Şehadet Mektebi

Şehadet Mektebi

Esma Akbalık

Malumunuz şubat ayındayız yani ŞEHADET ayı.

Zira birçok değerli şahsiyetleri bu ayda uğurladık Rahmana...

Şehadet şahit olmaktır hakka 've hakikate.

Şehadet Hüseyni bir mekteptir.

Bu mektebi okuyanlar ancak şehadet i anlayabilirler.

Şehadet bir yenilgi değil aslında bir seçimdir.

Şehadet önce şehit gibi yaşamak sonra şehit olmaktır.

Şehadet en büyük aşk, Şehit ise en büyük âşıktır.

Zira Şehadete sevdalı gönüller, dünyaya karşı kördürler.

Onlar her an gidecek bir yolcu gibidirler.

Yani onlar bu dünyanın adamları değiller.

Şehadet en büyük fedakârlıktır.

Şehadet adamaktır kendini,

Kurbanlık adak misali kendine bir pay ayırmamaktır.

Şehadet davanın potasında benliğini eritip, fenafillah olabilmektir.

Şehadet fedakârca bedel ödemektir dava uğruna.

Şehadet Allah adamı olmak Allah için yaşamaktır.

Zira İslam ı temel referans kabul etmeyenler Allah yolunda olamaz 've ölemezler.

Resulü Kibriya şöyle ferman buyuruyor:

"Sizler nasıl yasarsanız öyle ömür, nasıl ölürseniz öyle haşr olunursunuz."

Hakeza, güzel yaşamanın yolu Allah 've resulüne itaatten geçer.

"Kim Allah'a 've peygambere itaat ederse, işte onlar Allah'ın nimet verdiği Sıddıklar, şehitler 've Salihlerle beraberdirler.

Onlar ne güzel arkadaştır.

Gelin bu güzel arkadaşları daha yakından tanımak için Asrısaadete kısa bir seyahat yapalım.

Resullah (Sav) bir gün şanlı ashabıyla oturmuş Şehadeti konuşuyorlar.

Resullah (Sav) şöyle buyuruyor; "Şehitler Akrabalarından 70 kişiye şefaat edecek, kul hakkı hariç tüm geçmiş günahları af olunur."

Bunu duyan şehadet aşığı Nevfel (r.a) aşkla ve heyecanla, koşar adımlarla eve gider hanımını ve çocuklarını alıp Resullahın huzuruna varır.

"Ya Resullah ne olur yapacağım duaya âmin deyin.

Resullah (sav) tebessümle tamam der.

Nevfel yürek ellerini rahmana açıp, şöyle duada bulunur:

"Yarabbi sen şu kulunu Şehit, hanımını dul, çocuklarını da yetim bırak."

Ne muhteşem bir âşık, ne güzel bir aşktır Şehadet...

Evet, kardeşler bizler ellerimizi açıp, dünya ve dünyalıkları isterken, onlar yürek ellerini açıp rablerinden Şehadeti istiyorlardı.

Dünya ve dünyalıkları eteklerinden silkeleyip genişliği yerler ile gökler kadar olan cenneti cinana koştular.

Zira Şehadet en büyük bedel ister. İşte o değerli şahsiyetler en güzel bedeller ödeyerek Şehadet şerbetini içtiler.

Yakın tarih te bunun en güzel örnekleri;

Şehit Selahaddin Ürük.

Eşi anlatıyor:

" Biz 16 yıl evli idik, fakat birbirimizi doğru düzgün göremedik. Çünkü o sürekli misafir gibiydi."

Evet, kardeşler onlar bir yolcu 've misafir gibidirler.

Zira onlar bu dünyanın adamları değiller.

İşte yürüyen şehitler ve işte sahip olduğu her şeyini hatta benliğini davanın potasında eriten Allah adamları.

Şehit Hasan Elbenna.

Şehadet e olan sevdasını, davasına hakkıyla hizmette gösteren yiğit bir şahsiyet.

Öğrencisi;

"Hocam siz çok yoruluyorsunuz lütfen biraz dinlenin" dediği zaman.

Davayı değil, dünyayı dert edinenlere ibretlik bir cevap veriyor şehit.

"Evladım biz buraya dinlenmeye değil, çalışmaya geldik. İnşallah dinlenme yerimiz tuba ağacının altı olacak." diyerek kısa bir süre sonra dinlenmek üzere Şehadete kavuştu.

Öyleyse gelin hep beraber şöyle bir söz verelim Rabbimize.

"Gayemiz Allah

Önderimiz Resullah

Düsturumuz Kur'an

Yolumuz Allah yolunda ceht etmek

En büyük temennimiz Allah yolunda Şehit olmaktır."

Selahaďdin Eyyubi'nin dediği gibi;

Rabbim, bizleri de yürüyen şehitlerden eyle.(Âmin.)

En Çok Okunanlar