“Hayır” Bizi Fiziksel ve Duygusal İstismardan Korur!

“Hayır” Bizi Fiziksel ve Duygusal İstismardan Korur!

Nisanur Dergisi Kasım 2017 sayısında, çocukta mahremiyet eğitimi/gelişimi konusu üzerinden Psikolojik Danışman Hanife Okutan ile yapılan röportaj.

Çocukta mahremiyet gelişim aşamalarını kısaca belirtebilir misiniz?

Mahremiyet eğitimi, çocuğun kendisinin ve diğerinin özel alanının farkına varması, sosyal hayatın içinde sınırlarını koruması, diğer insanın özeline saygı duyması, kendisi ve çevresi arasında sağlıklı sınırlar koymasıdır.

Mahremiyet eğitiminin gelişimi öncelikle çocuğun temel davranış refleksini kazanmasından geçer. Çocuk kendisine yönelecek bir tehlikenin tehlike olduğunu fark etmese bile ani bir refleks ile o tehlikeden kendisini koruyabilir. Temel davranış refleksi ise 3 ile 9 yaş arasında kazandırılır.

·         Çocuğun özel alanını tanıma

·         Bedenim bana aittir bilincinin oluşması

·         Dokunulması yasak olan yerlerim bilinci

·         Fiziksel baskıya direnme refleksi

·         Vücudum görünmemeli hissi

·         Tuvalette benden başkası olmamalı bilinci

·         Soyunma ve giyinmede yalnızlık ilkesi

·         İzin verirsem kabul edilirsin ilkesi

Tüm bunların temelinde mahremiyet eğitimi aşamaları gerçekleşir. Bu aşamaları sağlıklı gerçekleşmiş bir çocuk ‘Temel Davranış Refleksi'ni kazanarak olası tehlikelerden kendisini korumayı doğal olarak öğrenmiş olur. Bu aşamalar kız ve erkek çocukları için aynıdır.

Peki, mahremiyet eğitimine ne zaman başlanmalı? Ve nelere dikkat edilmeli?

Çocuk kendisini anne-babadan ayrı bir birey olarak hissetmeye başladığında yani 2 yaş dönemi civarı mahremiyet eğitimi başlamalıdır. Bu eğitimin ilk adımı da mahremiyet alanı sınırlarının tanımlanmasıdır. Bizim kültürümüz, çocuğunun bedeninin üzerinde hâkimiyet kurmaya izin veren bir kültürdür.

·         Anneanne ve babaannelerin özellikle erkek çocuklarının özel bölgelerini sevmeleri,

·         Çocuğumuzun üstünü giydirip çıkarırken çekiştirerek giydirilmesi,

·         Tuvalette yanından ayrılmamak,

·         İstemediği halde zorla sevmek,

·         ‘Hayır' demesine müsaade etmemek,

·         Çocuğa kendini güçsüz hissettirecek oranda güç kullanımı,

·         Direncini kırmaya çalışmak,

Bu gibi yanlışlardan uzak durmak,  ailelerin mahremiyet eğitimi sırasında dikkat göstermesi gereken önemli noktalardır.

Ebeveynler tarafından bu hususta yapılan en bariz hata nedir sizce?

Çocuklarımızı dudaklarından öperek kafa karışıklığına neden olmak…

Çocuğun vücuduna hoyratça davranmak…  

Kendi bedenini koruma refleksini kırmak…

Özel bölgelerine dokunarak/vurarak/öperek sevmek…

 Çırılçıplak olarak ortam içinde gezmesine müsaade etmek…

Çocuğun özel alanına ailenin saygı göstermemesi (mesela toplum içinde tamamen çocuğu soyarak giydirmek gibi)…

Anne -babanın kendi özel alanını yeterince korumaması…

Ebeveyn ve kardeşlerle yatakların ayrılmaması…

Tüm bunlar ailelerin yaptıkları hatalardandır.

Peki, çocuğun mahremiyet algısını en çok zedeleyen hususlar sizce neler?

Yukarıda bahsettiklerimizin yanı sıra çocuğun ‘hayır!' demesine izin vermemek, mahremiyet eğitimi açısından zedeleyici bir durumdur. ‘Hayır' sınırımızı korumak adına önemli bir kelimedir. ‘Hayır' bizi fiziksel ve duygusal istismardan korur. Hiç bir şekilde size ‘hayır' demesine müsaade etmediğiniz çocuğunuz, kötü niyetli durumlar için de ‘hayır' demeyi öğrenemez ve kendini koruyamaz. ‘Hayır' demeyi öğrenmiş bir çocuk, kendi mahrem sınırlarını koruma noktasında da daha bilinçli olacaktır.

Paylaşımlarınız için çok teşekkür ederiz…

Ben de… Kolaylıklar diliyorum.

Röportaj: Elif Yüksek

En Çok Okunanlar