Eyvah! Kızım Büyüdü…

Abone Ol

Hamd âlemlerin Rabbine, salat ve selam da O’nun pak Rasulüne olsun.

Çocuklarımız, gözümüzden bile esirgediğimiz, doğduğundan itibaren oturmasını, emeklemesini, yürümesini dört gözle beklediğimiz, bize ‘anne/baba’ dediği günlerin hayaliyle yaşadığımız, hele konuşmaya başlayınca tadına doyamadığımız en güzel varlıklar… Yaklaşık iki yaşına gelince artık anlaşılır konuşmasıyla herkesi kendine çeken ne sevimli bir bireydir çocuk.

Yeni dillenmeye başladığında ettiği hakaretler bile hoşa gider. Özellikle bazı aile büyükleri, çocuğu birilerine kötü söz söyleterek kendilerine eğlence çıkarırlar. Hassas aileler bunu tasvip etmese de birçok kişi için çocuğun hakaret etmesi hatta küfretmesi sevimlilik olarak görülür. Bebekken küfürleri bile tatlı gelen çocuk büyüdüğünde fikirleriyle aile dışına itilir. Hatta fikir beyan etmesine bile izin verilmez.

Başlığa bakarak birtakım çıkarımlarda bulunmuş olabilirsiniz. Ancak biliyor musunuz, günümüzde fark edilmeyen bir yanlış da çocuğun aileden farklı fikirlerinin olmasını ve yanlış şeyleri benimsemesini kabullenemememizdir. Anlaşılması zor bir cümle gibi oldu sanki. Kısaca şöyle söyleyeyim: Çocuğumuzun farklı fikirlere sahip olması, onun büyüdüğünün göstergesidir. Çocukken annesiyle sohbetlere giderken başını kendi isteğiyle örten kızımızın ergenlik yıllarında açılıp saçılmak istemesi, onun büyüdüğünü gösteriyor. Çocukken biz nereye o oraya… Ancak büyüdükten sonra yollar ayrılabiliyor. Bu da aslında çocuğun değil, daha çok bizim suçumuz. Ama bedeli yine çocuk ödüyor.

Bebekliğinden erken ergenlik dönemine kadar sürekli yanımızda olan çocuğu o süreçte yetiştirememiş olmamız, ona iyi arkadaşlarla dolu bir çevre oluşturmamamız, gerekli ilgi alakayı ona göstermeyip çoğunlukla başkalarına göstermiş olmamız, çocuğa sevgi dili değil de emir dilini kullanmamız çocuğun suçu değil, bizim suçumuz.

Başka bir husus, onu kötü arkadaş çevresi kadar ekrandan da uzak tutmayışımız. Bebeklikten itibaren eline telefon tutuşturmanın sonunda başımıza gelen her şey de bizim suçumuz. Bir yiyecek bile alsanız ambalajında “Serin ve kuru yerde saklayınız.” gibi uyarılar yazar. Etten kemikten, duygu ve düşünceden oluşan bir varlığı daha çok korumak gerekmiyor mu? Helikopter ebeveyn olalım demiyorum. Sadece çocuğumuzu iyi ortamlarda, iyi besinlerle ve iyi koşullarda yetiştirelim diyorum.

“Kızım örtünmek istemiyor.” sözünü sıkça duyar olduk. Bunun nedenini araştırmak yerine çocuğa yüklenmek bir çözüm olacak mı? Asla! İşi daha da yokuşa sürecek.

Kızımız örtünmek istemiyorsa

1. Geçmişten örtü sevdirilmemiş.

2. O çocuk çok fazla ihmale uğramış.

3. Çocukluğundan itibaren fikirlerine değer verilmemiş.

4. İslam’ın şiarlarının hikmetleri anlatılmamış ve direkt ‘Yapacaksın!’ denilmiş.

5. Çocuğumuz kötü arkadaşlar edinmiş olabilir. Buraya kadar böyle geldiyse de bundan sonrasını doğru yönetmek, Allah’ın izniyle yavaş da olsa sorunun çözümüne katkı sağlayacaktır. İnşâallah bu kısım haftaya kalsın. Selametle…