''Eşimizin bırakılacağı günü özlemle bekliyoruz''

''Eşimizin bırakılacağı günü özlemle bekliyoruz''

FETÖ'nün polis ve yargıdaki unsurlarının kumpasları sonucunda İslami kimlikleri dolayısıyla ağır cezalara çarptırılan Yusufi mahkûmların eşleri, adaletin kendileri için de tecelli etmesini bekliyorlar.

Düğünleri yapıldığında eşlerini yanlarında göremeyen kadınlar, FETÖ'nün neden olduğu mağduriyetlerinin giderilmesini istiyorlar.

19 yıl önce çeşitli işkencelerden geçirildikten sonra cezaevine konulan Necmi Aksona'nın eşi Hediye Aksona, durumlarını Allah'a havale ettiklerini söyledi.

Aksona, "Eşim 19 yıldır cezaevinde. Gerçekten insanın düğününe katılamaması çok zor bir durum. Artık bizim bu halimizi görmelerini istiyoruz. 13 Mayıs 2018'de düğünümüz oldu. Eşimin düğününe katılamaması bizim için zordu ve buruk bir düğün oldu. Düğünde olmasını çok istiyordum ama yapacak bir şey yok. İnsan evlendiğinde gelinlik giymek ister, eşinin yanında olmasını, hatıra kalabilecek fotoğraf çektirmek ister. Bunu dahi bize çok gördüler. Biz bunlardan mahrum kaldık. Bunun hesabını nasıl ödeyecekler? Kendilerini bizim yerimize koysunlar. Kimisinin annesi vefat etti, taziyesine dahi katılamadı. Kiminin babası trafik kazasında öldü, kimi de çocuklarını göremedi. Bu bizlere yapılmış büyük bir zulümdür." dedi.

"Tek isteğimiz adalet"

Eşinin herhangi bir suç işlemediğini ve tek isteklerinin adalet olduğunu söyleyen Aksona, "Yusufilere 'terörist' diyenlerin 15 Temmuz'da insanları nasıl katlettiklerini gördük. Şimdi onlar da cezaevindeler. Onların verdiği kararların geçersiz olması gerekmiyor mu? Bizim de görülmemiz lazım. Bizler de bu memlekette yaşıyoruz ve tek isteğimiz adalet! Eşim herhangi bir suç işlemedi. Ne hırsızlık yaptı ne de uyuşturucu sattı. Herhangi bir kimseyi de öldürmüş değil. Bu yüzden biz, Allah için olan bu davayla şeref duyuyoruz. Uyuşturucu tacirlerini ve hırsızları, getirecekleri bir kanunla dışarı salıverecekler fakat toplumun en iyi ve değerli insanları cezaevinde kalacak. Bu insanlar bu düzenlemenin dışında kalacak. Hem bu kadar işkenceler görüp yerden yere sebepsiz sürgün edildiler." ifadelerini kullandı.

"Af değil yeniden yargılama istiyoruz"

"Af" değil yeniden yargılama istediklerini dile getiren Akson'a, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenerek, şunları söyledi:

"Özellikle cumhurbaşkanımıza seslenmek istiyorum: Onların da çocukları var ve empati kursunlar. Kendilerini bizim yerimize koysunlar. Artık mağduriyetlerimizin görülmesini ve sesimizin duyulmasını istiyorum. Biz 'af' istemiyoruz. Yeniden yargılama istiyoruz. Yeniden yargılama yapıldığı zaman FETÖ'nün yaptığı bu zulüm ve hukuksuzluklar da ortaya çıkacaktır."

"Düğünümüzde dahi yan yana gelemedik"

Yusufi Cömert Yorgun'un eşi Birgül Yorgun ise bir yıllık evli olduğunu ve eşinin İslami hizmetlerinden dolayı askerlik yaparken tutuklandığını kaydetti.

Yorgun, "Bir yıllık evliyim. Eşim İslami hizmetlerinden dolayı askerdeyken, devletin askeriyken yakalandı. İşkenceler yapıldıktan sonra müebbet hapis cezası verildi. Yaklaşık 19 yıldır FETÖ'nün kurmuş olduğu kumpaslar sonucu cezaevindedir. İnsanın en mutlu olduğu günde eşinin yanında olmamasının nasıl bir duygu olduğunu ancak yaşayanlar bilebilir. Kendimden çok eşimin zor durumda olduğunu düşünüyorum." şeklinde konuştu.

