YÜKLENİYOR

'Yaşam tarzında küçük değişikliklerle kanser riski azaltılabilir'

'Yaşam tarzında küçük değişikliklerle kanser riski azaltılabilir'

Sigara kullanımı, hareketsiz yaşam, yanlış beslenme gibi nedenler, kanser dahil birçok hastalığın oluşumunu tetikleyebileceğini ifade eden uzmanlar, kanser tedavisini zor ve uzun zaman gerektiren, hastayı hem psikolojik hem de fizyolojik olarak yıpratan bir süreç olarak tanımlayarak, kanser riskinin yaşam tarzında yapılacak küçük değişiklikler ile büyük oranda azaltılabileceğini belirtiler.

Yanlış ve yetersiz beslenmenin kanserin önemli tetikleyicilerinden biri olduğunu ifade eden Memorial Diyarbakır Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü'nden Doç. Dr. M. Ali Kaplan, kansere karşı alınabilecek önlemler hakkında önemli bilgiler bilgi verdi.

Olabildiğince hazır besinlerden uzak durulması gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Kaplan, doğal ve çeşitli vitaminleri barındıran besinlerin tüketilmesinin önemine dikkat çekti.

Mevsimine göre meyve ve sebze tüketiminin de ihmal edilmemesi gerektiğini sözlerine ekleyen Kaplan, “Günde en az 2,5 litre su tüketilmeli, balık ve baklagiller sofradan eksik edilmemelidir. Tuzdan olabildiğince uzak durulmalı, sağlıklı beslenme yaşam tarzına dönüştürülmelidir. Hareketsiz yaşam da kanseri tetikleyen etkenlerden biridir. Özellikle hazır gıdalarla beslenen, hareketsiz bir yaşam tarzı olan ve daha çok masa başında zaman geçirenler; liften zengin, doğal beslenen, hareketli bir yaşamı benimseyen, düzenli spor yapan kişilere göre kansere yakalanma riskleri daha yüksektir. Bu yüzden yeni yıl ile birlikte bir başlangıç yapılıp, daha hareketli bir yaşam tarzı benimsenebilir." dedi.

“Kişi kendine bir iyilik yapmalı ve sigarayı bırakmalı”

Sigaranın zarar boyutuna da değinen Doç. Dr. Kaplan "Her beş akciğer kanseri vakasının dördü sigaradan kaynaklanmaktadır. Akciğer kanseri tüm kanser türleri içerisinde ölüm oranı en yüksek olanıdır. Aslında bu tablo sigaranın vaktinde bırakılması ya da sigaraya hiç başlanılmaması ile önlenebilir. Sigara kullanmanın ayrıca yumurtalık kanseri ve bazı lösemi türlerinin yanı sıra; ağız, larenks (gırtlak), farenks (üst yutak), burun ve sinüsler, özefagus (yemek borusu), karaciğer, pankreas, mide, böbrek, mesane, serviks ve bağırsak kanserleri de dahil olmak üzere bir çok kanser türünü tetiklediği bilinmektedir. Kişi kendine bir iyilik yapmalı ve sigarayı yeni yılda içmeyeceğine dair söz vermelidir. Bırakmakta zorlanılıyorsa mutlaka bir uzmandan destek alınmalıdır."  tavsiyesinde bulundu.

“Stres kanseri tetikliyor”

Birçok hastalığın oluşmasında başrol oynayan stresin önemine de değinen Doç. Dr. Kaplan, ‘'Stresin,  kanseri de tetikleyebileceği bilinmelidir. Dengesiz beslenme ve sigara kullanımı gibi nedenlere stres de eklenince kansere yakalanma riski artmaktadır. Stresi kontrol altına almak ya da azaltıcı etkinliklerde bulunmak bu tehlikeyi azaltabilir. Stres yükü ağır olan kişiler doğa yürüyüşleri yapabilir, sevdikleri sanat dallarına odaklanabilir, çeşitli sosyal etkinliklere katılabilir. Bu sayede stres yükü azalacaktır ancak, daha ağır tablolarda mutlaka psikolojik destek için bir uzmana başvurulmalıdır." ifadelerini kullandı.

“Sağlık kontrollerinizi ihmal etmeyin”

Sağlığın ihmale gelmeyeceğini sözlerine ekleyen  Doç. Dr. Kaplan son olarak, "Özellikle anne, baba ve  kardeş gibi yakınlarına kanser teşhisi konulmuş olanlar mutlaka doktora başvurmalı, gerekli kontrolleri yaptırmalıdır. Belirli süreler dahilinde bu kontroller ihmal edilmemelidir. Ailede kanser öyküsü olmasa da, doktorun önereceği yaştan sonra kanser taramaları yapılması önemlidir. Erken teşhisin tedavinin başarısı açısından hayati önem taşıdığı bilinmelidir. " şeklinde konuştu.   (İLKHA)

En Çok Okunanlar