Sultan Tekiş Hikâyesi

Sultan Tekiş Hikâyesi

DOĞRUHABER

Sultan Tekiş sırlarından birini kölelerine açmış ve; “Sakın bunu kimseye söylemeyin!” diye onlara sıkı sıkıya tembih etmişti. Kalpten ağza bir yılda çıkan bu sır, bir günde cihana dağılıverdi. Padişah, kölelere merhamet etmeden derhal celladına emretti; “Vur şunların boyunlarım!” Kölelerden biri, hemen aman diledi; “Padişahım, bizim gibi zavallı köleleri öldürme! Günah, şenindir. Bu sözü henüz pınar gözü iken tıkamalıydın. Sel haline geldikten sonra deliği tıkamaya çalışıyorsun ama nafile!”

Arkadaş; kimseye açma sırrını. Zira o da başkalarına açabilir. Mücevherleri, hazinecilere teslim et; sırrım da kalbine. Çıkmadığı müddetçe söze sen ha- kimsindir. Çıktığı an; o, sana hakim olur. Söz; gönül kuyusuna atılmış, orada bağlı tutulan devdir. Damağına ve ağzına çıkmasına izin verme sakın. Zira dev, kafesten kurtulunca kimsenin la-havle çekmesiyle geri dönmez, bunu bilirsin. Her ne kadar tutsak deve yol vermek mümkünse de, hileyle onu tekrar yakalamak mümkün değildir. Duyulduğunda, başkasının başını belaya sokacak sözler söyleme. Cahil bir köylüye, bak karısı ne güzel söylemiş; “Ya bilerek söz söyle, ya da sus!” Duymaya tahammül edemeyeceğin şeyi, kendin de söyleme. Arpa ekilirse buğday biçilmez. Brahman'ın biri, ne de hoş söylemiş; “Herkesin itibarı, kendi derece-sindendir.”

Oyuna çok dalma sakın yoksa kendi kıymetini düşürürsün. Çok sert ve acımasız olursan, kaçarlar senden. Haddinden fazla yumuşak ve merhametli olursan, tepene binerler bu kez. Ne çok sert, ne fazla yumuşak; ne hiç acımasız, ne hep merhamet; her şey ölçüsünde ve kararında güzeldir.

En Çok Okunanlar