Tarihte Bugün - 13 Haziran 2018

Tarihte Bugün - 13 Haziran 2018

TARİHTE BUGÜN - 13 Haziran

1381: Wat Tyler öncülüğündeki köylü isyancılar Londra'yı basarak hükümet binalarını ateşe verdi, hapishaneleri boşalttı ve zenginlerle yargıçların kafalarını uçurdu. Köleliğe ve derebeyi zorbalığına karşı olan Wat Tyler, Kral II. Richard'a isteklerini iletmek üzere görüşürken belediye başkanının kılıç darbesiyle öldürüldü. Bunun üzerine öfkelenip isyan başlatan halk, çeşitli vaadlerle teskin edilip gönderildi. Sonradan Krallık bu vaadleri yerine getirmeyeceğini açıkladı.

1878: Berlin Kongresi toplandı. Berlin Antlaşması, Osmanlı İmparatorluğu, Çarlık Rusyası, İngiltere, Almanya, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, İtalya ve Fransa arasında Berlin'de imzalanan barış antlaşmasıdır. 93 Harbi'nin ardından Osmanlı ile Rusya arasında, 3 Mart 1878 tarihinde Ayastefanos Antlaşması imzalanmıştı. Bu antlaşmanın şartları Osmanlı Devleti açısından son derece ağır olmaktaydı ve Rusya'yı da Balkanlar'da tek güç haline getiriyordu. Nitekim bu durum Avrupa'nın diğer büyük devletlerini rahatsız etmekteydi. Berlin Antlaşması, Karlofça Antlaşması'nın ardında Balkanlar'daki Osmanlı varlığının yok edilmesi yolundaki ikinci büyük adımdır ancak Ayastefanos Antlaşması'nın aksine Osmanlı'nın 35 yıl daha Balkanlar'da kalmasını sağlamıştır. Rusya, Ayastefanos ile elde ettiği birçok haktan mahrum olmuştur. Özellikle Balkanlar konusunda düş kırıklığına uğramıştır. Antlaşmadan en çok faydalananlar yeni kurulan prenslikler ve İngiltere olmuştur. Tuna Nehri üzerindeki Adakale'nin ismi Berlin Antlaşması'nda geçmediği için bu ada Osmanlı yönetiminde kaldı.
Antlaşma, Osmanlı Devleti tarafından terk edilen topraklarda kalan İslam nüfusunun haklarına halel getirilmesine karşı etkili bir yaptırım öngörmediği için, Doksan üç Harbi ile başlamış bulunan göç dalgası düzenli olarak devam etti. Antlaşma, Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünün güvence altına alındığı Paris Antlaşması anlayışının terk edildiğini açık bir şekilde gösterdi. Antlaşmada görülen toprak kayıpları Antlaşmadan sonra da devam etti: 1881'de Fransa Tunus'u, 1882'de İngiltere Mısır ve Sudan'ı, 1885'te Bulgaristan Doğu Rumeli'yi, aynı yıl İtalya da Habeş Eyaleti'ni işgal etti.

1961: Federal Almanya'ya işçi gönderilmesinin esaslarını düzenleyen protokol imzalandı. İlk işçi kafilesi, 24 Haziran'da trenle yola çıktı.

1963: Talat Aydemir'in başını çektiği darbe girişimi çerçevesinde darbeye destek veren 1459 Harp Okulu öğrencisinin duruşması Ankara'da başladı.

1973: Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Devlet Güvenlik Mahkemeleri Kanunu kabul edildi. Uzun yıllar boyu DGM'ler olağanüstü mahkemeler olarak birçok keyfi karara imza attı. Demokratikleşme paketleri adıyla bu mahkemeler kaldırılıp yerine Ağır Ceza Mahkemeleri getirilecek ne var ki uygulamalarda pek de bir değişiklik olmayacaktı.

1977: Başbakan Demirel istifa etti. Böylelikle 1. MC Hükümeti sona erdi. Hükümeti kurma görevi Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Bülent Ecevit'e verildi.

