kadar ulaşmayan Süfyân Es Sevrî, Evzâî ve Leys Bin Sa'd'ın da bu görüşe gittiği söylenir.1

Geriye kalan mezhep imamları ile müstakil fakîhler ise kurbanın müekket sünnet olduğunu söylerler. Ebu Hanife'nin iki öğrenci İmam Muhammed ve Ebu Yusuf da bu görüşe gidenler arasındadır.

Kurban'ın vacip olduğunu söyleyenlerin delilleri Kevser Suresi'nde geçen “Rabbin için namaz kıl, kurban kes!" ayeti ile İmam Müslim'in rivayet ettiği “Maddi imkânı olduğu halde kurban kesmeyenler mescitlerimize yaklaşmasın!" hadisidir.2 Aynı şekilde peygamber efendimiz (aleyhissalatu vesselam)'ın, hayatı boyunca kurban kesmeyi seferde dahi hiç terk etmemesi, vacip olduğu görüşüne gidenlerin bir başka delilidir. Senedinde Haccâc Bin Ertat bulunduğu için sıhhati konusunda farklı görüşler bildirilse de İbn Ömer'in rivayet ettiği bir hadiste kendisi şöyle demiştir: Allah Resulü Medine'de on yıl ikamet etti. Her yıl kurban kesiyordu. (Müsned, Tirmizî) Yine Sevbân (radiyallahu anh)'ın rivayet ettiği bir başka hadiste Peygamber (aleyhissalatu vesselam) seferdeyken dahi kurban keserdi. (Müslim) İmam Nevevî bu hadisin şerhinde, kurbanın seferde dahi meşru olduğunu bildirir. Ebu Hanife ve İbrahim En Nehaî ise kurbanın vacip olduğunu söyledikleri halde Hz Ali efendimizden getirdikleri “Seferde ve Minâ'da kurban yoktur" sözü nedeniyle bu durumlar olan kimselere kurbanın vacip olmadığını söylerler.3

Kurbanın vacip olmadığını söyleyen imam ise Kevser suresinde geçen ayettin, kurbanın vacip olduğuna işaret etmediğini söylerler. Zira “Rabbin için kurban kes!" ayetiyle kast edilen mana; “kurbanın putlar için değil de, Allah için olması gerektiğidir."

Yine İmam Müslim'in rivayet ettiği “Sizden birisi Zilhicce ayının onu girdiğinde kurban kesmeyi isterse, hayvanın saçından ve tırnağından bir şey almasın!" hadisin, kurbanın vacip olmadığına işaret ettiğine açık bir delildir. Zira Kurban vacip olsaydı peygamber efendimiz “Sizden birisi Zilhicce ayının onu girdiğinde kurban kesmeyi isterse" diyerek kurban kesmeyi kişinin iradesine bırakmazdı.4

Kurban Kesmede Zenginliğin Ölçü Nedir?

Kurban kestiği sırada maddi olarak sıkıntıya girmeyecek kimsenin bu sünneti yerine getirmesi en faziletli olanıdır. Her ne kadar bazı alimler bununla ilgili nisap miktarınca mal varlığını şart koşsa da bununla ilgili “güç yetirme" ölçüsünün, verildiği taktirde külfet altına girmeme olması daha isabetli bir görüştür. Zira güç yetirmeyi zekâtın nisabıyla sınırlandırdığımız takdirde kurban kesmeyenlerin bu ölçüyü bahane etme durumları olabilir.

Kurbanda Niyet

Her ibadette olduğu gibi Kurbanda da niyet şarttır. Kişi kurban olarak aldığı hayvanı ne için keseceğini belirtmeli, kalbiyle kendisini buna şartlandırmalıdır. Niyetin ağızla belirtilmesi şart değildir.

Niyet, adetleri ibadete çevirir. Hayvan kesiminin ibadi yönü gibi, örfi yönü de bulunmaktadır. Hatta sadece ibadi olarak dahi düşünürsek hayvan kesiminin nezir, hedy, akike ve kurban gibi çeşitli sebeplerinin olduğu görünecektir. Dolayısıyla hayvan her ne niyetle kesilecekse bunun belirtilmesi gerekir.

