• DOLAR 5.692
  • EURO 6.396
  • ALTIN 261.156
  • ...
Sınav ve tevekkül

Hasan Yılmaz / Doğruhaber / Rehberlik

Liselere giriş için yılın ilk sınavı, TEOG 8’inci sınıf I. Dönem Sınavı 26-27 Kasım’da yapılacak. Bu sınava giremeyenler için Mazeret Sınavı da 13-14 Aralık’ta gerçekleşecek. Her sınav öncesinde öğrenci kardeşlerimiz, insan olmanın tabii bir hâli tedirginlikler yaşayabilirler. Zihinsel ve bedensel yoğunluk yaşayacağımız bu süreçte, baş ağrısı, baş dönmesi, sabahları yorgun uyanma gibi sıkıntılarımız olabilir. Bu yüzden bol bol temiz havayı teneffüs edip sıvı şeyler tüketmeliyiz. Yaş itibariyle gençliklerinin baharını yaşayan bu kitlenin sonbaharla birlikte farklı iklimleri yaşaması olumsuz gibi algılansa da büyük sınavlara hazırlık için imkân oluşturduğundan sevindiricidir.

Bu ayın sonunda yapılacak olan sınav için genç kardeşlerimiz nasıl davranmalı? Aileler stresli, çocuklar için neler yapmalı? Sınav stresi için önlemler alınmalı mı? Sınava doğru nasıl beslenmeli? Sınav sadece psikolojik bir mücadeleden ibaret mi? Neden psikolojik analizler kabul görür de teolojik izahlar dikkate alınmaz? Öğrencileri anlama noktasında her bilgi sahibinin bu soruyu kendine sorması özellikle ailelerin derinlemesine açılımlar yapması gerekir.

Bizler yaptığımız araştırmalarımızın öncüllerini sonuçlayarak sınavların sadece psikolojik boyutunun olmadığını, çeşitli boyutlarının öğrenciyi etkilediğini özellikle din kültürü ve ahlak bilgisinden çıkacak soruların kazanımlara bakılmasını bu algının sınav için uzun vadede bir tedavi özelliği taşıdığına inanıp ailelerin bu konuyu içselleştirmelerini tavsiye ediyoruz. Bu kazanımları harmanlayarak ihtiyaçlar doğrultusunda izah etmeye çalışacağız inşallah.

Bu süreçte en çok hissedilenler heyecan, stres, ya olmazsa korkusudur. Aslında buna sebep olan sınavdan ziyade bireylerin sınava yüklediği anlamdır. Bu anlamın başarısızlıklar üzerine yoğunlaşması çabalarımızın yetersiz olduğu inancını doğurur. Bu inanç aslında yaşanılan başarısızlıktan çıkan bir öğrenme sonucudur. Üst üste yaşadığımız başarısızlıklar bize başarısız olduğumuzu öğretir. Buna öğrenilmiş çaresizlik denir. İnsanın yapabileceği bazı şeyleri yapamayacağına inanması, bir işi yapmaya teşebbüs ederken cesaretinin kırılması, kişinin başarısız olmasına neden olur. İngilizcede üst üste başarısız olan birisinin ‘’Ben İngilizce öğrenemem!’’ demeye başlaması, deneme sınavlarında hedefindeki puanı alamayan öğrencinin ‘’Başarısız olacağım !’’ diye inanç geliştirmesi birer öğrenilmiş çaresizliktir. Aslında gücümüz yaşayacaklarımızı çözmeye yetecek düzeydedir. Kendimize, bu soruyu akranlarım çözüyorsa ben de çözebilirim, diyebilmeliyiz. Her şeyden önce sahip olduklarımızın ve olmadıklarımızın farkında olmalıyız.

Bu anlam, zihinsel dünyamızla alakalı olduğundan bir irade meselesidir. TEOG sınavına giren bütün öğrenciler külli iradenin cüzi iradeyi kapsadığını düşünerek ellerinden geleni yapmalıdırlar. Kardeşlerimiz Allah’ın “Rahman” sıfatını gözeterek hareket etmelidirler. Başarının anahtarını elde etmek istiyorlarsa bu süreçte az uyup az konuşup az yiyip tevekkülü elden bırakmamalıdırlar.

Allah, her şeyi bir ölçüye göre yarattığı için bütün 8. sınıf öğrencileri ölçünün insanın kaderi anlamına geldiğini bilir. Kadere imanın, imanın şartlarından biri olduğu hatırlatmak isterim. Bütün olayların belirli yasalara göre gerçekleştiğini bu yasaların fiziksel, biyolojik ve toplumsal olduğunu ve toplumun bireyleri olarak Sünetullah’ a ‘’ iman’’ ederek sınavın mahiyetini kavrayarak sınava girmek dileğiyle.

Selam ve dua ile…

Markanız bizimle şehrin markası olsun
ŞEHİR MARKALARI
Reklam İletişim 0212 562 60 06

Bu haberler de ilginizi çekebilir