Trump'ın damadı Jared Kushner ile kızı Ivanka Trump'ın Arnavutluk kıyılarındaki Sazan Adası ve çevresinde geliştirmeyi planladığı dev turizm projesi, son haftalarda ülkenin en büyük siyasi ve çevresel tartışmalarından biri haline geldi.
Arnavutluk hükümetinin desteğiyle ilerleyen projede, yıllarca askeri bölge olarak kullanılan ve halka kapalı kalan Sazan Adası'nın ultra lüks oteller, villalar, marinalar ve yüksek gelir grubuna hitap eden turizm tesisleriyle dönüştürülmesi hedefleniyor. Projenin yalnızca ada ayağının yaklaşık 1,4 ila 1,6 milyar dolar büyüklüğünde olduğu belirtilirken, bazı resmi açıklamalarda toplam yatırım hacminin 4 milyar euroyu bulabileceği ifade ediliyor.
Ancak proje kamuoyunda ekonomik getirilerden çok çevresel ve siyasi boyutlarıyla tartışılıyor.
Binlerce kişinin katıldığı gösterilerde protestocular, "Arnavutluk satılık değil" ve "Ülkemizi Dubai'ye çevirmeyin" sloganlarıyla hükümeti ve yatırımcıları hedef aldı. Özellikle Sazan Adası ile Vjosa-Narta ve Zvërnec bölgelerinin ekolojik açıdan hassas alanlar olması nedeniyle çevre örgütleri alarm veriyor. Flamingolar başta olmak üzere çok sayıda göçmen kuş türünün yaşam alanı olan bölgede inşaat faaliyetlerinin biyolojik çeşitliliğe zarar vereceği savunuluyor.
Tepkilerin bir diğer nedeni ise süreçteki şeffaflık tartışmaları. Muhalif siyasetçiler ve sivil toplum kuruluşları, projeye verilen stratejik yatırımcı statüsünün normal prosedürleri hızlandırdığını ve kamuoyunun yeterince bilgilendirilmediğini öne sürüyor. Arnavutluk'ta özel savcılık makamının proje kapsamında bazı süreçleri incelemeye aldığı da bildirildi. Ayrıca bölgedeki bazı aileler, proje sahasında bulunan arazilerin mülkiyeti konusunda hukuki ihtilaflar bulunduğunu savunuyor.
Tam da bu noktada sosyal medyada dikkat çekici bir söylem ortaya çıktı. Projenin son derece seçkin ve yüksek gelir grubuna hitap eden kapalı bir tatil kompleksi olarak tasarlanması, kamu erişiminin kısıtlanabileceği endişeleri ve yatırımcıların siyasi bağlantıları nedeniyle bazı kullanıcılar projeyi "yeni bir Epstein adası" olarak nitelendirmeye başladı.
Epstein'ın adasıyla ilgili bulgular; insan kaçakçılığı, cinsel istismar ağı ve organize suçlara dayanıyor. Arnavutluk'taki proje hakkında şu ana kadar gündeme gelen eleştiriler çevresel riskler, arazi anlaşmazlıkları, kamu yararı elitlere hitap etmesi ve özellikle şeffaflık eksikliğiyle "yeni bir Epstein adası" söylemi kamuoyundaki öfkeyi ve elitlere yönelik güvensizliği yansıtıyor.
Sazan Adası, bugün yalnızca bir turizm yatırımı değil; küresel sermaye, siyasi nüfuz, çevre koruma ve kamu kaynaklarının kullanımı konularındaki tartışmaların sembolü haline gelmiş durumda. Arnavutluk'ta büyüyen protestolar, önümüzdeki dönemde bu projenin Avrupa kamuoyunda da daha fazla sorgulanacağının işaretlerini veriyor.