Hanefi mezhebine göre; akike, nezir, kurban ve hedy gibi çeşidi farklı olsa da yedi kişi bir büyükbaş hayvana ortak olabilir. Eğer içlerinden birisi et niyetiyle hayvana ortak olursa ya da ehlini doyurmak için hayvan keserse, diğer pay sahiplerinin kurbanı geçersiz olur. Bununla birlikte ortakların farklı ibadetler için kurban kesmesi Hanefilere göre mekruhtur. Asıl olan aynı sebeple yedi kişinin bir kurbana ortak olmasıdır.5

Hanbeli ve Şafiler ise kurban kesen birinin niyetinin bir başkasının niyeti üzerinde etki edemeyeceği görüşüne giderek yedi kişiden birinin et niyetiyle ortak olmasının diğerlerine zarar vermeyeceğini bildirir. Dolayısıyla ortaklardan biri her ne niyetle keserse kessin, diğerlerinin kurbanı geçerli olur.6

Kurban Olacak Hayvanlarda Yaş Sınırı

Kurban olarak kesilecek olan hayvanlarda itibara alınan yaş sınırı şunlardır;

- İnek: Hanefi, Hanbeli ve Şafilere göre iki, Malikilere göre ise üç yaşını doldurmalıdır.

- Koyun: Hanefi ve Hanbelilere göre (iri olması şartıyla) altı ay, Şafi ve Malikilere göre ise bir yaşını doldurmalıdır.

- Keçi: Hanefi, Hanbeli ve Malikilere göre bir,7 Şafilere göre ise iki yaşını doldurmalıdır.8

- Deve: Her dört mezhebe göre beş yaşını bitirmelidir.

Kurban Kesiminde İneklerin Yaşı Dişleriyle Belirlenebilir mi?

Büyükbaş hayvanlarda kapak atma işlemi diş çıkarma olayından ibarettir. Diş çıkarma işlemini tamamlamasının başlangıcı “kapak atma" olarak tabir edilmektedir.

Genel itibariyle iki yaşlarını doldurduklarında diş çıkaran inekler bazen bu süreden birkaç ay öncesinde de kapak atma yoluyla diş çıkarabiliyorlar. Bu durum onların kurban olarak kesilebilecekleri anlamına gelmez. Zira hayvanlarda yaş, dişle değil hicri seneyle belirlenir.

Malikiler hariç diğer mezheplere göre ineğin kurban olarak kesilebilmesi için illa iki yaşını bitirmiş olup, üçten gün almaları gerekir. Bir gün dahi eksik olursa kurban geçersiz olur. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) bir hadis-i şerifte şöyle der:

Müsinne'den başkasını kesmeyin. Ancak bulmak güç gelirse, bu takdirde koyun türünden ceza'a olanı kesin! (Müslim)

İmam Nevevî bu hadisi şerh ederken derki: Müsinne; iki yaşını bitirmiş deve, inek ve küçükbaş hayvandır. Hadiste koyunun dışındaki hayvanlardan bir iki yaşını bitirmeyenlerin kurban olarak kesilemeyeceği manası çıkıyor.9

Kurban Olarak Kesilecek Hayvanların En Faziletlisi

Allah'u Teâla Hac ve Kurban ibadetiyle ilgili “Her kim Allah'ın nişanelerini (kurbanlıklarını) yüceltirse, şüphesiz ki bu kalplerin takvasındandır." (Hac 32) diye buyurmaktadır. Dolayısıyla kurban kesecek olan kişinin maddi imkânı yerindeyse, en büyük ve en etli olanı seçmesi daha iyidir. Mesela kurban olarak koyun seçilecekse, bunlardan boynuzlu ve eti bol olanın tercih edilmesi, en faziletli olanıdır.

Hanefi ve Şafi mezhebine göre bir kimsenin tek bir koyun kesmesi, ineğin yedi parçasından birine ortak olmasından daha iyidir. Aynı şekilde yedi koyun, bir büyükbaş hayvandan daha faziletlidir. Kurban kesiminde şu sıralamaya dikkat etmenin ecri daha fazladır; deve, inek, koyun, deveye ortak olma, ineğe ortak olma... Küçükbaş hayvanlardan koyun, keçiden daha iyidir. Erkek hayvanlardan çiftleşmeyenler, doğurmayan dişi hayvandan üstündür. Bu ikisi de yoksa ilk önce çiftleşen erkek, sonra ise doğum yapan hayvan gelmektedir. Dolayısıyla doğum yapmayan dişi, çiftleşen erkek koyundan daha iyidir.10