"Bu evliliği Allah rızası için kabul ettik"

Düğünlerinde dahi yan yana gelemediklerini ifade eden Yorgun, evliliği Allah rızasını gözeterek yaptıklarını anlattı. Yorgun, sözlerine şöyle devam etti:

"Eşimin 11 yılı daha var ve çok zor bir şey. Herkesin eşi sabah işe gidip akşam gelirken, biz düğünümüzde dahi yan yana gelemedik. Bir bayanın en büyük isteği, herhalde eşini yanında görmek istemesidir. Biz, Allah rızası için bu evliliği kabul ettik. Bu insanlar o yaşa kadar Allah rızası için orada evlenmeden kaldılar. Bizler de dava kardeşleri olarak onları dört duvar arasından kabul ettik. Bunu, Rabbimizin bir nimeti olarak görüyoruz. Çünkü onlar bu zamanın gerçekten tertemiz insanları ve zamanın Yusufileridirler."

"Cumhurbaşkanının verdiği sözde durmasını bekliyoruz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seslenen Yorgun, cumhurbaşkanına verdiği sözde durması çağrısında bulunarak, "Buradan cumhurbaşkanına sesleniyorum: Birazcık elini vicdanına bırakıp bu Müslümanları da görün. 15 Temmuz sonrası kendisi de FETÖ'nün mağdur ettiği Müslümanların olduğunu söyledi. Bu aftan onların da yararlanmasını istiyoruz. Kendileri de 7-8 ay kadar cezaevine girdiği vakitleri her anlattığı zaman gözleri dolmuş, o yaşantıyı unutmamıştı. Neredeyse ömrünün tamamını cezaevlerinde çürüten Müslüman kardeşlerini de düşünsün. Cumhurbaşkanının verdiği sözde durmasını bekliyoruz." dedi.   

"FETÖ'cü hâkim ve savcılarla aynı cezaevini paylaşıyorlar"

FETÖ'cü hâkimlerin verdiği kararla cezaevinde tutulan suçsuz insanların hâlâ bırakılmamasını adaletten uzak bir tutum olarak gördüklerinin altını çizen Yorgun, "Kendileri de çok iyi bilmektedirler. Şu anda İslami davadan cezaevinde olanların tamamı FETÖ'nün hâkim ve savcılarının kumpasları sonucu içeride bulunmaktadırlar. İşin garip tarafı, bu cezayı veren FETÖ'cü hâkim ve savcılar şu anda aynı cezaevinde, aynı koğuşu paylaşmaktadırlar. Bu nasıl bir yargı ve adalettir ki terör örgütünden yargılanan hâkimin eliyle cezaevine atılmış suçsuz insanlar hâlâ cezaevinde tutuluyor?" diyerek yaşanan duruma tepki gösterdi.  

"162 bin insanın içinden neden 400-500 suçsuz insana yer yok?"

Gündemde olan "af" yasasıyla ilgili de konuşan Yorgun, şunları söyledi: "MHP, kendi yandaşlarını kurtarabilmek için bir yıldır bir 'af' tasarısı çıkartmaya çalışıyor. Eğer ortada bir 'af' varsa ve 162 bin insan çıkacaksa bu 162 bin insanın içinde neden 400-500 suçsuz insana yer yok? Kimi abilerimiz 20, kimi 25 yıldır tutuklular. Onların da bu 'af' kapsamında bırakılmasını ve bundan yararlanmasını istiyoruz." (Emrah Deniz, Hamza Adiyaman - İLKHA)

'Toplumu ifsat eden telefon, televizyon ve karma hayata dikkat etmeliyiz'

'Toplumu ifsat eden telefon, televizyon ve karma hayata dikkat etmeliyiz'

'Toplumu ifsat eden telefon, televizyon ve karma hayata dikkat etmeliyiz'

'Toplumu ifsat eden telefon, televizyon ve karma hayata dikkat etmeliyiz'

'Toplumu ifsat eden telefon, televizyon ve karma hayata dikkat etmeliyiz'

'Toplumu ifsat eden telefon, televizyon ve karma hayata dikkat etmeliyiz'

'Toplumu ifsat eden telefon, televizyon ve karma hayata dikkat etmeliyiz'
 

En Çok Okunanlar