ABD Adalet Bakanlığı’nın ocak ayında yayımladığı 3 milyondan fazla belgeden oluşan dosya paketi, hüküm giymiş suçlu Jeffrey Epstein’ın israil istihbaratı Mossad için çalışan bir “casus” olduğu yönündeki teorileri beslemeye devam ediyor. Belgeler; israil siyaset çevreleriyle iç içe geçmiş ilişkileri büyüten e-postaları, Yahudilerin küresel kontrolüne dair kendini yücelten iddiaları ve Ehud Barak ile Rothschild ailesi gibi isimlerle bağları içeriyor.
Gazeteci Whitney Webb ve eski israil istihbarat subayı Ari Ben-Menashe, Epstein’ın insan ticareti ağının yabancı güçler için bir şantaj-“bal tuzağı” olarak da işlediğini, merkezinde ise israilin bulunduğunu savunuyor. Epstein, 2019’daki ölümünden önce casusluk bağlantılarını reddetmişti. israil ise iddiaları geri çevirdi. Ancak ağ giderek genişledi.
Yeni yayımlanan belgeler ve yeniden gündeme gelen yazışmalara dayanan bu çalışma, Epstein-Mossad sorusunun neden tekrar ortaya çıktığını inceliyor.
israil gücüyle temaslar
Eski israil Başbakanı Ehud Barak, mahkumiyet sonrası Epstein’la yakın bağlarını gösteren e-postalarla öne çıkıyor. Barak’ın 2014 tarihli bir mesajında şu espri yer alıyor: “Firavun’un ‘Halkımı bırakın gitsin’ demesi ne korkunç bir hataydı. Yahudi halkı her yerde hiç olmadığı kadar gelişiyor. Mısır şimdi nerede?”
Barak, 2013-2017 arasında Epstein’ın New York’taki şehir evini 30’dan fazla kez ziyaret etti; çoğu ziyareti gecelikti. Ayrıca eski israil istihbarat mensuplarıyla birlikte gözetim firması Carbyne’i kurdu.
E-postalara göre, eski israil istihbarat subayı Yoni Koren —örtülü operasyonlar tecrübesine sahip ve Barak’ın güvendiği bir yardımcısı— 2013-2015 arasında Epstein’ın Manhattan’daki evinde haftalarca kaldığı çok sayıda ziyaret gerçekleştirdi.
Yeni dosyalar, Epstein’ın Barclays CEO’su Jes Staley (daha sonra Epstein bağlantıları nedeniyle görevden alındı) ve yatırımcı Jacob Frenkel’in de dahil olduğu, mevcut israil Başbakanı Benjamin Netanyahu ile bir görüşme ayarlamaya çalıştığını da ortaya koyuyor.
Palantir’in kurucu ortağı Peter Thiel’e 2016’da gönderilen bir e-postada Epstein, “Rothschildleri temsil ettiğini” söylüyor ve o dönem yönetiminde 160 milyar dolar bulunan bankalarının teknoloji yatırımlarına dahil edilmesini öneriyor. Thiel ise New York’ta ya da “adada” (muhtemelen Epstein’ın ABD Virjin Adaları’ndaki meşhur Little St. James adası) bir görüşme öneriyor.
Epstein, Edmond de Rothschild Group CEO’su Ariane de Rothschild ile de defalarca yazıştı. De Rothschild, 2013-2019 arasında Epstein’la bir düzineden fazla kez görüştü ve 2015’te risk analizi ve algoritma odaklı hizmetler için Epstein’ın Southern Trust şirketiyle 25 milyon dolarlık bir sözleşme yaptı. Ayrı bir e-posta yazışmasında Epstein ve de Rothschild, Adolf Hitler’in Viyana’da Yahudi aileler (Rothschildler, Epsteinlar ve Gutmannlar dahil) tarafından finanse edilen bir evsizler barınağında yaşadığına dair tarihsel bir iddiayı tartışıyor. Epstein bunu “yüzde 100 doğru” ve Harvard’daki bir ders bağlamında eğlenceli bulduğunu söylerken, de Rothschild bu tür komplo teorilerinin ısrarını “oldukça acınası” olarak niteliyor.