Kurban Olacak Hayvanlarda Bulunmaması Gereken Kusurlar

Peygamber Efendimiz bir hadis-i şerifte derki: Dört hayvanın kurban edilmesi caiz değildir: Belirgin şekilde bir gözü kör olan, belirgin şekilde hasta olan, bir ayağı topal olan ve de kemiğinde ilik kalmayacak şekilde zayıf olan hayvanlar.(Tirmizî, Muvattâ, İbn Mâce, Ebu Dâvud)

Sahih olarak varid olan bu hadiste geçen ayıplara haiz hayvanlar ittifakla kurban olmaz. Ancak bunlara cüz'î olarak sahip olan hayvanlar kurban edilebilir. Zira hadiste geçen “beyyin/açık" lafzı, bununla ilgili ölçüyü açıkça belirtmektedir. Mesela bu ayıplardan sakatlıkla ilgili ölçü, hayvanın kurban edilecek yerlere kendi kendine zorlamaksızın gitmesidir. Bunlara binaen;

Bir veya iki gözü, dili, kulağı, burnu, eli, ayağı, memesi, meme uçları ve kaba et kısmı (kuyruğu) tamamıyla kopan hayvanlar kurban olmaz.. Bunun yanında; kulağı delik olan, boynuzu beynine ulaşmayacak kadar kopan, yeme içmesine engel olmayacak kadar serkeşlik etmeyen hayvanlar kurban olarak kesilebilir. Şafilerin aksine Hanefilere göre dişlerinin çoğu giden hayvan kurban olmaz. Özetle hayvanla ilgili ölçü, etinin azalmasına sebebiyet veren kusurlardan beri olmasıdır.

Söz konusu özelliklere sahip hayvanları kurban için bu şekilde satın almak caiz değildir. Ancak hayvanı satın aldıktan sonra bu kusur kendilerinde oluşursa ve yenisini alma imkânı yoksa bu şekilde kurban edilebilir.11

Antilop ve Geyik Kurban Olarak Kesilir mi?

İslam âlimleri kurban olarak kesilecek hayvanların deve, inek, koyun ve keçi olması hususunda neredeyse icmâ etmiştir. Sadece tebe-i tabiînin büyük muhaddislerinden Hasan Bin Sâlih, vahşi ineğin (antilop)'un yedi, geyiğin bir kişi için kurban olabileceği hususunda görüş belirtmiştir.12

Husyeleri Alınmış Hayvan Kurban Olur mu?

İğdiş edilmiş yani husyeleri alınmış hayvanı kurban etmekte bir sakınca yoktur. İmam Ahmed'in rivayetine göre, Ebû Râfi' (radiyallahu anh) şöyle demiştir: Allah Rasûlü iğdiş edilmiş iki alaca koyunu kurban etti. Çünkü koyunun eti daha hoş ve lezzetlidir.

Hamile Hayvanın Kurban Olarak Kesilmesi

Hamile olduğu bilinen hayvanın kurban olarak kesilmesi cumhurun aksine Şafi mezhebine göre caiz değildir. Çünkü hamilelik, eti heder edebilir. Ancak hayvan kesildikten sonra karnında ceninin olduğu görülürse, annesi gibi kurbana dâhil edilir. Cenin ölü olarak çıkmışsa; kıllanmış olsun, olmasın eti yenilebilir. Eğer canlı ise annesi gibi kesildikten sonra yenilir.

Kurban Kesiminin Başlangıç ve Bitiş Vakti

Kurban kesiminin en uygun olduğu vakit, bayram namazının tamamıyla eda edilmesinden sonrasıdır. Hanefi mezhebine göre bayram namazının kılındığı yerlerde, namaz kılınmadan önce kurban kesilmesi caiz değildir. Bayram namazının kılınmadığı yerlerde ise, fecr vaktinden hemen sonra kurban kesilebilir.13

Şafi ile Hanbeli mezhebinin bir görüşüne göre kurban kesiminin vakti için güneşin doğup bir mızrak yükselmesi, iki rekât namazın kılınması ve hutbenin verilmesi kadar vaktin geçmesi gerekir.14 Malikiler ise bayram namazından sonra imamın kurban kesmesinin ardından vaktin başladığını söyler.15

