Amerikalı milyarder Jeffrey Epstein hakkında ortaya çıkan yeni ifade ve resmi belgeler, uluslararası bir çocuk istismarı ve insan kaçakçılığı ağını yeniden gündeme taşıdı. Epstein davasında mağdur sıfatıyla ifade veren “Jane Doe”, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu bazı ülkelerden İngilizce bilmeyen ve reşit olmayan kızların özel jetlerle taşındığını öne sürdü.
Jane Doe’nun ifadesine göre Epstein, özellikle Türkiye, Çek Cumhuriyeti, Asya ülkeleri ve farklı coğrafyalardan kız çocuklarını tercih etti. Bunun gerekçesi ise açıkça ifade edildi:
“İngilizce bilmeyenleri seçiyordu çünkü daha savunmasızdılar ve yaşadıklarını ihbar edemiyorlardı.”
İfadelerde yer alan bilgilere göre, söz konusu kızlar Avrupa, Karayipler, Afrika ve ABD’deki Epstein’a ait malikânelerde yıllarca sistematik cinsel istismara maruz bırakıldı. Epstein’ın yöntemi ise benzer bir şema izliyordu:
Modeller, aktrisler ve tanınmış isimler aracılığıyla genç kızlara ulaşılıyor, istismar başlıyor, ardından politikacılar, iş insanları ve kraliyet üyeleri bu sürece dahil ediliyor,
Yaşananlar kayıt altına alınıyordu.
Skandal yalnızca istismar iddialarıyla sınırlı değil. ABD Senato Finans Komitesi tarafından JPMorgan Chase’e gönderilen resmi raporda, Epstein’ın mali hareketlerine dair çarpıcı bilgiler yer aldı.
Rapora göre Epstein’ın hesaplarından, Rus bankaları (Sberbank ve Alfa Bank) üzerinden yaklaşık 200 milyon dolarlık şüpheli para transferi gerçekleştirildi. Bu transferlerde açıklama kısımlarında “kadın ve kız isimlerinin” yer aldığı, para trafiğinin geçtiği ülkeler arasında Rusya, Türkmenistan, Belarus ve Türkiye’nin bulunduğu belirtildi.
Epstein dosyaları, Epstein'ın Southern Trust Company şirketinin 2015 yılında bir Rothschild firmasına "risk analizi" için 25 milyon dolar fatura kestiğini ve sözleşmenin alt kısmında Ariane De Rothschild'in imzasının bulunduğunu gösteriyor.
Epstein'ın Southern Trust Company şirketi, çocuk kaçakçılığına mali destek sağlıyordu.