Besmele, hayırlı ebeveyliğin başıdır

Besmele, hayırlı ebeveyliğin başıdır

KÜBRA GÜNDÜZ / DOĞRUHABER

Hayırla noktalanması istenen her bir işe besmele ile başlanır. Zira besmele kâinatın anahtarıdır. BİSMİLAHİRRAHMANİRRAHİM demek, “her işin yapanı, hâkimi, sahibi yüce Allah'tır” demek ve her şeyin Allah'ın adıyla hayır üzerine olacağının yegâne işareti demektir.  İnsan ancak bu şuurla yaşayıp, eşref-i mahlûkat makamına erişebilir. Kul acizdir, “bismillah” der rabbi kulunun niyazını “olduruverir”. Aciz kulu için kâinatı seferber kılar. Günümüz ebeveynlerin anne-babaların en büyük eksiği bu noktada ortaya çıkıyor. Ebeveynliğin “bismillah” üzerine inşa etmemek ve birçok yanıltmacalara yenilip “kendi büyüttüm, ben eğittim, ben terbiye ettim” cümleleriyle kalbin kıblesini maalesef ki ters köşeye yöneltiyorlar. Oysa unutulmamalı ki; hiçbir ebeveyn çocuğunu iradi olarak büyütemez. Yaratıcının bizatihi kendi zatından başkası kesinlikle değildir ki o konuşmayı, yürümeyi, duymayı, görmeyi öğretir. Bu bağlamda hiçbir anne kalkıp çocuğuma konuşmayı, yürümeyi ben öğrettim diyemez. Kendi varlığından bile bir saniyeden diğer bir saniyeye taşıma iradesi gösteremeyen aciz insanın, çocuğu için her şeyi yapabileceğini iddia etmesi akla yatkın bir durum olamaz. İşte bu yüzden ebeveynliğin ilk şartı “bismillah ”tır. Ben değil Rabbim terbiye edicidir, ben değil rabbim yapar düsturu ile gereğini yerine getirmektir. Eğer yanlış bir durum varsa nefsinden, doğru olanı da Allah'tan bilmektir. Diğer alanlarda olduğu gibi çocuk eğitimi alanında da acizliğimizi bilip bu acizliğimizi rabbimize itiraf etmemizdir. Bir de efendimizin güzel bir hadisi çıkar karşımıza; “ beni rabbim terbiye etti ve terbiyemi güzel yaptı” buyurmuştur. İnsanın en büyük terbiyecisi yüce Allah'tan başkası değildir.  Son olarak terbiyenin Allah'tan geldiğine inanmak, anne-babanın hiç bir şey yapmayacağı anlamına gelmemelidir. Ebeveyn elinden gelenin fazlasını yapmalı ve gayretini hiç bırakmadan sonucunu Allah'tan bilerek razı olmalıdır. Çocuğunun sahibi olduğunu iddia etmekten vazgeçip, şahitliğin şükrünü yaşamalıdır. Çocuğunun kendi dışında bir sahibinin olduğuna kalben inanmış bir anne-baba, yani “bismillah” diyen bir anne-baba, rabbinin yarattığı hiçbir şeyi boşuna yaratmadığını, başıboş da bırakmayacağını bilir ve bu gönül hoşnutluğuyla huzurlu olur. 

“BİSMİLLAH DİYEREK EBEVENLİĞE ADIM ATAN ANNELER OLMAK DUASIYLA”…

 

 

En Çok Okunanlar