Hanefi, Maliki ve Hanbeli mezhebine göre kurban kesimi teşrik günlerinin ikicisi yani bayramın üçüncü günü güneşin batmasıyla birlikte son bulur. Şafi mezhebi ile Hanbelilerden İbn Teymiyye'nin gittiği görüşe göre ise bayramın son günü güneş batışına kadar kurban kesilebilir. Konuyla ilgili Şafi mezhebinin delili İbn Hibban ve İmam Ahmed'in rivayet ettiği “bütün teşrik günlerinde kurban vardır" hadisidir.16

Kesimin caiz olduğu günlerin gecesinde kurban kesmek ise mekruhtur. Hatta Malikilere göre caiz değildir.17 Zira kurban İslamın şiarlarındandır. Gündüz vakti insanların görebileceği bir şekilde kesilmesi daha faziletlidir. Ayrıca kurbanın geceleyin kesilmesi olası bir kazaya sebebiyet verebilir.

Kurbanın meşru olan vakti bittiği halde hâlâ kesimi gerçekleşmemişse, kazası yapılmaz. Bilakis bu durumda kişi niyetini sadakaya kalp ederek, belirttiği hayvanı kestikten sonra ehline, akrabalarına, misafirlerine ve fakirlere ikram eder.

Kurban Kesiminde Besmele Şart mıdır?

Şafi mezhebine göre kurban keserken besmele çekmek sünnettir. Bilerek veya sehven terkedilirse, hayvan leş olmaz. Diğer mezhepler ise Besmelenin bilerek terkedilmesini caiz görmezken, unutulduğu takdirde hayvan yenilebilir. Ancak bilerek terkedilirse, hayvan leş olur.18

Kurbanlık Hayvanları Kilogram Usulü Almak/Satmak Caiz midir?

Kurbanlık hayvanlarda asıl olan görülerek fiyat biçilmesi ve ona göre satılmasıdır. Fakat kilosu belirlendikten sonra çıkan ağırlığa göre de satılabilir. Bunda şer'en herhangi bir sakınca yoktur. Satıcı, sattığı hayvanın değerini kilosuna göre belirleyebilir. Hayvanın boğazlanmadan ve boğazlandıktan sonra tartılıp tartılmaması arasında bir fark yoktur.

Fakat hayvanı kestikten sonra kurban tartılacaksa, kesilmeden önce muhakkak fiyat belirtilmeli ve niyet kurban kesme olmalıdır. Eğer niyet kurban kesme değil de et alma olursa caiz olmaz.

Akike ile Kurban Bir Arada Kesilir mi?

Mezhep imamlarının büyük çoğunluğuna göre akike ile kurban bir arada kesilmez. Çünkü her birinin kendisine özel sebebi vardır. Biri, doğan çocuk için kesilirken diğeri ise kurban bayramı münasebetiyle kesilir. Şafi ve Maliki mezhebi bu görüşe gidenler arasındadır. Ayrıca Ahmed Bin Hanbel'den rivayet edilen bir görüş de bu şekildedir.19

Hanefi mezhebi ve Ahmed Bin Hanbel'den rivayet edilen bir diğer rivayete göre ise akike ile kurban bir arada kesilebilir. Bir kimse tek hayvanla her ikisini de yerine getirmiş olur. Her ikisinden de sevap elde eder.20 Bu görüşe gidenler; her iki kurbanın da Allah'a yakınlaşma vesilesi olduğu, dolayısıyla birinin diğerine dahil edilmesinde herhangi bir sakıncanın bulunmadığını söylerler. Tıpkı mescide giren kimsenin sadece farzı kılarak tahiyyetü'l mescid namazından muaf olması gibi..

Kurbanlık Hayvanların Derisi Satılır mı?

Kurbanlık olarak kesilen hayvanların derisi satılamaz ve kasaba kesim ücreti diye verilemez. Bu durum, Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'ın hadisiyle nehyedilmiştir. Ebu Hureyre (radiyallahu anh)'dan rivayet edildiğine göre Efendimiz “Kurbanın derisini satanın kurbanı yoktur." (Hâkim) diye buyurdu. Yine bir başka hadiste Efendimiz, kasaba kesim ücreti diye deriyi vermeyi yasaklıyor. Hz Ali (radiyallahu anh) derki: Allah resulü (aleyhissalatu vesselam), bana kurbanın başında durmamı ve derisini dağıtmamı, kasaba (karşılık olarak) vermememi emretti. (Müttefekun aleyh)

Kurban kesen kişi kestiği hayvanın derisini başkasına hediye edebilir. Sadaka olarak hayır kurumlarına vermesi daha hayırlı olmakla birlikte kendisi de istifade edebilir. Bunda herhangi bir sakınca yoktur. Rivayet edildiğine göre Hz Aişe validemiz kurban olarak kestiği hayvanın derisinden kendisine su kabı edindi.

