İslam ülkelerinin yetersiz tepkilerinden güç bulan siyonist işgalci israil ordusu Gazze'deki ateşkesi ihlal ederek vahşi saldırılarını sürdürmeye devm ediyor.
Gazze Sağlık Bakanlığı, bugün yaptığı açıklamada, 10 Ekim’de ateşkesin ilan edilmesinden bu yana güncellenen verilere göre toplam şehit sayısının 933’e, yaralı sayısının ise 2 bin 868’e ulaştığını, ayrıca enkaz altından 781 cenaze çıkarıldığını bildirdi.
7 Ekim 2023’te soykırım saldırısının başlamasından bu yana birikimli düzeyde ise şehit bilançosu 72 bin 942’ye, yaralı sayısı ise 172 bin 967’ye yükseldi.
Sahadan gelen veriler, güvenlik koşulları ve etkilenen bölgelere ulaşımdaki güçlükler nedeniyle ambulans ve sivil savunma ekiplerinin şu ana dek kendilerine ulaşamaması sonucu, hâlâ enkaz altında ve yollarda naaşların bulunduğuna işaret ediyor.
-
Gazze'nin yüzde 70'ini kontrol altına alma planı
Gazze Şeridi'nde devam eden saldırılar ve işgal politikaları sürerken, siyonist rejim yönetiminin bölgenin yaklaşık yüzde 70'ini kontrol altında tutmayı öngören planı yeniden gündeme geldi.
İşgal yönetiminden gelen açıklamalar ve sahadaki uygulamalar, Gazze'nin coğrafi yapısında kalıcı değişiklikler hedeflendiğine ilişkin değerlendirmeleri güçlendirdi.
Planın Gazze'deki Filistinli nüfusun büyük bölümünü bölgenin yalnızca yüzde 30'luk kısmında yaşamaya zorlayacağı belirtiliyor.
Bu durum, iki milyondan fazla Filistinlinin son derece dar ve yoğun bir alana sıkıştırılması anlamına geliyor.
Plan kapsamında geniş tampon bölgeler ve askeri kontrol alanları oluşturulmasının hedeflendiği ifade ediliyor.
Yeni göç dalgası endişesi
Uzmanlar, Gazze'deki yaşam alanlarının daraltılmasının Filistinliler üzerinde yoğun bir baskı oluşturacağını ve bunun kitlesel göçü teşvik eden bir mekanizmaya dönüşebileceğini belirtiyor.
Son dönemde çeşitli çevrelerde Filistinlilerin Gazze dışına çıkarılmasına ilişkin senaryoların tartışılması da bu endişeleri artırıyor.
Bu kapsamda Somaliland ile siyonist rejim arasında son dönemde gelişen diplomatik temaslar dikkat çekiyor.
Siyonist rejimin Somaliland'a yönelik attığı adımlar, Gazze'nin geleceğine ilişkin tartışmalarla birlikte değerlendirilirken, Filistinli çevreler bunun nüfus transferine yönelik uzun vadeli planların parçası olabileceğini ifade ediyor.
"Açlık ve kuşatma bir baskı aracına dönüştürüldü"
Siyasi analist Visam Afife bölgede yaşanan insani krizin bilinçli şekilde derinleştirildiğini söyledi.
Afife, yardım girişlerinin kısıtlanması, temel ihtiyaç malzemelerindeki yetersizlik ve devam eden saldırıların Gazze'deki koşulları her geçen gün daha da ağırlaştırdığını ifade etti.
Afife'ye göre Gazze'de yaşanan süreç yalnızca askeri bir saldırı değil, aynı zamanda Filistin toplumunun sosyal ve ekonomik yapısını çökertmeyi hedefleyen kapsamlı bir baskı politikası niteliği taşıyor.
Filistinli çevreler, bölgenin geleceğine ilişkin alınacak kararların Gazze halkının iradesi dışında şekillendirilmesine karşı uluslararası toplumun daha güçlü bir tutum sergilemesi çağrısında bulunuyor.



