İslam Dünyası Oyun Kurucu Olsun! FİGÜRAN OLMAYALIM

İslam Dünyası Oyun Kurucu Olsun! FİGÜRAN OLMAYALIM

ENES DURMAZ- DOĞRUHABER

HÜDA PAR Genel Başkanı İshak Sağlam, Amerika'nın İran'a yönelik yaptırımları, CHP milletvekili Öztürk Yılmaz'ın ezan düşmanlığı, dolar kuru üzerinden yaşanan ekonomik kriz, doların düşüşüne rağmen düşmeyen fiyatlar ve yerel seçimlerle ilgili gazetemize değerlendirmelerde bulundu. Emperyalist Amerika'nın İran'a yönelik yaptırımlarını değerlendiren Sağlam, “Müslüman halklar Amerika emperyalizminin bu sinsi oyunlarının farkına varıp bir an önce kendine gelmelidir. Müslümanların kendine gelmesi bütün bir ümmet olarak birlikler kurmakla olur. Bugün İslam ülkeleri kendi aralarında siyasi, ekonomik ve askeri birlikler oluşturur, küresel güç odaklarının değil, halklarının menfaatine uygun politikalar üretirlerse dünyada en büyük güç haline gelirler. Bu durumda İslam Ümmeti küresel güç odaklarının elinde figüran olmak yerine dünyaya adalet ve huzur getirecek gerçek aktörler olmaya başlarlar.” dedi.

Asırlar öncesine ait 'mala' bulundu

İşte HÜDA PAR Genel Başkanı İshak Sağlam'ın sorularımıza verdiği cevaplar;

1-Amerika'nın İran'a yönelik uyguladığı yaptırımlar var. Bu yaptırımlar her ne kadar haydutça olsa da bir de bu yaptırımlardan etkilenmemeyi bir lütuf olarak gören Türkiye meselesi var. Amerika'nın dünyaya hükmedercesine istediğine yaptırım yapması, istediğini muaf tutması eleştiri konusu olmazken bu yaptırımdan nasibini almaması Türkiye'de büyük bir başarı olarak görünüyor. Bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?

ABD'nin İran'a yaptırımı yeni değil. Kırk yıldan beridir bir siyonist proje olarak uygulanagelmektedir. Küresel dengeler gözetilerek belirli dönemlerde bu yaptırımların şiddeti ayarlanmaktadır. Yaptırımın temel sebebi İslam düşmanlığı olmakla birlikte, ABD; İslam coğrafyasının yer altı ve yer üstü zenginliklerine el koyup kendi çıkarları için dilediğince tasarrufta bulunmak istiyor. Müslüman halklar Amerika emperyalizminin bu sinsi oyunlarının farkına varıp bir an önce kendine gelmelidir. Müslümanların kendine gelmesi bütün bir ümmet olarak birlikler kurmakla olur. Bugün İslam ülkeleri kendi aralarında siyasi, ekonomik ve askeri birlikler oluşturur, küresel güç odaklarının değil, kendi halklarının menfaatine uygun politikalar üretirlerse dünyada en büyük güç haline gelirler. Bu durumda İslam Ümmeti küresel güç odaklarının elinde figüran olmak yerine dünyaya adalet ve huzur getirecek gerçek aktörler olmaya başlarlar.

İran'a uygulanacak yaptırımlardan en büyük zararı bizim göreceğimiz açıktır. ABD'nin emperyalist emelleri ve ülke çıkarları için Türkiye'nin aleyhine olabilecek uygulamaların kabul edilmesi düşünülemez. Bununla birlikte Türkiye'nin ABD tarafından ambargodan kısmen muaf tutulmasını bir lütuf olarak görmek ambargonun kendisi kadar zillettir. Yapılması gereken şey, ABD'nin lütuf olarak sunduğu muafiyyetten dolayı değil, uluslararası hiç bir hukuka sığmayan bu uygulamanın zülüm ve sömürü olduğu için tanınmadığını ilan etmektir. Ülkeler, ekonomik olarak olumsuz etkilenmemek için bu ambargodan muaf tutulmayı ABD'den istemek yerine hiç bir hukuki alt yapısı olmayan bu uygulamayı tanımadığını ilan ederek ABD'ye bir ders vermelidirler. ABD'nin bu zulmüne sessiz kalıp bu tür uygulamalara hakkı olduğunu zımnen kabul edenler bir gün sıranın kendisine de geleceğini bilmelidirler.