Buna ek olarak, Apollo Global Management’tan Marc Rowan’ın Epstein’a ilettiği 2016 tarihli bir e-posta zinciri; Apollo’dan Gernot Lohr ile Edmond de Rothschild’in CFO’su Cynthia Tobiano arasında finansal ürünlerde (hayat sigortası alacakları fonları, sigorta müşterileri için sermaye verimli yatırımlar ve Avrupa finans hisseleri aracı) olası işbirliklerine dair devam eden görüşmeleri aktarıyor.
Epstein’ın 2018 tarihli bir e-postasında, Ghislaine Maxwell’in babası Robert Maxwell’in Mossad’ı 400 milyon sterlinle şantaj yapmaya çalıştığını, bunun sonucunda da “öldüğünü” anlattığı yer alıyor. israil ''devlet töreniyle'' gömülen ve Şimon Peres tarafından anılan Maxwell’in, 1980’lerde silah kaçakçısı-casus olarak faaliyet gösterdiği yaygın bir kanaat.
Bir FBI notu, Mark Iverson adlı bir kişinin 1982 sonbaharında New Mexico’nun Albuquerque kentindeki bir otelde genç Ghislaine Maxwell ile tanıştığını aktardığını kaydediyor. Iverson, onu yeni mezun bir Oxfordlu ve pilot olarak tanımlıyor; Maxwell’in kendisini Santa Fe yakınlarındaki bir çiftliğe davet ettiğini söylüyor. Daha sonra onun bir “casus” olduğu yönünde uyarıldığını iddia ediyor. Iverson ayrıca Epstein’ın temaslarını içeren, “tartışmasız gerçekler” barındırdığını söylediği sözde “ikinci bir kara defter”e atıfta bulunuyor. Bu defterde Robert Maxwell’in kız kardeşleri hakkında ABD Adalet Bakanlığı için bilgi yayımlaması, israildeki ''devlet cenazesi'' ve East 65th Street’teki operasyonlara ait bir organizasyon şeması gibi unsurların yer aldığını öne sürüyor.
“Robert, Ghislaine ve Jeffrey’nin hepsinin siyasi ve finansal dünyadaki liderleri şantajla sıkıştırmaya çalışan Mossad ajanları olduğundan şüpheleniyorum,” diye yazıyor Iverson.
Yahudi küresel kontrolü ve “casusluk”
Epstein, 2018’de kendisine gönderdiği bir e-postada, hükümetler üzerindeki Yahudi etkisine dair iddialarla alaycı biçimde tartıştığı bir akşam yemeği sohbetini anlatıyor; konuşmayı kahkahalar ve “suçlu!” kelimesiyle bitiriyor.
E-postalar ayrıca Epstein’ın, Uber yatırımcısı ve podcast yayıncısı Jason Calacanis gibi teknoloji dünyasının önde gelen isimlerine yakınlık kurduğunu gösteriyor. Calacanis, 2011’de Epstein’dan “dostum” diye bahsetmiş ve daha sonra 2000’lerin başından kalma bağlarının sınırlı olduğunu iddia etmesine rağmen temaslar önermişti. Calacanis, Epstein’ın insanları “kompromat” yoluyla sıkıştırmaya çalışan bir “casus” olabileceğini de öne sürmüş, buna rağmen ağ kurmasına yardımcı olmuştu.
Epstein’ın, Victoria’s Secret patronu Les Wexner ile olan mali ilişkisi —Wexner’in ona vekalet vermesi ve 77 milyon dolarlık Manhattan şehir evini devretmesi— belgelerde sıkça geçiyor. Wexner, 1991’de israil yanlısı sözde ''hayırseverlerden'' oluşan Mega Group’un kurucu ortağıydı. 1997 tarihli bir NSA dinleme kaydı, “Mega” terimini olası israil istihbarat faaliyetleriyle ilişkilendirmişti.
Epstein’a karşı 1996’da ilk resmi şikayeti yapan mağdur Maria Farmer, pedofil finansçının ağını yöneten “Yahudi supremasistlerden” söz etmişti. Son Epstein dosyası yayını, onun temasları, yöntemleri ve iktidara yakınlığı etrafındaki kanıt alanını genişletiyor. Bu bağlam, Mossad anlatısını canlı tutuyor ve daha derin sorular sorma dürtüsünü güçlendiriyor.