Fergenekon`un Özel Harekât aşkı

Abone Ol

İktidar da muktedir olmayınca, elde oyalanmaktan başka bir şey gelmiyor.

Otuz yıl önce bir kaç eşkıya olarak ortaya çıkan PKK; zamanın şartlarına uygun şiddet hamleleriyle Kandil`de düzenli ordu, kimi yerlerde yerel mahkeme ve şehir yapılanması kurdu. Bu, yeterli görülmüyor ki, başka adımlar atılıyor.

Özel harekat adımından bahsediyorum. Başbakan açıkladı.

Bu yöntem evvelden beri ara sıra dile getiriliyordu. O kadar yorumcu olunca haliyle her tür ipe sapa gelmez düşünce bile bir kaç kez dile getiriliyor. Ancak son aşamada bu düşünceye canhıraşane sarılmış bir kesim görüyorum. Göklerin her ismine uygun bir medya organı çıkaran malum grup başlamış, methiyeler eşliğinde 'özel harekatın gerekliliğini' anlatmaya. Özel harekat kurulacak. 'şak şak şak' Okudukça, dinledikçe şaşırıp kalıyorsunuz.

Özel harekatı Özal kurmuş. (Özal`ın yaptığı her şey de iyidir ya demek ki bu da iyidir.)

Manevra kabiliyeti fazlaymış. (doğrudur zulümde PKK ile yarış halindeydiler)

Zamanında teröre karşı çok başarılı olmuş (zamanında PKK`nın neden azaldığını bölge halkına sorsunlar; sokakta boş gezen adam dahi bunu bilir)

TSK da buna karşıymış. (halkın TSK`ya karşı antipatisi de var ya; onlar istemiyorlarsa iyidir.)

Eğitimli PKK`lılara karşı deneyimsiz asker göndermek tehlikeliymiş, onların hayatını riske etmekmiş. Ve daha bir sürü makul(!) sebep. Nasıl da sağdan yanaşıyorlar, görüyor musunuz? Sanki biz özel harekatın ne demek olduğunu bilmiyoruz. O timlerin nasıl teröristten daha terörist olduklarını görmedik. Mesela; kendisini sollayan dolmuş şoförünü durdurup öldüresiye dövdüklerini... Adam zaten en ufak bir itiraz etse öldürülecekti. Ve mesela ben; okumuş, insan haklarından haberi olmuş bir genç olmanın refleksiyle ona en ufak bir şey söylesem; eminim ki ona yaptığının aynısını bana da yapacak. Ancak hiçbir şey olmamış gibi indim, köy yolundan yürüyerek gittim. Nasıl da zulümle sindirmişlerdi bizi, nasıl da susturulmuştuk en acı zulümlere karşı! Hele o zalimden daha zalim köy korucusunun da bir yandan adamı tekmelemesi yok mu? İşte beni asıl yaralayan da oydu.

Her kılığa girip cinayet işledikleri bölge bizim bölgemizdi tabi. Batıda oturan 'zaman'e beyefendiler, bu canileri ancak izne ayrıldıklarında görüyorlardı. Cinayetten, işkenceden, hakaretten, kirli ticaretten izinli olduklarında, dinlenmek için batıya gidiyorlardı.

Görev sonrası nasıl kirli tezgahlar kurdukları, bir kaç ayda bir çıkan suç örgütlerinden de anlaşılıyor. Nasıl olsa bu işlerin kurdu olmuşlar, devlet içinde de baya adam edinmişler ya; bu fırsatları değerlendirmek gerekirdi.

Buna rağmen bizim akil sandığımız beyefendiler başlamışlar özel harekatı 'isteeriz!, isteeriz!' tezahüratı ile desteklemeye. 'Milletin gözbebeği' dedikleri ordudaki derin yapının cürümlerini durmadan eleştiriyorlar. Ama zamanında özel harekatın Güneydoğu`da yaptığını göremiyorlar. Gözlerinde hatta gözbebeklerinde sorun var bunların.

Gözlerini hırs bürümüş ya da. Bürümüş ki; masa başında, ışıkları kapatıp ruh çağıran sorumsuz gençler gibi, o şiddet ruhunu çağırıp duruyorlar.

'Gel Ey Ruh. Geel!' Gel de; Güneydoğu tekrar yargısız infazların, faili meçhullerin karanlık sokağı olsun. Gel de Jitem ve PKK ile beraber uyuşturucu ticareti yapılsın. Uygulayacağınız şiddet ile PKK`ya propaganda malzemesi çıksın. Köyleri boşaltın. Biz de şehirlere gelen Kürtleri, 'Dağ Türkler'i olduklarına inandırıp aramıza alalım.

İnanmayanları; kışkırtıp PKK militanı olmaya zorlayalım. Zulmünüz sebebiyle batı illerine göçmüş dindarlara saldırsınlar. KCK onları organize eder nasıl olsa.

Bunları bir kenara bırakalım da; siz neden içinizdeki asıl şeyleri söylemiyorsunuz? Söylesenize, 'Ahh! Biz de bu karanlık ortamdan faydalanıp kendi Ergenekon`umuzu kursak. Eğitim camiasından sonra ele geçirdiğimiz bu emniyet teşkilatını biraz daha güçlendirsek de, kimse ağzını açıp bize bir şey söyleyemese' diye.

'Gerçi hazır polislerimiz, savcılarımız, hakimlerimiz var ama onlarla biraz uzun sürüyor. Hem tepkiler falan geliyor. Hoş olmuyor. Ağız tadıyla bir zülüm edemiyoruz. Şöyle; hesap sorulamayan, ağır silahlı canavarlar olacak ki! Ahhh! Ne güzel olur değil mi? Keşkee!'

Allah iman, vicdan versin. Sizin gibilere ne denir bilmiyorum ki.