Yakınlaşmanın faturası Kafkasyalılara kesiliyor

Yakınlaşmanın faturası Kafkasyalılara kesiliyor

Riyad Makaev - Doğruhaber/Analiz

Türkiye'nin 15 Temmuz sonrası Rusya ile yakınlaşması hız kesmeden devam ediyor. Rusya'nın Suriye'deki etkinliği Türkiye'yi bu yakınlaşmaya iten en önemli faktörlerden bir tanesi. Peki, Türkiye ve Rusya yakınlaşması Türkiye'ye sığınan Rusya muhaliflerine nasıl yansıyacak?

Geçtiğimiz günlerde İstanbul'da DAEŞ operasyon adı altında çoğu Kafkasyalı, aralarında kadınlar ve çocuklar olan, yaklaşık 80 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında göze çarpanlar Kafkasya'da Rusya'ya karşı savaşmış olanlardı. Böyle olunca ister istemez Erdoğan-Putin görüşmesi aklımıza geliyor.

Rusya'nın işgali altındaki Kuzey-Kafkasya'daki Müslüman muhalif grupların tek sığınabildiği yer Türkiye. Türkiye'ye sığınan ve artık Türkiye'yi ikinci memleket edinenler bu yakınlaşmadan etkilenecekler mi? Şuanda Türkiye'ye sığınan Kafkasyalı vatandaşlar arasında konuşulan tek konu bu olmuştur. Geri iadeler ve sınır dışı gibi olaylar yaşanırsa Türkiye'nin şimdiye kadar Kafkasyalı Müslümanlara göstermiş olduğu misafirperverlik ilk sınır dışı ve geri iade ile birlikte boşa çıkar.

HER SAKALLI-PEÇELİYİ GÖZALTINA ALIRSANIZ…

Kuzey-Kafkasya cumhuriyetlerinde ve Orta-Asya cumhuriyetlerinde diktatörlük olduğu artık bir sır değil. Dünyada tüm saltanatlar yıkılırken ve diktatörlüğe karşı sesler yükselirken Kafkasyalı ve Orta-Asyalı Müslümanların yaptıkları da aynı şeydi. DAEŞ'e karşı operasyon adı altında yürütülen operasyonlarla her sakallı ve peçeli kadınlar gözaltına alınmaya başlarsa ve bu özellikle yabancılara yönelik olursa bu kabul edilebilir uygulama Türkiye'ye gelen Arap turistlere de etki yapabilir. Güvenlik nedeniyle çoluk-çocuk gözaltına alınanları dört gün sonra serbest bırakarak Türkiye'nin imajını bozmanın gereği yok. Türkiye'nin istihbaratı ne güne bekliyor. Kadınları ve çocukları gözaltına almazdan önce bunların istihbaratını toplayamıyor mu? Yoksa bunlar Erdoğan-Putin görüşmesinden sonra yapılan anlaşmalardan mı, yoksa MİT Müsteşarının ve Genel Kurmay Başkanının Rusya'ya ziyareti öncesi yapılan bir göz boyama mı bilinmez. Ama Türkiye'yi bir Osmanlı memleketi olarak gören, Türkiye'ye sığınmış olan Müslüman kardeşlerimiz için bu bir şaka değil.

İki ülke arasındaki yakınlaşma hem ekonomi anlamında hem de işadamları için olmazsa olmazlardan. Dış siyaseti etkileyen ve ülkenin çıkarlarını koruyabilmek adına da önemli bir süreçtir. Ancak söz konusu insanların hürriyetleri kısıtlanır ve hakları sınırlandırılırsa, bu yakınlaşmadan elde edilenler Türkiye'ye bereket getirmez.

MAZLUM İNSANLARIN AHINI ALMAKTANSA RUSYA İLE OLAN İLİŞKİLERİNİZİ BİR DAHA DÜŞÜNÜN

Ayrıca, Türkiye unutmamalıdır ki Batı bu yakınlaşmayı hiç istemiyor. Rusya da şuanda Batı ile oluşan durum doğrultusunda Türkiye ile yakınlaşıyor. Yarın, durum değişirse Türkiye ortada kalabilir.  Türkiye'ye gelen Kafkasyalı Müslümanlar başka yerlere gitme imkânı bulamadıklarından buraya sığınıyorlar. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin kanunu veya kurallarını bilen insanlar onlar. Türkiye'nin Kafkasyalılara mülteci statüsü vermediğini de gayet iyi biliyorlar. Direk Avrupa'ya gitme imkânı bulsalar oraya giderlerdi. Türkiye'ye sığınan Kafkasyalılar Türkiyeli hayırseverlerin yardımlarıyla geçimlerini sağlıyorlar. Çalışma izinleri ve sağlık sigortaları da yok. Bu insanlar gerçekten mazlum insanlar, bunların ahını almaktansa Rusya ile olan ilişkilerinizi gözden geçirmeniz sizin için daha iyi olur.

En Çok Okunanlar