1985: Polis Yasa Tasarısı TBMM'de görüşülürken ANAP ve Halk Parti'liler yumruklaştı. Tasarı ANAP'lıların oylarıyla kabul edildi. Bu yasa polisin yetkilerini artırıyor, sıklıkla darbe tehditi altında kalan siyasilerin askere karşı elini güçlendiriyordu.

1987: Yazar ve çevirmen Cemil Meriç, vefat etti. 12 Aralık 1916'da Hatay, Reyhanlı'da Balkan göçmeni bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Antakya Lisesi'nde eğitimini sürdürdükten sonra İstanbul'a geldi ve Pertevniyal Lisesi'ni bitirdi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe bölümüne girdi. Öğrenimini tamamlayamadan Hatay'a döndü. Bir süre ilkokul öğretmenliği, Nahiye Müdürlüğü ve Tercüme Kalemi'nde reis muâvinliği yaptı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. Elâzığ Lisesi'nde Fransızca öğretmenliği yaptı. İstanbul Üniversitesi yabancı diller okulunda okutman olarak çalıştı.

1955'te görme yeteneğini kaybetti. Fakat öğrencilerinin yardımıyla çalışmalarını ölümüne kadar sürdürdü. 1974 senesinde İstanbul Üniversitesi'nden emekli olan Cemil Meriç, 13 Haziran 1987 günü İstanbul'da vefat etti. Cemil Meriç'in ilk yazısı Hatay'da Yeni Gün Gazetesi'nde çıktı. Sonra Yirminci Asır, Yeni İnsan, Hisar, Türk Edebiyatı, Töre, Pınar, Doğuş, Hareket ve Edebiyat dergilerinde; Orta Doğu ve Yeni Devir gibi gazetelerde yazılar yazdı. Cemil Meriç, gençlik yıllarında Fransızcadan tercümeye başladı. Balzac ve Victor Hugo'dan yaptığı tercümelerle kuvvetli bir mütercim olduğunu gösterdi. Batı medeniyetinin temelini araştırdı. Dil meseleleri üzerinde önemle durdu. Dilin, bir milletin özü olduğunu savundu. Sansüre ve anarşik edebiyata karşı bir yazar ve düşünür olarak tanınmaktadır.

Cemil Meriç'in eserlerinde toprağından kopan insanın trajedisi ve kendini bulma çabasının yanı sıra, aydınların düştüğü amansız açmaz da bütün çıplaklığıyla gözler önüne serilir.
Türk Edebiyat Tarihi'nin gelmiş geçmiş en büyük birkaç eleştiri (tenkit) yazarlarından biridir. Doğunun siyaset, sosyoloji, tarih, toplum konularına çok geniş bir perspektiften bakarak kaleme aldığı düşünceleri ile tanınır.

2000: İtalya, gazeteci Abdi İpekçi'nin katil zanlısı olan ve Papa İkinci Jean Paul'e suikast girişiminde bulunan Mehmet Ali Ağca'yı affederek, Türkiye'ye iade etti.

2002: Afganistan'da geleneksel meclis (Loya Jirga), Amerikan işgali altında ve işgal güçlerinin dayatmasıyla Taliban sonrası geçici hükümetin başkanı olarak Hamid Karzai'yi seçti. Bu seçimler on yıllardır kan ağlayan Afganistan'da gözyaşlarını silmedi aksine acıları katladı ve hüriyetlerine düşkün Afgan Halkının esaretini tescil etti.

2007: Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, polisin yetkilerini artıran kanunu onayladı. Kanuna göre, polis, kişileri ve araçları; bir suç veya kabahatin işlenmesini önlemek, suç işlendikten sonra kaçan faillerin yakalanmasını sağlamak, işlenen suç veya kabahatlerin faillerinin kimliklerini tespit etmek, hakkında yakalama emri ya da zorla getirme kararı verilmiş kişileri tespit etmek, kişilerin hayatı, vücut bütünlüğü veya malvarlığı bakımından ya da topluma yönelik mevcut veya muhtemel bir tehlikeyi önlemek amacıyla durdurabilecek.

2009: İran Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçları açıklandı. Seçimi Mahmud Ahmedinejad kazandı. Sonuçlar açıklanır açıklanmaz ülkede protesto gösterileri başladı. Kısa süre sonra isyana dönüştü.

En Çok Okunanlar