Kurban Etinin Mevlit veya Düğün Yemeği Yapılması Caiz midir?

Kurbanda asıl olan, kişinin kestiği eti fakir ve yoksullara tasadduk etmesi ve bu vesileyle onları sevindirmesidir. Efendimiz (aleyhissalatu vesselam) “Yiyin, tasadduk edin ve kendinize kaldırın" (Müslim) diye buyuruyor. Bu hadise binaen Hanbeli21 ve Şafi22 mezhebi kurban etini sadece kesenin yemesinin caiz olmadığı, sadaka olarak başkalarına dağıtılması gerektiği görüşüne gitti.

Kurban eti çeşitli münasebetler nedeniyle yemek yapılıp toplu bir şekilde dağıtılabilir. Kesilen etten fakirler, akraba, arkadaş, komşu ve kesen kişinin aile efradı yiyebilir. Aynı şekilde kesilen et düğün yemeği olarak da dağıtılabilir. En-Nefrânî derki:

Kişi, kestiği kurbanı düğün gününe denk getirmişse etini velime olarak başkalarına yedirebilir. Fakat akike kurbanı olarak dağıtması caiz değildir. Çünkü akikenin kendine özel bir kurbandır. Düğün için ise kurban kesme şartı yoktur. Sadece velime/yemek verilmesi sünnettir.23

Sünnet (veya vacip) olan kurban etinin, akike kurbanı yerine geçip geçmesi mezhep imamları arasında ihtilaf meselesidir. Şafi24 ve Maliki25 mezhebine göre akike niyetiyle sünnet olan kurban, sünnet niyetiyle akike kurbanının kesilmesi caiz değildir. İkisi de birbirinden ayrı olarak kesilmesi gereken kurbanlardır. Hanefi mezhebine göre ise akike, kurban yerine geçebilir.

Kurban Olarak Kesilecek Hayvanın Sütünden ve Yününden İstifade Edilir mi?

Kurban olarak kesilecek hayvanlar, kişinin malik olduğu diğer hayvanlar gibi değildir. Normal hayvanlardan her türlü şekilde istifade edilir. Ancak kişinin kurban olarak tayin ettiği hayvanın sütünden, tüyünden, doğan yavrusundan istifade etmek uygun değildir. Aynı şekilde onu binek olarak kullanmak ve ziraat için değerlendirmek de mekruhtur. Ümmü Seleme (radıyallahu anha)'dan rivayet edildiğine göre Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) şöyle buyurmaktadır:

Kimin kesecek kurbanı varsa, zilhicce ayı (nın hilâli) girince kurbanını kesinceye kadar saçından ve tırnaklarından hiç bir şey kesmesin. (Müslim)

Hanefi Mezhebine göre kurban kesen kişi ister fakir ister zengin olsun, hayvanın sütünü sağıp içmesi ve yününden istifade etmesi tahrimen mekruhtur.26 Maliki mezhebine göre tenzihen mekruh, Şafi ve Hanbeli mezhebine göre ise koyunun yavrusundan arta kalan ya da alındığı takdirde etinin eksilmesine sebebiyet vermeyen süt sağılıp, içilebilir. Tüylerle ilgili hüküm de aynıdır; eğer alınması daha faydalıysa, alınmasında bir sakınca yoktur. Ancak alındıktan sonra bir miktar sadaka vermek gerekir.27

Hayvanın Sütünü Sağmak Caiz midir?

