Zoraki kişilikler yetiştiriyoruz!

Zoraki kişilikler yetiştiriyoruz!

SÜMEYYE AKSOY / DOĞRUHABER
Biz ebeveynler, çocuklarımızın özünde yatan çocukluk sırrını ortaya çıkartan bir sır bekçileriyizdir. Onları zorlayan, onların fıtratlarını hesaba katmadan kendi arzu ettiği gibi şekillendiren ölçü bekçileri değilizdir. Maalesef çoğu zaman bu şekilde yaparak çocuklarımızın ruhunu öldürüyoruz ve sonra bir ömür boyu diriltmek için çabalıyoruz.
Ruhunu kısa bir süre önce biz ebeveynlere teslim eden çocuklarımız, bir süre sonra yaşama olan güvenlerini kaybediyor. Yaşamı kendi öz güvenleriyle sürdüremeyince bizlerin ruhuna yapışık olarak yaşamlarını sürdürmeye kendilerini mecbur hissediyorlar. 

Tabii bizler bu durumu lehimize zannederek övünürüz. Çocuklarımızın bize karşı bağlılığından,  bizlerden başka yerde yaşam süremediklerinden hatta kendi başlarına başka şehirde okul okumak istemediklerinden dolayı övünür dururuz. Halbuki çocuklarımızın bu durumundan dolayı övünmek yerine, onların yaşamlarını şekillendirecek kadar cesur, özgüvenli olamamalarının yasını tutmamız gerekir.

Bazılarımız da vardır ki, çocuklarımızın bizden nasıl da sorunsuz ayrılabildiğini, bağımlı olmadan nasıl da yaşama cesurca atılabildiğini keyifle anlatırız. Bunların içerisinde bir kısmımız haklıdır. Ama bir kısmımız çocuklarımıza zoraki kişilik oluştururuz ve farkına varmadan onları duygusuzlaştırırız.  Fakat çocuklarımız sorunsuz bir ayrılık gerçekleştirmiyor. Zorlamalar sonucu duygusuzlaştıklarından, anne baba sevgisini yeterince hissedemediklerinden dolayı, onlardan ayrılmanın veya ayrılamamanın duygu dünyalarında oluşturduğu yokluğu hissedememektedirler.

“Zoraki kişiliği” nasıl tanırız?

Zoraki kişilik oluşumları esnasında duygu dünyasını kaybetmiş çocuklar çok hırslıdırlar, yenilgilere öfke ile tepki verirler. Başarısızlıklara tahammülleri yoktur. Bu kişiler dışarıdan çok güçlü gibi görünür fakat ruh dünyalarında çaresiz ve bitkindirler.

Aslında birçoğumuz kendi üzerimizde oluşturulmaya çalışılan zoraki kişiliğin kurbanıyızdır. Fakat hayatımızda başarılı olmamızı bize yapılan baskıdan kaynaklı sanıp çocuklarımızın da kişiliklerinde zoraki değişikler yaparız. Bunu bir iyilik sanırız. Çocukları belli bir kalıba sokmaktansa bırakalım çocuklarımız içindeki çocukluk sırrını yaşasın. Belki bizler çocukluk edemedik ama emanetlerimiz çocukluk edebilsin.

Vesselam…

 

En Çok Okunanlar