• DOLAR 5.771
  • EURO 6.402
  • ALTIN 277.903
  • ...
"Aile yapısını hedef alan ahlaksız diziler yasaklansın"
Haberin Videosunu İzlemek İçin Tıklayınız

Çarpık ilişkilerin gösterildiği diziler, her geçen gün artıyor ve aile yapımız dinamitleniyor. Ahlaksızlığın had safhaya çıktığı bazı televizyon dizileri, ne yazık ki çocuklarımız için büyük bir tehlike arz ediyor. Henüz hayatı yeni yeni tanımaya çalışan çocuklar, pek çok sahneleri yasak olması gereken bu dizileri izleyerek, kendi öz değerlerinden kopuk bir şekilde büyüyor. Fuhuş, çarpık ilişkiler gibi ahlaksızlıkları sık sık veren bu dizi ve programlar taptaze beyinleri zehirliyor.

Sanat adı altında televizyonlarda yayınlanan dizilerdeki ilişkiler, toplumun ahlak anlayışını zedeliyor ve aile kurumunu dinamitliyor. Televizyonlarda yayınlanan dizi ve programlarda ahlaksızlık ve şiddet her geçen gün toplumsal yapıyı bozacak boyutlara ulaşırken, televizyon yayınlarını denetlemekle görevli olan RTÜK'e vatandaşlardan şikâyet yağıyor.

RTÜK'ün vatandaş bildirimleri raporuna göre, geçen yıl Üst Kurula, 124 bin 234 şikâyet ulaştı. Bunların 48 binini dizi filmlere ilişkin bildirimler oluşturdu. RTÜK'e yapılan şikâyetler ise ya cevapsız kalıyor ya da uygulanan yaptırımlar diziler için caydırıcı olmuyor. RTÜK'ün ahlaksız yayınlardan dolayı ceza uygulama yoluna nadiren gitmesi ise tepkilere yol açıyor.

Bir çocuğun RTÜK'e yaptığı şikâyet başvurusunda, babasının bir dizideki eşini döven karaktere çok benzediğini belirterek, "Annemle ben, şu anda babamdan kaçıyoruz. Lütfen diziyi bitirin. Lütfen bitsin de babam anneme aynısını yapamasın." şeklindeki şikâyetin, dizilerin çocuklar üzerindeki olumsuz etkisini gözler önüne seriyor.

Konuyla ilgili tepkilerini dile getiren Gaziantepliler, televizyonlardaki ahlak dışı bu tür dizi ve programların toplum üzerinde, özellikle çocuklar ve gençler üzerinde olumsuz etki bıraktığına dikkat çekerek, Batılı hayat tarzının esas alındığı ve bu toplumun hiçbir değeri ile uyuşmayan dizi ve programların yasaklanması çağrısında bulundular.

 "Ahlaksız dizilerle toplumun aile yapısını hedef almak istiyorlar"

Ahlaksız dizilerle ailenin hedef alındığını belirten Hamit Kiraz, "Ahlaksız dizilerle toplumun aile yapısını tamamen hedef almak istiyorlar. Toplumu kendilerine benzetmek istiyorlar. Bir milletin aile yapısını yıkmadan kendi istedikleri gibi kullanamayacaklarını çok iyi bilen Batılılar, bu tür dizilerle aileyi hedef alıyor. Dizilerin, toplumdaki çöküntüye mutlak etkisi vardır. Zaten gençliğimiz üzerinde oynanan oyunlarla, özellikle çocukların ahlakını ve maneviyatını ellerinden almak istiyorlar. Bunun için de toplumun inanç ve manevi değerleri ile uğraşmak gerektiğini biliyorlar. Gençlik de bundan olabildiğince etkileniyor. Dolayısıyla burada ailelere çok büyük bir görevin düştüğüne inanıyorum." dedi.