Hanefi Mezhebine göre kurban kesen kişi ister fakir olsun ister zengin, hayvanın sütünü sağıp içmesi ve yününden istifade etmesi tahrimen mekruhtur.28 Maliki mezhebine göre tenzihen mekruh, Şafi ve Hanbeli mezhebine göre ise koyunun yavrusundan arta kalan ya da alındığı takdirde etinin eksilmesine sebebiyet vermeyen süt sağılıp, içilebilir. Tüylerle ilgili hüküm de aynıdır; eğer alınması daha faydalıysa, alınmasında bir sakınca yoktur. Ancak daha sonra bir miktar sadaka vermek gerekir.29

Kurban Olarak Belirlenen Hayvanın Satılması

Şafi Mezhebine göre kurban olarak belirlenen hayvanın satılması veya iyi de olsa bir başkasıyla değiştirilmesi caiz değildir. Hanbeli mezhebine göre ise daha iyisiyle tebdil edilmesinde bir sakınca yoktur.30 Maliki mezhebi nezir olarak belirlenen hayvanın satışını haram olarak görürken, Hanefiler bu durumun tahrimen mekruh olduğunu söyler.31

Kurban Olarak Belirlenen Hayvandan Doğan Yavruyu Satmak

Kurban olarak belirlenen hayvandan doğan yavruyu satmak Hanefilere göre tahrimen mekruhtur. Çünkü süt ve tüy gibi yavru da anneye tabidir. Eğer satılırsa, elde edilen paranın sadaka olarak verilmesi gerekir. Diğer mezhepler ise bunun haram olduğunu söyleyerek, annesi gibi kesilmesi gerektiği görüşündedir.32

[1] İslamî Abdulkerim Zeydan, El-Cami' fi'l-Fıkhi'l-İslamî c.2 s.446
[2] a.g.e c.2 s.447
[3] İmam Nevevî, Şerh-u Müslim c.13 s.134
[4] İbn Rüşd, Bidâtü’l Müctehid, Müessesetü'r-Risale BEYRUT 2004 s.419
[5] Hâşiyetu İbn Âbidin c.5 s.207
[6] İmam Nevevî, El Mecmû c.8 s.397
[7] Vehbe Zuhaylî, El Fıkh’ul İslamiyyu c.3 s.614
[8] İmam Nevevî, Minhâcu’t Tâlibîn s.597
[9] İmam Nevevî, Şerh-u Müslim, Mektebetü'ş Şâmile c.13 s.117
[10] El Mevsûatu'l Kuveytiyye c.5 s.97
[11] Vehbe Zuhaylî, El Fıkh’ul İslamiyyu c.3 s.618
[12] İbn Rüşd, Bidâtü’l Müctehid, Müessesetü'r-Risale BEYRUT 2004 s.421
[13] İmam Kâsânî, Bedâiu's Sanâî c.5 s.73
[14] İmam Nevevî, El Mecmû c.8 s.387
[15] Muhammed Bin Ahmed Ed Desûki, Hâşiyetü'd Desûkî Alâ'ş Şerhi'l Kebîr c.2 s.120
[16] El Mevsuatu'l Fıkhiyye El Kuveytiyye c.5 s.91-93
[17] İbn Rüşd, Bidâtü'l Müctehid s.427
[18] Vehbe Zuhaylî, İslam Fıkhı Ansiklopedisi c.3 s.654
[19] Yes'eluneke – Hüsameddin Bin Affane 4/350
[20] Hanbeli mezhebi: Keşşâful-Kınâ – Behûti 3/30 Hanefi mezhebi: Reddül Muhtar- İbnu Abidin 9/540
[21] Keşşâful Kına' El-Behutî 7/444
[22] Şerhu’l Müslim – İmam Nevevî 13/131
[23] El-Fevâkih ed -Devvânî alâ risalet ibn Ebî Zeyd – En-Nefrânî 4/309
[24] Tuhfetul Muhtâc Şerhu’l Minhac – İbnu Hacer El-Heytemî 9/371
[25] Mevâhibul Celîl Şerhu Muhtasarul Halîl - Ebu Abdullah El-Magribî 3/259
[26] İmam Kâsânî, Bedâiu's Sanâi’ c.5 s.76
[27] İbn Hacer El-Heytemi, Tuhfetü’l Muhtâc c.8 s.163
[28] İmam Kâsânî, Bedâiu's Sanâi' c.5 s.76
[29] Tuhfetü'l Muhtâc c.8 s.163
[30] İbn Kudâme, El Muğnî c.11 s.112
[31] El Bedâi' c.5 s.79
[32] El Mevsûatu'l-Fikhiyyetu'l-Kuveytiyye c.5 s.97

fetvakurulu.com

Markanız bizimle şehrin markası olsun
ŞEHİR MARKALARI
Reklam İletişim 0212 562 60 06

Bu haberler de ilginizi çekebilir