TARİHTE BUGÜN / 25 KASIM

TARİHTE BUGÜN  / 25 KASIM

TARİHTE BUGÜN / DOĞRUHABER / İSTANBUL / 25 KASIM

1893    Orhun Kitabeleri, Kopenhag Üniversitesi Genel Dilbilimi profesörü ve Danimarka Kraliyet İlimler Akademisi üyesi Wilhelm Ludwig Thomsen tarafından okundu. Thomsen, Orhun alfabesini çözdüğünü, Danimarka Kraliyet İlimler Akademisinde sunduğu bildiriyle bilim dünyasına açıkladı. Orhun Yazıtları, Göktürk Yazıtları ya da Köktürk Yazıtları, Türklerin bilinen ilk alfabesi olan Orhun alfabesi ile Göktürkler tarafından yazılmış yapıtlardır. Bilge Kağan ve Kül Tigin yazıtlarını Yolluğ Tigin yazmıştır. Yolluğ Tigin aynı zamanda Bilge Kağan'ın yeğenidir. Yazıtlarda bu abidelerin sonsuzluğa kadar kalması temennisi ile "Bengü Taşlar" denmiştir. Yazıtlar, 1889 yılında Moğolistan'da Orhun Vadisi'nde bulunmuşlardır. Bu yazıtlar II. Göktürk Kağanlığı'na aittir. Yazılış tarihleri MS. 8. yüzyılın başlarına dayanmaktadır. Yazıtlardan Kül Tigin Yazıtı 732 yılında, Bilge Kağan Yazıtı 735 yılında yazılmışlardır.

1922 : Kahramanmaraş'ta Fransız işgaline karşı ilk kurşunu atıp kurtuluş mücadelesinin fitilini ateşleyen Sütçü İmam şehid edildi. 31 Ekim 1919 günü 3 kadına Fransız-Ermeni lejyonerleri “Burası artık İslam memleketi değildir. Fransız müstemlekesinde peçe ile gezilmez!” diyerek kadınların peçelerini zorla açmak istemişlerdir. Olaya ilk müdahale eden Çakmakçı Sait; Fransız-Ermeni Lejyonerlerinin üzerine yürüdü. Üzerinde silahı olmayan Çakmakçı Sait silahlarıyla karşılık veren işgalciler tarafından yaralanmıştı. Bunu gören Sütçü İmam yanındaki silahıyla ateş açmış ve bir Fransız-Ermeni Lejyoner askerini öldürmüş, bir diğerini de yaralamıştır. Çakmakçı Sait şehid düşmüş yaralanan Ermeni ise ölmüştü. 1 Kasım 1919 tarihinde ölen Ermeni için büyük bir cenaze töreni düzenlendi. Ermeni ve Fransız askerleri Sütçü İmam'ı aramaya başlayınca Sütçü İmam bir atla Ağabeyli köyüne gitti. Ermenilerin ve Fransızların bütün çabalarına rağmen Sütçü İmam bulunamadı. 31 Ekim 1919'da işgalcilere ilk kurşunu atan Sütçü İmam, Kahramanmaraş'taki Kurtuluş hareketini başlatmıştır.

1925   Şapka giyilmesi konusundaki kanun, TBMM'de kabul edildi. Kanun, 28 Kasım'da yürürlüğe girdi. Kanun kabul edilirken, Rize'de şapka ve dayatılan diğer batı tarzı devrimlere karşı gösteriler yapıldı. Göstericilerden bazıları idam edildi. Şapka gibi batı tarzı giyinmek istemeyen bir halkın, sırf bu nedenle idam edilmesi dünya tarihinde benzeri görülmemiş bir zulüm olarak kaydedildi.

1936   Almanya ve Japonya, Avrupa kültürünü ve dünya barışını Bolşevik tehditten korumak amacıyla bir anlaşma imzaladılar. Böylece II. Dünya Savaşı'nın siyasi temelleri atılmış oluyor ve halklar kamplara bölünüyordu.

1943  Sir Winston Churchill, Franklin D. Roosevelt ve Çan Kay-şek Kahire'de bir araya geldiler; Japonlar teslim olana kadar savaşa devam kararı alındı. Japonların beklenmedik direnişini sonunda ABD, Japon halkının üzerine atom bombaları yağdırarak kıracaktır.

1948  Öğrenci velilerinin talebiyle, ilkokullara isteğe bağlı din dersi kondu. Halkın tepki ve öfkesiyle karşı karşıya kalan tek partili laikçi rejimin temsilcisi CHP, bu tepkiyi azaltmak için istemeyerek de olsa dini duygulara hitap edecek adımlar atsa da bu yeterli olmayacak ve ilk çok partili seçimlerde halk tarafından neredeyse siyaset sahnesinden silinecekti.