2-Bir TV kanalında konuşan CHP milletvekili Öztürk Yılmaz ezana olan kinini kustu. Ezan rahatsızlığını dile getiren Yılmaz, Arapça ezandan rahatsız olduğunu söyledi. Bu açıklamaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ezan dinimizin şiarlarındandır. Bir memleketin İslam beldesi olup olmadığı, aynı zamanda orada ezan okunup okunmadığı ile belli olur. Bu topraklar İslam topraklarıdır ve İslam'ın şiarı olan ezanlar da bu topraklarda kıyamete kadar okunacaktır. Allah'a ve ahirete inanan ve “ben Müslümanın” diyen hiç kimse ezandan rahatsız olmaz. Bu memlekette herkes Müslüman olmayabilir ancak bu memleket İslam memleketi olduğuna ve bu memlekette yaşayanların tamamına yakını Müslüman olduğuna göre böyle bir yerde elbette ki günde beş vakit ezan okunacaktır. Kimsenin buna itiraz etme hakkı yoktur.  

3-Dolar kuru üzerinden ülkede ekonomik kriz söz konusu Ancak son gönlerde bir yandan yapılan zamlar diğer yandan düşen dolar var. İlk zamanlarda dolar bahaneli yapılan fahiş zamlar geri alınmadığı gibi yeni zamlar da yapılıyor. Elektrik, su, zamlarının yanı sıra her ürüne yapılan zamlar krizi tetikliyor. Bunun halka yansıması da haliyle kötü oldu. Bu gelişmeleri değerlendirebilir misiniz? Ayrıca enflasyon bahanesi ile faiz çok yükseldi. Ancak enflasyon düşmediği gibi faiz de arttıkça arttı. Bir yandan döviz kuru baskısı öte yandan faiz konusunu nasıl görüyorsunuz?

Soruna sadece son zamanlardaki döviz, faiz ve enflasyonun artması ve bunlara çare bulunması olarak bakılırsa kalıcı bir çözüm bulamayız. Bulacağımız çözümler günü kurtarma şeklindeki geçici pansuman tedbirler olacaktır. Sorun, ülkede uygulanan ekonomik sistemin kendisindedir. Bu sistemi değiştirmedikçe geçici bir süre ile bu kavramlar üzerinde spekülasyonlar dursa bile bu, irtibatlı bulunulan küresel ekonomik güçlerin dilediği zamana kadardır. Bu sistem devam ettiği müddetçe paraya hükmeden küresel güç odakları istedikleri zaman dövizle, faizle ve enflasyon ile oynayıp bu gün yaşadığımız kaotik ortamı oluşturabilirler. Öncelikle iktisat sistemin dışa bağımlılıktan kurtulması gerekir. Bize ait, bizim değerlerimize uygun ve bizim öz kaynaklarımıza dayanan bir sistem oluşturmalıyız. Bu da üretim ve hizmeti merkeze alan İslam ekonomi sistemi ile mümkün olur. Faizin sadece fazlası değil azı da adaletsizliktir, zülümdür. Öncelikle dışa bağımlılıktan, dolara bağımlı olmaktan kurtaracak sistemi oluşturmalıyız. Ekonomiyi dışa bağımlılıktan kurtarır, tarım ve sanayi ürünlerimizi kendi öz kaynaklarımızla elde edebilirsek dış müdahalelerin tesirinden de kurtuluruz.

4-Son olarak yerel seçimlere dair değerlendirmelerinizi almak istiyoruz. Yerel seçimlerde nasıl bir strateji izleyeceksiniz? Türkiye genelinde aday çıkaracak mısınız? Aday tercihlerinizde kriterleriniz neler olacak?

Yerel seçimler konusunda teşkilatlarımızla istişarelerimiz devam ediyor. Uygulanacak stratejinin belirlenmesi bu istişarelerimizin sonunda ortaya çıkacaktır. Henüz seçim takvimi başlamadı. Bu nedenle nerede nasıl bir yol izleyeceğimizi şimdiden söylemek zor. Ancak hazırlıklarımız devam ediyor. Süreç başladıktan sonra önümüze neler gelir göreceğiz.

 

En Çok Okunanlar