Bin yıllık eğitim modelimize dönüyoruz

Bin yıllık eğitim modelimize dönüyoruz

Türklerin İslamiyet'i kabulünden sonraki dönemi kapsayan bin yıllık İslami eğitim geleneğini aktarmak ve ehli sünnet itikadı doğrultusunda dini eğitim vermek üzere kurulan İslami Araştırmalar Enstitüsü, Denizli'de açılıyor.

İslam Hukukçusu Prof. Dr. Mustafa Cevat Akşit, yaptığı açıklamada, Denizli'nin Serinhisar ilçesi Yatağan Mahallesi'nde Pamukkale Üniversitesi bünyesindeki enstitünün 7 Nisan'da açılacağını söyledi.

Türklerin Karahanlılar döneminde Müslüman olmasının ardından ehli sünnet itikadını ve amelde Hanefi mezhebini tercih ettiğini anımsatan Akşit, devletin de medreselerde resmi ideoloji olarak ehli sünnet itikadı ve Hanefi mezhebini aktardığını belirtti.

Selçuklu ve Osmanlı döneminde de medreselerde aynı eğitimin verildiğine işaret eden Akşit, Cumhuriyet döneminde Meclis kararıyla Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır'a "Hak Dini Kur'an Dili/Yeni Mealli Türkçe Tefsir"in yazdırıldığını ifade etti.

Ancak son zamanlarda bin yıllık dini eğitim anlayışına uymayan çeşitli görüşlerin ilahiyatçılar tarafından televizyonlarda ve başka mecralarda halka anlatıldığına dikkati çeken Akşit, şöyle devam etti:

"Tabii Şafii, Maliki ve Hanbeli mezhebi de ehli sünnettir. Bin yıllık dini eğitim sistemi milletin birliği ve dirliğini sağlayan önemli unsurlardan biridir. Bizi parçalamaya çalışsalar da tepeden aşağıya, alimimizden cahilimize, memurumuz, amirimiz, vatandaşımız bu ehli sünnet itikadı, Hanefi mezhebi esaslarını anane olarak yaşamışlar, deyimlerinde var. Ondan dolayı hiç namaz kılmayan bir adam bayram namazına gittiği zaman hiç kavga çıkmadan usul usul dinler. Ama Mısır'da böyle değil, başka yerlerde böyle değil. Orada her kafadan bir ses çıkıyor, darmadağın."

"Bin yıllık el yazması Buhar-i Şerif var"

Akşit, 1071 Malazgirt Zaferi'nin ardından Denizli'nin Serinhisar ilçesi Yatağan Mahallesi'ne giden Alperenlerden Osman Efendi'nin medrese kurduğunu ve dini eğitim geleneğini devam ettirdiğini hatırlattı. Akşit, ancak bu medresede yaklaşık 500 yıl sonra dini eğitimin yozlaştığını, bu nedenle dedelerinin medresenin idaresini ele aldığını ve maaş almadan, hiçbir karşılık beklemeden burada talebe yetiştirdiğini bildirdi.

Cumhuriyet döneminde ise medreseler kapatıldığında, bu medresenin son müderrislerinden Mehmet Sait Efendi'nin, "Yarın jandarmalar gelecek, bu kitapları yırtacaklar, çiğneyecekler" dediğini belirten Akşit, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Kuyular kazdırmış. Kitapların bir kısmını köydeki vatandaşlara dağıtmış. Ben dedemin icazetini köyde bir evde buldum. Dağıttığı oradan anlaşılıyor. Bir kısmını da gömdürmüş. Denizli İmam Hatip Okuluna öğretmen olarak 1967'de tayin olduğum zaman, amcamlardan bu olayı duydum ve araştırdım. Toprakların arasından bu kitapları buldum, çıkarttım. İçinde bin yıllık el yazması Buhar-i Şerif var. Bu yazma eserleri muhafaza ediyoruz."

"Bin yıllık dini eğitim sistemi uygulanacak"

Prof. Dr. Akşit, öncülüğünü üstlendiği enstitüde bin yıllık dini eğitim sisteminin uygulanacağını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Bin yıllık tarihimize uygun bir fikir bu. PKK'yı çıkarmak veya bölücü ve sapkın cemaatler türetmek suretiyle bizi parçalamak isteyen batılılar emellerine ulaşamadı. Bu, bin yıllık tarihimizdeki öğretilerin maya halinde halkımızda devam etmesinin eseri, benim kanaatim böyle. Bu enstitü, inşallah memleketimizin birliği ve dirliği için hizmete vesile olur."

 

En Çok Okunanlar