1967  Türkiye ve Yunanistan arasında Kıbrıs sorunu hayatiyetini sürdürüyor. ABD Başkanı Johnson'un Kıbrıs Özel Temsilcisi Cyrus Vance, Atina'nın önerilerini Ankara'ya getirdi. NATO Genel Sekreteri Brosio da arabuluculuk için Ankara'ya geldi. BM Güvenlik Konseyi, savaştan kaçınılması çağrısı yaptı.

1968  İstanbul'da Dr. Siyami Ersek ve ekibi, trafik kazasında ölen bir memurun kalbini bir işçiye taktı; hasta ancak 39 saat yaşayabildi.

1969   Beatles müzik grubundan John Lennon İngiltere'nin Biafra'ya müdahalesi ile Amerika'nın Vietnam politikasına verdiği desteği protesto amacıyla, İngiltere Kraliçesinin verdiği ünvanı reddetti.

1973  Yunanistan'daki ayaklanmalar sonunda Başbakan Georgios Papadopulos, cunta tarafından devrildi.

1979  Abdi İpekçi cinayeti sanığı Mehmet Ali Ağca, Kartal Maltepe Askeri Ceza ve Tutukevi'nden iç ve dış destek alarak kaçtı. Sonraları Milli İstihbaratın Ağca'yı kaçırttığı ve ülke dışında görevlendirdiği iddia edildi.

1998   Türkiye'de 55. Hükümet, gensoru ile düşürüldü. Başbakan Mesut Yılmaz, istifasını Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e sundu. Türkiye parlamento tarihinde gensoru önergelerinin kayıtları bir asır öncesine dayanıyor. 1909-2011 yılları arasında TBMM'ye 446 gensoru önergesi verildi. Önergelerle 2 hükümet düşürüldü. 1977 yılında Altan Öymen, CHP grubu adına ''içte ve dışta güvenliği sağlayamadığı, cephecilik anlayışıyla ulusal birliğimizi zedelediği, Türkiye'nin gelişmesini engellediği, halk çoğunluğunu yoksulluğa sürüklediği ve T.C. Devletini Anayasanın belirlediği kurallardan ve çerçeveden uzaklaştırmaya çalıştığı iddiasıyla'' dönemin Başbakanı Süleyman Demirel hakkında gensoru önergesi verdi. Önerge kabul edildi ve Süleyman Demirel Başbakanlığındaki İkinci Milliyetçi Cephe hükümeti düşürüldü. 30 Haziran 1997 yılında ANAP, DSP, ve DTP'nin oluşturduğu, ANASOL-D olarak da bilinen ve bağımsızlarla CHP'nin de desteklediği Mesut Yılmaz Başbakanlığındaki 55. Hükümet kuruldu. Bu döneme Türkbank ihalesindeki gelişmeler patlak verdi.
İşadamı Korkmaz Yiğit'in de açıklamalarının ardından DYP ve FP grubu 11 Kasım 1998'de, CHP grubu da 12 Kasım 1998'de, Mesut Yılmaz ve Devlet Bakanı Güneş Taner hakkında ''mafya ve çete liderleri ile yakın ilişki içinde ve Türkbank'ın satışı ihalesinde bir işadamına fiyat teklifi, para ve kredi temini konularında yardımcı olduğu'' iddiasıyla gensoru önergesi verdi. Önergeler Genel Kurulda birleştirilerek görüşüldü ve gündeme alınması kabul edildi. Yapılan oylamada, güvensizlik önergeleri salt çoğunlukla kabul edilerek, Mesut Yılmaz hükümeti düşürüldü.

  1999   Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Abdullah Öcalan hakkında verilen idam  cezası kararını onadı. İdam kaldırıldığı için verilen ceza ağırlaştırılmış müebbet hapse çevirildi.

2000 Adalet Bakanlığı, cezaevlerinde başlanan açlık grevine 805, ölüm orucuna da 57 kişinin katıldığını açıkladı. Bu eylemler, yeni yapılan özel güvenlikli F Tipi Cezaevlerini protesto etmek amaçlıydı.

2001 : Yıllardır hak ihlallerine karşı savaş açan ve başörtülü öğrencileri eylemlerinde yalnız bırakmayan Avukat Aydın Durmuş, yakalandığı elim hastalık sebebiyle vefat etti.
 

 

En Çok Okunanlar