Güller Diyarı

Güller Diyarı

ORHAN ÖZSOY / DOĞRUHABER

Sabah yeli saçıp savurur rahmet kokusunu… Toprağı şenlendirir gülden halkalar. Bir haber gelir kuş kanadında. Gönül bağından gül diyarına. Bir selam gelir güllerin en güzelinden. Hoş gelir, safa gelir, yanık gönle şifa gelir. Ol Muhammed Mustafa (asm) gelir. Matem kokulu hanelere sanki bir bayram gelir. Asırlık divanelere ab-ı hayat gelir, can gelir.

Öyle bir gelişle gelir ki; yağmura hasret toprakların çatlayan dudaklarına su, acıdan solmuş yüzlere bir avuç tebessüm, rengini kaybetmiş hayata bir parça sürur olur. Nisan akşamlarının sevinciydin… Aşk iklimi defterlerimize seni yazdı kelimelerce. Tüm sayfalarda senin adın, her sayfada kurutulmuş güller. Hasretle benzeşir gülden pareler.

Bağrı yanıklara merhemdi güllerin dasitânı. Şarkın bahçelerini süsleyen o eşsiz demetler. Vuslat ile hicranı ruhunda bütünleştiren bir güfte olur. Dilsuz gönüllerden yakılan sessiz çerağlar tüketir hoyrat ellerin yarım yamalak işlenmiş, giryan kafeslerini. Serçe nakışlar örter gülabdan kapları. Aşk dolu gönüllerden beste beste gülbanklar okunur gül mevsiminde. Şerbetler dahi güldendir o gülyüzlünün mecalisinde.

Asırlık divaneler, kör kütük doluşur şehrin bahçelerine… Güle gül katar, gülü gül ile tartar, çarşı pazar dolaşıp, gül alır gül satarlar. Niceleri payini alır gül sohbetinden. Gülü dalında seven, yüreğini gülün dikeninden sakınmayan niceleri, en sevgiliye bir kucak gülle kavuşmayı umud ederler. Ömürleri gül toplamakla, gül dağıtmakla geçer. Cennet yağmurları gibi serindir gönülleri, vuslat ırmakları gibi dizginsizdir o kimselerin gönlüne düşüveren şiirler… Seher vakti ipeksi dokunuşlarla yüreği titreten rahmet elidir mahbubun diyarından gelen gül kokuları… Secdegaha serilen gözyaşları tutar hazanın tutamağından.

Güllerin en güzeline meftun olanlar zamanın labirentlerinde dolaşırken bilirler ki; güllerin en güzeli de bekler vuslat saatini. Firdevsin yüreği çınlamaktadır an be an. Hicranı zorlayan cümleler birikir kalemin bohçasında. Bilirler ki; Çağıramaz güllerin peygamber kokusunu. Alışır sessizliğin silik sayfalarında, ömürler tüketen güle hasret kalmaya. Heybesinde nice hasretler taşır asırlık divaneler. Ve bilirler ki; bu hiss-i kable'l vuku, tüketir hüzünleri. Gül bahçesi rüzgara tutulur yine, peygamber kokusu doluşur hanelere… Sevinci büyür asırlık aşıkların. Sineler dağlayan kara hicranlar çekip gider şimdi güller diyarından…

 

En Çok Okunanlar