Gazze: Ateş Kesilmedi, Gözyaşı Dinmedi

Abone Ol

Sözde "ateşkes" dediler. Günlerce yazıldı, çizildi, manşetler atıldı, masalar kurulup kaldırıldı. Kameralar karşısında şık takım elbiseleriyle boy gösteren garantör devletler, kendi statülerini, diplomatik mevzilerini ve en nihayetinde o hiç durmayan ticaret çarklarını döndürmeye devam ettiler, ediyorlar.

Peki, ya sahada? Sahada ne acı dindi ne gözyaşı kurudu. Ne akan kan durdu ne de her saniye bir canı hayattan koparan o vahşet... Açlık, susuzluk ve mahrumiyet bugün Gazze’de en saf en acımasız haliyle yaşanıyor. İmtihanları artıyor her gün, imtihanımız artıyor.

Biz yorulduk yazmaktan, konuşmaktan.

Onlar yorulmadı yaşamaktan, bedel vermekten.

Ne çare olduk ne çare sunduk;

Baktık, izledik, kahrolduk.

Birileri ateşkes dedi acıların üstünü kapatmaya çalışarak; fakat annelerin gözyaşı dinmedi.

Birileri anlaşma dedi; fakat çocukların çığlıkları susmadı.

Birileri barıştan söz etti; fakat ölüm, Gazze sokaklarını terk etmedi.

Bugün hâlâ açlık var. Bugün hâlâ susuzluk var.

Bugün hâlâ yıkıntılar arasında yaşam mücadelesi veren insanlar var.

Ve bugün hâlâ, dünyanın gözü önünde, insanlığın vicdanını utandıran görüntüler yaşanmaya devam ediyor.

Öyle bir vahşet ki; anne ve babasının kucağındaki yedi aylık bir bebeği hedef alabilecek kadar acımasız...

Öyle bir zulüm ki; yaşlıyı, kadını, çocuğu birbirinden ayırmayacak kadar pervasız...

Ve bu haliyle Gazze bugün kendi acısıyla baş başa bırakılmış durumda.

Sahi, Kimse Kaşını Çatmayacak mı?

Kızmayacak mı artık kimse bu mazlum insanlar için? En azından şu adı her neyse, o "ateşkes" sürecinde olsun sesini yükseltecek bir irade çıkmayacak mı?

Yahu, siz bu insanlarla bir anlaşma yapmadınız mı? Masaya oturup imzalar atmadınız mı? O zaman sormazlar mı adama: "Niye kesmiyorsunuz bu ateşi?" diye. Bu soruyu sömürgeci odakların yüzüne haykıracak bir vicdan kalmadı mı dünyada?

O zaman biz buradan, Gazze’nin yalnızlığına ağlayan yüreklerin sesi olarak soralım: Siz neyin, kimin garantörüsünüz?

Tarihin en büyük soykırımlarından biri canlı yayında izlenirken, diplomatik koridorlarda dönen o kirli pazarlıklar neyi garanti altına alıyor? Koltuklarınızı mı, çıkarlarınızı mı?

Gazze İçin Şu an Garanti Olan Tek Bir Şey Var: Acı!

Ne bir barış umudu ne güvenli bir liman ne de bir tas temiz su...

Evet, bugün Gazze’de garanti olan tek şey; her an tepenize yağabilecek bir bomba, her an kapınızı çalabilecek bir ölüm, her gün daha da katmerleşen bir acı ve yalnızlıktır.

Bizler sadece izliyoruz. Kelimeler tükendi, satırlar mahcup, kalemler kırık. Gazze insanlığın turnusol kağıdıdır ve dünya bu kâğıdın üzerinde kirli, sessiz ve suçlu bir leke olarak kalacaktır. Onlar bedel öderken, bizler bu sessizliğin bedelini ahirette nasıl ödeyeceğiz?