Şehid Fahrettin Çelik

Şehid Fahrettin Çelik

Orhan Özsoy / Doğruhaber

Şehadetin olduğu yerde rahmet vardır. Şehid, canını verirken; can verir ölmüş kalplere. Dünyalığa bulanmış imanlı gönüllere Ab-ı hayattır şüheda canı… Cennetin rayihası gelir şehadetin buhurdanlığından. Tüter de mest olur aşk ehli… Şehadet bir özlem düşürür gönüllerine, yakar kavurur bedenlerini; sılaya kavuşma günü gelene dek böyledir ahvalleri…

Batman karalar bağlasın seni kaybedişine, yüreğini dağlasın sen gidince. Yüzünün nuru, gönlüne düşen şehadeti anlatır şehidim… Şehadet düğünün var, kınalar yakılır nasırlı ellerine…

Bir hocası şehid Fahrettin için, “Ben sana ve kardeşine baktığımda sahabelerin kokusunu alıyorum.”demişti. Fahri bir imamın evladı olan şehid, köyler ve kasabalar gezdi çocukluğunda. İdil'in Batélé köyünde medrese eğitimi aldı bir müddet. Okula gideceği için medreseden ayrılacaktır şehid. Okul arkadaşlarına Kur'an dersi verir, birçok arkadaşı onun dersleri ile Kur'an okumaya başlar.

Her vakit namazını ayrı bir camide kılar, gittiği camilerde ders veren hocalara yardımcı olur. İmam Hatip Lisesinde bir yıl okuduktan sonra, okulu bırakıp çalışmak zorunda kalacak, çalışmak için bir süreliğine Edirne'ye gidecekti. Memleketine dönünce halasının kızı ile evlendi. İnşaatlarda, ağır işlerde çalışan şehid, gönülleri nurlandıran irşad çalışmalarına devam ediyordu. Bu çalışmalardan rahatsız olan birileri vardı. Tehditler geliyordu Şehid Fahrettin'e. Fahrettin ise tüm gayret ve çabası ile çalışmalara devam ediyordu.

Derken bir akşam vakti evinin avlusuna ördüğü duvar için kapı yapıyordu. Yalnız olduğu haberini almışlardı kara kalpli cellatlar. Şehadetle tanışma vaktinde 5 ekim 1992'yi gösteriyotdu takvim yaprakları.

En Çok Okunanlar