Gazze Şeridi’nde iki yıl süren ağır bombardımanın ardından sağlanan ateşkese rağmen temel gıda ürünlerinin girişini de kısıtlayan sıkı ablukasını sürdüren işgal ordusu, saldırı ve ihlalleriyle sivilleri hedef almayı sürdürüyor.
Saldırılarda evlerini kaybederek yerlerinden edilen Filistinliler, yoksulluğun ağır yükü altında ezilen aileleri için birkaç parça ekmek alabilmek adına saatler süren kuyruklarda bekliyor.
Sınır geçişlerine getirilen kısıtlamalar nedeniyle Gazze Şeridi’ne giren un miktarı ciddi şekilde azalırken, bölgede yaşanan ekmek krizi son haftalarda daha da arttı.
Filistinli yerel kaynaklar da fırınların çalışması için gerekli yakıtın temin edilememesi nedeniyle Gazze Şeridi’nde ekmek krizinin her geçen gün daha da ağırlaştığını belirtiyor.
Gazze’deki hükümetin Medya Ofisi, son haftalarda derinleşen ekmek krizinin nedeninin, ABD merkezli sivil toplum kuruluşu Dünya Merkezi Mutfak (World Central Kitchen-WCK), Dünya Gıda Programı (WFP) ve bazı diğer kuruluşların günlük un desteğini kesmesi olduğunu ifade etti.
Medya Ofisinin 12 Nisan tarihli açıklamasında, WCK'nın daha önce günlük 20 ila 30 ton arasında sağladığı un desteğini tamamen kestiği, WFP'nin ise günlük un desteğini 300 tondan 200 tona düşürdüğü, bazı kuruluşların da Gazze Şeridi’ndeki ekmek ve un yardımlarını durdurduğu belirtildi.
Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’nin (OCHA) 10 Nisan’da yayımladığı raporda, Gazze Şeridi’ndeki yaşam koşulları vahim olarak nitelendirildi.
Raporda, bölgede yaşayan ailelerin büyük bölümünün yerinden edildiği ve insani yardımlara muhtaç şekilde hayatta kalmaya çalıştıkları kaydedildi.
Mart ayının başından itibaren Gazze Şeridi’nde bazı temel ürünlerin ciddi şekilde azaldığı ve fiyatlarının arttığı vurgulandı.
BM Dünya Gıda Programı’nın daha önce yayımladığı raporda, Gazze Şeridi’nde 37 bini hamile veya emziren kadın, 100 bini çocuk olmak üzere toplam 1,6 milyon kişinin ciddi düzeyde gıda güvensizliğiyle karşı karşıya olduğu uyarısı yapılmıştı.
Raporda, bu sayının Gazze Şeridi nüfusunun yüzde 77’sine karşılık geldiği vurgulanırken, bölgedeki fırınlara un tedarik edildiği ve perakendecilerle işbirliği yapılarak en yoksul ailelerin ekmeğe erişiminin sağlanmasına katkı sunulduğu aktarıldı.