Çağlara hitap eden mimar: Koca sinan

Çağlara hitap eden mimar:  Koca sinan

Mehmet Emin Özmen - Doğruhaber /Araştırma

Kayıtlara göre Mimar Sinan bir devşirme olarak İstanbul'a getirilmiş. Önceleri Rumeli'nden devşirmeler alınırdı. Ancak Sultan Selim tahta çıktığında Anadolu'dan da devşirmeler alınmaya başlandı.

Böylece Kayseri'nin Ağırnas Köyünde 1489'da dünyaya gözlerini açan Abdulmennan oğlu Sinan, devşirme olarak İstanbul'a getirildi. Dedesi Yusuf, dülgerdi. Belki de mimarlık ile ilgili ilk intibalarını dedesinden almıştı. 1511'de “Acemi Oğlanlar Ocağına” girdi. Bu yıllarda mimarlığa heves etti. Bağ ve bahçelerde suyolları yapmak, kemerler inşa etmek istedi. Devrin üstatlarının nezaretinde han, türbe ve çeşme gibi imaretlerde çalıştı. Çeşitli seferlere katıldı. Her gittiği yerde, örneğin Suriye, Mısır, Irak, İran, Balkanlar, Viyana gibi yerlerde mimari eserleri inceleme fırsatı buldu. İstanbul'da kaldığı sürelerde ise devrin tanınmış mimarları ve özellikle Bayezid Camisi mimarı Hayrettin ile tanışma ve kendilerinin deneyimlerinden istifade etme imkânına sahip oldu.   

1538'de katıldığı Kara Buğdan seferi, sanatsal hünerinin ortaya çıkmasında önemli bir olayın gerçekleşmesine vesile oldu. Bu seferde, ordunun Prut nehrini geçmesi gerekiyordu. Bunun için günlerce uğraşıldı. Kanuni Sultan Süleyman bir köprü yapılmasını istedi. Bu görev Mimar Sinan'a verildi.  İki hafta gibi kısa bir süre içinde istenen köprü yapıldı. Kanuni'nin takdirlerini kazanan Sinan, aynı yıl Baş mimarlığa atandı. Bu görevi 49 yıl sürdü.

Mimarbaşılığına getirilmeden önce üç eseriyle öne çıktı:

1- Hüsreviye Külliyesi (Halep)

2- Çoban Mustafa Paşa Külliyesi (Gebze)

3- Haseki Külliyesi (İstanbul)

Mimarbaşılığına getirildikten sonra da üç eseriyle öne çıktı. Kendisi bu eserlerini çıraklık, kalfalık ve ustalık devreleri diye kategorilendirir. Şimdi kısa ve öz olarak bu eserleri tanıyalım.

1- Çıraklık Eseri-Şehzade Camii: Şehzadebaşı camii ve külliyesidir. Külliyede ayrıca imaret, tabhane (mutfak), kervansaray ve medrese vardır. Medrese ile diğer yapılar arasında bir sokak vardır. 1544-1548 yılları arasında Kanuni Sultan Süleyman tarafından ölen oğlu Şehzade Mehmet adına yaptırılmıştır.

2- Kalfalık Eseri-Süleymaniye Camii: Mimar Sinan tarafından “Kalfalık eserim” diye tanımlanan bu camii, İstanbul'daki en muhteşem eseri olarak kabul edilir. 27 metre çapındaki büyük kubbe binanın üzerine ahenkli bir şekilde oturtulmuştur. Yüksek bir mimari zevki ile yapılan Süleymaniye 1550-1557 yılları arasında yapılmıştır. Mimar Sinan'ın Mezarı da bu camiinin arkasındadır.

3- Ustalık Eseri-Selimiye Camii: Ömrünün son demlerinde, 1575'te yaptığı bu camii Edirne'dedir. Selimiye Caminin kubbesi, Ayasofya Camisinin kubbesinden daha büyüktür. 31,5 metre çapındadır. Minareleri üç şerefelidir ve ilginçtir ki üç kişi aynı anda birbirini görmeden minarelere çıkabilir.

Mimar Sinan'ın yaptığı eserler depreme dayanıklıdır. Zaten günümüze kadar sağ salim gelmeleri bunun kanıtıdır. Çünkü kendisi zamanında bilinen tüm deprem önlemlerini alarak yapılarını inşa ettirmiştir. Örneğin temelde kullandığı taban harcı sayesinde deprem dalgaları emilir ve etkisiz hale gelir. Ayrıca bu yapılarda drenaj diye tabir edilen bir kanalizasyon şebekesi de mevcuttur. Bu sayede yapının temelleri su ve nemden korunmuştur. Eserlerinde kullandığı bir diğer önleyici tedbir de hava kanallarıdır. Hava kanalları yapının içindeki rutubet ve nemi dışarı atarak, soğuk ve sıcak hava dengesini sağlamıştır.

Birçok Müslüman sanatçı gibi kendisi mütevazıdır ve isminin ön plana çıkmasını pek hoş görmez. Avrupalı sanatçılardan çoğu yaptıkları eserlerinin yanına heykellerini de yaptırmışlar ve sonradan yaptırılmıştır. Oysa sanatçılığının devasalığı nedeniyle “Koca Siran” diye anılan Mimar Sinan, kendisi için ölmeden önce çok mütevazı bir türbe yaptırmıştır. Büyükçekmece Köprüsü üzerinde kazılı mührü, onun aynı zamanda zikrettiğimiz mütevazı kişiliğini yansıtmaktadır. Çünkü mühürde şunlar yazmaktadır: “El-fakiru'l-Hakir Ser Mimaranı Hassa”, yani “Değersiz ve muhtaç kul, saray özel mimarlarının başkanı.”

17 Temmuz 1588 yılında İstanbul'da vefat eden Mimar Sinan, ardından 81 camii, 51 mescit, 55 medrese, 26 darül-kurra, 17 türbe, 17 imarethane, 3 darüşşifa (hastane), 5 suyolu, 8 köprü, 20 kervansaray, 36 saray, 8 mahzen ve 48 de hamam olmak üzere 375 eser bıraktı. Bu eserlerden olan Edirne'deki Selimiye Camisi, Dünya Kültür Mirası listesindedir.

1976'da Uluslararası Astronomi Birliği'nin aldığı kararla Merkür'deki bir krater Sinan Krateri olarak isimlendirilmiştir.

En Çok Okunanlar