Birbirlerinin yanına gelmemesi gereken iki kelime. Aynı cümle içerisinde kullanılması bile kulak tırmalayıcı.
Ancak birincisi; pis, kir, pasak, iğrenç, murdar, tiksinti, kötü, berbat, kerih gibi kelimeleri çağrıştırırken, ikincisi; temiz, saf, nezih, arı, duru, pak ve paklayıcı gibi hoş şeyleri akla getiriyor. Kısacası biri kirli diğeri temizleyici.
Saygıdeğer okurlarım. Bu dünya çok kirletildi. Çok çirkef bir hal aldı. Hele hele şu Epstein olayını, fotoğraflarını, belgelerini okudukça, insanın kıyametin kopması için dua edesi geliyor.
Biliyorum daha önce de içinde yaşadığımız dünya kirli idi. Tarih boyunca dünyayı kirletenler çıkmışlardı. Fakat hiçbir kir bu kadar iğrençlik barındırmıyordu diyebilirim.
Hele hele masumların üzerinden, kanlarının heder edilmesinden, küçücük yavruların organlarının çalınmasından dolayı yapılan ticaret, kazanılan paralar ve elde edilen zenginliği duydukça, içimde tarif edemediğim fırtınalar kopuyor.
Tarih okumak, geçmişte yaşamak anlamına da gelebilir. Eskilerin yaşadıklarından etkilenmek ve günümüze gelememek, şu zamanın icaplarını yerine getirememek, dolayısıyla gündemin dışında kalmak.
İslam tarihinden okuyoruz. Hz. Musa’nın gelişini engellemek isteyen Firavun, küçücük erkek çocukların katledilmesini emretmiş. Ama sadece öldürülmelerini istemiş. Başka bir halt yememiş.
Ya da Arap müşrikler, kız çocuklarını öldürmüşler. Ama sadece öldürmüşler. Toprağa gömmüşler. Başka bir şey yapmamışlar.
Hendek sahipleri, bütün bir halkı ateşe atmışlar. Çocukları da. Ama sadece yakmışlar. Başkaca bir şey yaptıklarına dair bir şey okumuyoruz.
Fakat Epstein öyle mi? Küçücük kız çocuklarını bulundukları ülkelerden kaçırmak. Onları bir adada hapsetmek. İğrenç emellerine alet etmek. Etlerini pişirip yemek. Kanlarını ünlülere şırınga etmek. Bu vesile ile birçok star yıldızın veya devlet adamının daha dinç ve genç kalmasını sağlamak.
Bunlar nedir Allah aşkına? Yazılması güç, okunması daha da güç iddialar. Biliyorum bunlar şimdilik birer iddiadan ibarettir diyeceksiniz. Ama belgeler lağım kokuyor. Fotoğraf kareleri iğrenç.
İşte tam da bu yüzden, Müslümanlar yeryüzünün idaresine talip olmalıdırlar. Hatta Müslümanların idareyi bir başkalarına bırakma gibi bir lüksleri dahi olmamalıdır.
Çünkü idare onlarda kaldıkça insanlığı toslattıkları yer Epstein adası gibi yerlerdir. Bu yüzden Müslümanların devreye girmesi gerekiyor. Cihadın inisiyatifi ele alması elzem oluyor. Mücahitlerin kanlarını dökmesi farz oluyor.
Tarihin tecrübesinden anladık ki; insanlığın oluşturduğu kirleri ancak şehitlerin kanı temizleyebiliyor. Çünkü bütün müşrik kafalıların beyinlerini toplayıp dünyanın en büyük bulaşık makinesine koysan, en kaliteli deterjanı kullansan, yine de temizlenmiyor.
İslam’daki cihadın mantalitesi de budur. Dünyanın orduları tevhid ehli ile müşriklerin arasında bir set oluşturuyor. Bu setin ortadan kalkması gerekir ki müşrikler tevhidi tanısınlar. Tanıdıktan sonra kendilerinin kararına saygı duymak gerekiyor. Ama tevhidi tanımalarını sağlamak için aradaki askeri gücün ortadan kaldırılması elzem oluyor.
Ve bu mücadele, istenmese dahi pak ve paklayıcı olan şehidin kanı üzerinden yürütülüyor: “Savaş, hoşunuza gitmediği halde üzerinize yazıldı (farz kılındı). Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz.” (Bakara: 216)
Onun için diyoruz ki Epstein kafalarını ancak şehidin kanı temizler vesselam.