YÜKLENİYOR

Şehid Mola Şükrü Yavuz ve Şehid Molla Muhyeddin Demir

Şehid Mola Şükrü Yavuz ve Şehid Molla Muhyeddin Demir

DOĞRUHABER

Şehadet, dirilişin kanla yazılan öyküsüdür. Toprağı yaran filiz, gecenin büründüğü kara örtüleri kaldıran nur katresi. Zalimlerin yüreğine düşen korku, mazlumlar için tutuşan umut ateşidir. Kerbela varisleridir şehitler… Kara toprak kızıldır bu diyarda, rengini şehitlerin kanından alır. Şehitler… Tarihe hayat verenler, Allah'a verdikleri söze sadakat gösterenler…

ŞEHİT MOLLA ŞÜKRÜ YAVUZ – MOLLA MUHYEDDİN DEMİR

Suruç'ta şehadet türküsü yanar Molla Şükrü ile Molla Muhyeddin için… Damla damla birikir, denize döner içimizde biriken keder. Peygamber varisleri böyleydi. Zalimlerin maskelerini düşürür, kara yüzlerini herkese gösterirdi. Molla Şükrü ile Molla Muhyeddin tehditler alıyordu. Evvelden birkaç kez tehdit almıştı zaten. Bir alimin halk tarafından sevilmesi birilerini rahatsız etmişti demek ki…

Mukaddes bir yola girmişti Şehidler… Bir yürüyüşleri vardı ve bu yolda tehditlere, korkulara yer yoktu… Ölüm de yoktu bu yolda. Ölenler ölmezdi aslında… Ölümsüzlüğe doğarlardı…

“Ve sakın Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin; hayır onlar diridirler. Fakat siz bunu anlamazsınız.” (Bakara:154)

1993'ün Eylül'ünde cennet açmıştı kapılarını. Bir yatsı namazı sonrasıydı. Cami cemaatinden biri Molla Şükrü'yü evine davet etmişti. Molla Muhyeddin dışarı çıkmıştı. Soru sormak isteyen iki kişi ile karşılaştı. Molla Şükrü'yü görmek istediklerini söylüyorlardı. Molla Muhyeddin onları yanına alarak Molla Şükrü'nün yanına götürecekti. Molla Şükrü misafir olduğu evde otururken dışarıdan çağırılır. Molla Şükrü kapıya çıkar ve cennet kapıları açılır Molla Şükrü ile Molla Muhyeddin için. Namlular iki Peygamber varisine doğrulur. Şehadet defterine iki alim yazılır… 

Şehid Molla Şükrü Yavuz ve Molla Muhyeddin Demir'in şehid oldukları gün, takvimler  28 Eylül 1993'ü gösteriyordu.

En Çok Okunanlar
Page generated in 1498275555.12 seconds.