Nebevi reçete de 'Abdest'

Nebevi reçete de 'Abdest'

Merve DEMİR / Doğruhaber

"Abdest almak toprak ve suyun buluşması, ruhun çiçek açıp huzur kokmasıdır."

 İslami temizlikte her ne kadar  kalp ve gönül temizliği  gerekli  ise de,  ibadetlerin sahih olması için  beden temizliğinde bir o kadar gereklidir. Değil mi ki zaten  'İslam dini, temizlik temeli üzerine kurulmuştur!' Rabbimiz Kuranı kerim de Abdestin farz kılınışıyla ilgili olarak   şöyle buyuruyor “Ey iman edenler! Namaza kalktığınız zaman (abdestli olun bunun için) yüzlerinizi, dirseklere kadar (dirsekler dahil) ellerinizi yıkayın, (ellerinizi yeniden ıslatıp) başlarınızı meshedin ve ayaklarınızı yıkayın. ” (Maide/6) İslâm da her şeyin bir hikmeti vardır. Faydasız bir şey emredilmemiştir. Mesela; abdest nedir? Temizlik demektir. Temizlik de sağlık demektir. Peygamberimiz(s.a.v) de  abdest hakkındaki bir hadisinde şöyle buyuruyor: "Şüphesiz ki benim ümmetim, kıyamet gününde, abdest izlerinden dolayı yüzleri nurlu, elleri ve ayakları parlak olarak çağırılacaktır. Yüzünün nurunu artırmaya gücü yeten kimse bunu yapsın" (Buhâri)

Başta namaz ibadeti olmak üzere, belirli ibadetlerin ifasının ön şartı olarak günde birçok  kez abdest alıyoruz. Eğer  sağlığa olan faydalarından haberdar olursak, abdest ibadetimizi daha bir canla başla, daha bir  hakkını vererek yerine getiririz. Çünkü insanoğlu  fıtraten canına, sağlığına  değer vermek üzere yaratılmıştır  ve bunun için çabalar. Peki, nelerdir o faydalar? Buyurun  hep birlikte bakalım: 

-Günlük hayatımızda ellerimizin dokunmadığı yer, kapmadığı mikrop kalmıyor. Abdest alırken elimizi  yıkamak virüslere, bakterilere karşı  en güzel bir korumadır.

- Suyu ağızda mazmaza (gargara) yapmak, diş eti hastalığı, iltihaplanma ve dişlerin çürümelerine karşı ağzımızı korur.

-Solunum sistemimizin giriş kapısı olan burnumuzu yıkamakla, toz ve mikrop yığınlarının vücuda girmeleri önlenmiş olur.

-Yüzün yıkanması ise cildi kuvvetlendirir, baştaki ağrı ve yorgunluğu hafifletir.

-Abdest alınan suyun ısısı bile başlı başına bir fayda abidesidir, damarlar  eğer su sıcaksa genişler, soğuk ise daralır ve esneklik kazanır. Dolayısıyla kan dolaşımındaki aksaklıklar giderilerek, vücut dinç bir hâl alır.  Bizlere maddi manevi bu kadar fayda sağlayan abdest ibadetimizi 'hakkıyla yerine getirebilmek adına' abdest dualarını da hatırlamakta fayda olacaktır: 

Abdeste başlarken Eûzübesmele den sonra; “Suyu temizleyici ve İslâm'ı nûr kılan Allah'a hamdolsun.”

-Ağzına su alırken; “Allah'ım! Bana bir daha susamayacağım peygamberinin Kevser Havuzu'ndan içir.”

-Burnuna su alırken; “Allah'ım! Beni nimetlerinin ve cennetlerinin güzel kokularından mahrum bırakma.”

-Yüzünü yıkarken; “Allah'ım! Bazı yüzlerin beyazlanacağı, bazı yüzlerin de kararacağı günde, benim yüzümü ak kıl.”

-Sağ kolunu yıkarken; “Allah'ım! Bana amel defterimi sağ yanımdan ver ve benim hesabımı kolay kıl!”

– Sol kolunu yıkarken; “Ya Rabbi! Bana kitabımı sol yanımdan verme ve şiddetli bir hesap ile sorguya çekme”

-Başına mesh ederken; “İlâhi, benim üzerime bereketinden indir.”

– Kulaklarını meshederken; “Ya Rabbi, beni Hak sözü işitip de en güzeline uyan kullarından eyle”

-Boynuna meshederken; “Ya Rabbi, benim vücudumu cehennem ateşinden azâd et!”

-Ayaklarını yıkarken; “Ya Rabbi! Ayaklarımı sırat köprüsü  üzerinde sabit kıl.” diye dua ederiz.

Son  bir ayeti kerimeyle yazımızı bitirelim: “Allah tevbe edenleri de temizlenenleri de sever.”(Bakara 222)

Sünneti seniyyenin sağlam ipine sımsıkı sarılmanın verdiği huzur ile bir sonraki  yazımızda  görüşmek üzere. 

En Çok Okunanlar