"RTÜK daha duyarlı ve hassas olmalıdır"

RTÜK'ün bu konuda daha duyarlı olması gerektiğini belirten Kiraz, "RTÜK'ün en baştaki görevi bu olmalıdır. Aile yapısına; ahlak, edep ve maneviyatımıza doğru açılmış bir savaş! Tuzak görüldüğü an derhal müdahil olmalıdır. Ama maalesef bu konuda tam yeterli bir denetim yapılmıyor. RTÜK'e şikâyetler çok, ama önemli olan gereğinin yapılmasıdır. Şikâyet havada kalıyorsa, bir ceza-i müeyyide uygulanmıyorsa, o zaman bunun bir mantığı yok. Zaten gerekli yaptırımlar olsaydı, şikâyetlerin bu denli çok olacağına inanmıyorum. Dolayısıyla RTÜK, biraz daha duyarlı ve hassas olmalıdır." ifadelerini kullandı.

"Toplumdaki ahlaksızlığın dizilerle çok ilgisi var"

Dizilerin özellikle çocuklar üzerinde çok etkili olduğuna işaret eden eğitimci Yılmaz Koca da, "Ben sınıf öğretmeni olduğumdan dolayı dizilerin çocuklar üzerinde etkili olduğunu birebir görüyorum. Mesela çocuk, akşam ailesiyle izlediği diziden etkileniyor, sabah okula geldiğinde de dizilerde gördüklerini birebir örnek alarak ona göre davranıyor. Dizilerin olumsuz yanlarının çocukları olumsuz etkilediğini, veli toplantılarında söylüyoruz. Bunların hiç hoş olmadığını görüyoruz. Bence bunlarla ilgili daha çok bilgilendirme reklamları yapılmalıdır. Toplumdaki ahlaksızlığın dizilerle ilgisi vardır. Görsel olduğu için çocuklar, dizilerden kendilerine model alıyor. Dizilere olan rahatsızlıkları herkes söylüyor ama sürekli kış ve yaz dizileri devam ediyor. Dizilerin topluma etkisi çoktur. RTÜK'te sadece televizyoncular değil, sağlıkçılar, eğitimciler ve benzeri kişilerin olması daha etkili olacaktır." önerisinde bulundu.

"Batı kendi ahlaksızlığını dizilerle bizlere aşılamaya çalışıyor"

Batı'nın, kendi ahlaksızlığını dizilerle İslam toplumlarına aşılamaya çalıştığına dikkat çeken Ramazan Gümüş de şunları söyledi:

"Diziler, Avrupa'yı özendirmeye çalışıyor ama Avrupa çok ahlaklı bir toplum değildir. Batı, bizim Türk ve İslam adetlerimize uygun değildir. Ahlaksızlığın diz boyu olduğu diziler çok sayıda var ve bu dizilerle toplum, özellikle fuhşa, müstehcenliğe özendiriliyor. Onlar sanıyorlar ki açıklık ve saçıklık özgürlüktür ama özgürlükle bunun bir alakası yok. Bu tür ahlaksız dizilerle toplumun genetik yapısını bozmaya çalışıyorlar. Genç kesim bunlara çok özeniyor. Halkımızın çoğunluğu asgari ücretle geçinirken, dizilerde zengin yaşamlar özendirilip, halk isyana teşvik ediliyor. Dizilerin, toplumun gerçek yüzünü yansıtması lazım. Bizim örf ve adetlerimize uygun olmayan dizilerin olmaması lazım. Gençlerimiz bu tür dizilere özeniyor, bu da yanlışlara yol açıyor ve haramı bize helalmiş gibi gösteriyor. RTÜK görevini yapsa, ahlaksızlık bu kadar diz boyu olmaz."

