GAZZE VE RAMAZAN

Abone Ol

Büyük bir hüzünle bir Ramazan Ayı’na daha girdik. Bu Ramazan Ayı’nın bütün bir ümmeti, özellikle Gazze’yi ve tüm Filistin’i özgürlüğüne kavuşmasına vesile olmasını diliyorum. Bu oruç ayının manevi ikliminden hakkı ile istifade etmeyi ve ümmetin kan ağlayan bütün beldelerindeki müslümanlarla empati kurmayı bize nasip etsin inşaalllah.

Gazze’de yaralı bir anne feryatla: ”Sizden yardım istemiyoruz. Artık başımıza bombalar yağmasın yeter.” Sözde ateşkes antlaşması yapıldı. Ancak siyonist katil yahudiler bir gün bile bu ateşkese uymadılar. Derme çatma çadırlara sığınan müslümanları, hemen her gün alçakça bombalamaya devam ettiler. Çoğu çocuk yüzlerce insanın bu süre içerisinde açlıktan ölmesi yetmezmiş gibi bombalamalar sonucu yüzlerce insan da çadırlarda yanarak öldü.

Gazze’de ‘Ramazan’ büyük bir hüzün içerisinde başladı. Tamamen yıkılmış evlerin arasında kurulan sofralarda, geride kalanlar bir araya gelerek bulabildikleri gıdalarla iftarlarını açıyorlar. Ama tünellerde bekleyen mücahitlerin açlıktan şehit oldukları haberleri de gelmeye devam ediyor. Ve israf sofralarımızda artakalan yemeklerle rahatlıkla beslenebilecek olan bu açlıktan şehid olan mücahitlerle aynı cennete talip olduğumuzu düşünüyoruz.!!!

Hele yanmış yıkılmış cami enkazları üzerinde, geride kalanların büyük bir azimle ve mahzun bir şekilde namaz kılmaları ve sadece Allah’a dayanarak hayata tutunmaları ve yine çadır önlerinde Kur’an okuma halkaları oluşturarak, Kur’an’a dört elle sarılmaları, bu insanların imanlarının büyüklüğünü ve ümmetin geride kalanların da acziyetini göstermektedir.

Sözde ateşkes antlaşmasıyla Gazze’ye gıda girişi serbest bırakılacaktı. Ancak şimdiye kadar gıda girişine izin verilmedi. Açlığı bir silah olarak kullanan siyonist katiller, Gazze’ye gıda, su, ilaç ve enerji ihtiyacını karşılayacak akaryakıt girişine, ateşkesin amir maddelerine rağmen izin vermiyor. Sözde garantör/gözlemci ülkeler de sesini çıkaramıyor. Zulüm üstüne zulüm devam ederken, Gazze’de Müslümanlar açlık içerisinde oruçlarını tutmaya devam ediyor.

Bu arada sözde Gazze Barış Kurulu da ilk toplantısını yaptı. Ve hiç de sürpriz olmayan bir açıklama yaparak: “HAMAS’ın silah bırakmasının sağlanması ve siyonist katillerin güvenliğinin sağlanması” gerektiğini açıkladı. On binlerce Müslümanın katledilmesi, Gazze’nin tamamının yakılıp yıkılması, açlıktan çocukların ölmesi ve açlıktan her gün ölüm haberlerinin hâlâ gelmeye devam etmesi ise bu sözde barış kurulunun!? gündemine bile gelmemiş.

Hatta açıklamanın satır aralarında aslında şunu demek istiyorlar: “Gazze’de, katil siyonistlerin HAMAS’ı bir türlü bitirmeyi başaramadığını, bu kurul eliyle gerçekleştirmektir.” Yoksa Gazze ve bütün Filistin’deki katliamların, yıkımların ve vahşetlerin gerçekleşmesinde siyonist katil yahudilerden daha fazla destek sağlayan katil Amerika’nın siyonist tasmalı başkanı, Müslümana barış mı getirecek?

Tabi Gazze’deki soykırımı üç yıldır göremeyen ama Ramazan hilalini görme kabiliyetini ortaya koyan!? kimi şarlatanların toplumu manipüle edip etkileme becerilerini görünce de bu sözde barış kurulunun Gazze’yi teslim alma noktasında, ümmetin genelinden bir itirazla karşılaşmayacağını da büyük bir üzüntüyle görmekteyiz.

Küfrün hesabı budur. Gazze’deki mücahitlerin cihadı, yetimlerin feryadı, kan ağlayan annelerin duası, beli bükülmüş ihtiyarların ahı ve Allah’ın hesabı bütün hesapların üstündedir. “Allah mühlet verir ama ihmal etmez.” Hayırlı Ramazanlar…