Başörtüsü yozlaşması hakkında ne düşünüyorsunuz?

Başörtüsü yozlaşması hakkında ne düşünüyorsunuz?

HAZIRLAYAN – SÜMEYYA TURAN / DOĞRUHABER

28 Şubat döneminde başörtümüz, İslami değer ve saygınlığımız için üniversite kapılarında direndik.  Erkek kadın ayrımı olmadan başörtüsünün mücadelesini verdik. Başörtüsü bizim için bir kumaş parçası değil, izzet ve onurumuzdur. Hepimiz bunun bilincindeydik. Bugünkü gençlik Allah'a hamd olsun ki bizim çektiğimiz zorlukları yaşamıyor. Polis tarafından coplanmıyor. Üniversitelerinde sadece başörtülü oldukları için hakarete maruz kalmıyorlar. Ama bugün baktığımda bazen diyorum ki biz bu mücadeleyi bunun için mi verdik. Başlarındaki örtünün kıymetini izzet ve onurunu bilmeden başlarına dolayıp toplum içine çıkıyorlar. Kimi başörtüsüne iğne bile takmıyor, başında sanki emanet gibi duruyor. Bizim zamanımızda askeriyeye iğne ile girilmezdi. Anneler askerdeki oğullarının yemin törenlerine/ziyaretlerine giremezlerdi. İğnelerini çıkar, başörtünü geleneksel bağla önden saçın görünsün öyle içeri girebilirsiniz derlerdi. Bugün bu baskılar yok. Ama kızlarımız ipek şalları iğne izi olmasın diye iğne bile kullanmaya tenezzül etmiyorlar. Allah ıslah eylesin. Nerime Tozlu

Moda, başörtüsündeki yozlaşmanın en büyük sebeplerindendir. Eskiden kocaman başörtülerimiz vardı. Şimdiki başörtülerin hepsi bir metre bile değil, sabit boyda. Eskiden yarasa kol geniş feraceler vardı. Şimdiki feraceler ise Dubai modeli taşlı, dikkat çekici üstü veya altı dar oluyor. İslami tesettüre hiç uygun değil. Şal modası var. Ama şalları incecik yapıyorlar. Saçları görünüyor. Veya simli yapıyorlar dikkat çekici oluyor.  Moda diyerek İslami ilkeleri göz önünde bulundurmadan elbise ve başörtüsü üretiyorlar.  Yeni nesle bunlar daha cazip geliyor. Bence sadece ülkemiz de değil dünya üzerinde başörtüsü yozlaşması söz konusu. Ülkemize Müslüman ülkelerden gelen bayanlara baktığımız da birçoğunda İslami hassasiyetleri göremiyoruz. Başörtüsünü ülkelerin de ki baskıdan ötürü takıyorlar. Bu örneklere rağmen ülkemiz de başörtüsünü çok güzel temsil eden genç kızlar da var. Bunları asla göz ardı edemeyiz. Herkes böyledir de diyemeyiz. Ama özellikle lise çağındaki gençlerimizi bilinçlendirmeye gayret göstermeliyiz. Nesrin Akgül

 Başörtüsü bir davadır. Müslüman bir kadının hayat felsefesidir. Genç bir kız başörtüsü ile şereflendiğinde onun için milyonlarca melek Allah'a önceki günahlarının bağışlanması için dua eder.  Başörtüsü kadına verilmiş en büyük armağandır.  Allah'u Teâlâ, Nur suresi 31 ayette buyurur ki: “Mü'min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Zinetlerini, kocalarından yahut babalarından yahut kocalarının babalarından yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut Müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü'minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz!

Kur'an-ı Kerimdeki en açık ve net anlaşılan ayetlerdendir. Fakat en karmaşık gibi gösterilen "böyle de bağla başörtünü bir şey olmaz "diye yozlaştıra yozlaştıra bugünlere getirilen farzdan çok “tarz” diye algılanan bir olay haline geldi. Müslüman kardeşlerim başörtüsü Tarz değil Farzdır. Ayeti önünüze alın ve teker teker okuyun. Rabbimin emirlerine hakkıyla riayet edin emin olun bir şey kaybetmezsiniz. Ayşe Bozdoğan

 

En Çok Okunanlar