"Gençler, her türlü kötülüğü dizilerden öğreniyor"

Ahlaksız dizilerin son yıllarda yaygınlaştığını belirten Ömer Ezer ise "Dizilerin toplum üzerindeki etkisi var. Ahlaksız diziler son yıllarda yaygınlaştı. Gençlere ve çocuklara çok kötü örnek oluyor. Büyüklere karşı saygı kalmıyor. Geçmişteki diziler, hep öğretici dizilerdi. Şimdiki neslin yetiştiği bu dönemde, internetten de dizi izlenebiliyor. Bu diziler çok çabuk bulunuyor. Bu dizileri sakıncalı buluyorum. Bu dizilere bir kısıtlama gelmesi gerekiyor. En çok da şiddet içerikli, sigara ve alkole yönlendiren dizilere karşıyız. Bu tür diziler, toplumun ahlakını, gelenek ve göreneklerini bozuyor. Geçmişimizi lekeliyor. Eskiden saygı ve sevgi vardı, onlar yitiriliyor. Gençler, yaptıkları kötü yanlış davranışları hep televizyonlardan öğreniyorlar." şeklinde konuştu.

"Toplumu ifsat eden dizilerin önüne geçilmesi gerekir"

RTÜK'ün görevini hakkıyla yerine getirmediğini belirten Ezer, "Denetimlerin biraz daha sıkılaşması lazım. Ulusal kanallara baskı uygulanması lazım. Bu tür dizilerin önüne geçilmesi gerekir. Toplum yapımız buna uygun değil. Elhamdülillah Müslüman bir milletiz. Bize uygun dizilerin olması gerekiyor. Biz büyükler de dizi izliyoruz ama çocuklara olumsuz etki verdiğini görünce kanal değiştiriyoruz ama yanlış yapıyoruz. Kanal değiştirmekle sorun çözülmüyor. O diziye internetten ulaşılabiliyor. 'Babam kapatmıştı ama ben bunu buradan izleyebilirim.' diyerek o diziye ulaşabiliyor. Bu tür dizilerin, hem TV, hem de internetteki erişimine kısıtlama getirilmesi lazım. Daha çok eğitici ve öğretici dizilerin çekilmesi lazım." tavsiyesinde bulundu.

"Ahlaksız dizilerle çocuklarımızın ahlakı bozuluyor"

Dizilerde toplumun dini değerlerinin, gelenek ve göreneklerinin gözetilmediğini ifade eden Lokman Keskin de, "Televizyonda kadın ve yemek programları gibi çok saçma programlar var. Diziler, bizim örf ve adetlerimize uymuyor. Bu tür program ve dizileri kınıyorum. RTÜK'e sesleniyorum; bu tür program ve dizilerin yayınlanmaması lazım. Ailece bakılacak diziler yok. Ahlaksız dizilerle çocuklarımızın ahlakı gerçekten bozuluyor. Toplumdaki çöküntüye çok etkisi oluyor. Özellikle müstehcen içerikli sahneler çocukları etkisi altına alıyor. Bu yüzden çocuklarda ahlak kalmıyor, anne ve babaya saygı kalmıyor. Çocuklar ve gençler, dizilere özenerek uyuşturucu ve alkole bulaşıyor. RTÜK, görevini gerçekten yapmıyor, görevini yapsa bu ahlaksız yayınları kaldırır veya ceza verir." şeklinde konuştu.

RTÜK'ün, aldığı şikâyetleri dikkate almadığını belirten Mehmet Kuş da, "Pek fazla dizi izlemiyorum ama ahlaksız dizilerin, toplumsal yıkımları elbette vardır. Genç neslin olumsuz şekilde yetişmesine ve büyümesine neden oluyor. Ahlak dışı dizi ve programların psikolojik, fiziksel ve ahlaki olarak zararları büyüktür." dedi.

Dizilerin, ahlak dışı ve şiddet içerikli olduğu için ailece dizi izleyemediklerini belirten Recep Çakmak ve Sami Güçlüer de dizilerin daha eğitici, öğretici ve topluma faydalı olan diziler olması gerektiğini dile getirdiler. (İbrahim Koçyiğit-İLKHA)

Haberin Videosunu İzlemek İçin Tıklayınız
Markanız bizimle şehrin markası olsun
ŞEHİR MARKALARI
Reklam İletişim 0212 562 60 06

Bu haberler de ilginizi çekebilir