Küresel petrol piyasaları karmaşık bir ikilemle karşı karşıya. Tarihteki en büyük stratejik petrol rezervi salım operasyonlarından biri gerçekleştirilmesine rağmen petrol fiyatları yükselmeye devam ediyor.
Bu adımın piyasaları sakinleştirmesi ve fiyatları düşürmesi beklenirken, Brent petrolünün varil fiyatı 100 doların üzerinde kalmayı sürdürüyor. Bu durum, şiddetli jeopolitik krizler döneminde acil politika araçlarının enerji piyasasını dengeleme kapasitesine dair ciddi sorular doğuruyor.
Son gelişmeler, jeopolitik faktörlerin artık geleneksel piyasa yönetimi araçlarının önüne geçtiğini ortaya koyuyor. Dünyanın en önemli enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndan petrol akışının kesintiye uğraması, arz ile talep arasında büyük bir boşluk oluşturdu. Bu boşluğu yalnızca stratejik rezervlerin piyasaya sürülmesiyle kapatmak oldukça zor görünüyor.
Boğazın arkasında her gün milyonlarca varil petrolün takılı kalması nedeniyle sanayileşmiş ülkelerin piyasaya sürdüğü rezerv miktarı, piyasa dengeleri üzerinde sınırlı etki yaratıyor.
Bu durum, kriz zamanlarında hükümetlerin enerji fiyatlarını kontrol etme kapasitesinin sınırlarını gündeme getiriyor. ABD Başkanı Donald Trump, rezervlerin piyasaya sürülmesinin fiyat artışını hızlı şekilde frenleyeceğini ummuştu. Ancak piyasa hareketleri, mevcut gerilimle bağlantılı arz krizinin petrol fiyatlarının yönünü belirleyen temel faktör olmaya devam ettiğini gösteriyor.
Trump’ın adımları
Wall Street Journal gazetesi, “Trump’ın petrol fiyatlarını düşürme hamlesi neden başarısız oldu?” başlıklı analizinde şu noktalara dikkat çekiyor:
Beyaz Saray, ABD’nin stratejik petrol rezervinin %40’ını kullanmanın petrol fiyatlarını hızlı şekilde düşüreceğini umuyordu, ancak bu gerçekleşmedi.
Uluslararası Enerji Ajansı’na (IEA) üye ülkelerin 400 milyon varil petrolü acil stoklardan piyasaya süreceğini açıklaması, petrol fiyatları üzerinde sınırlı etki yarattı.
ABD bu miktarın yaklaşık yarısını sağlayacak.
Ancak bu devasa rakam bile Hürmüz Boğazı’ndan geçemeyen petrol miktarını telafi etmek için yeterli değil.
Analistlere göre Uluslararası Enerji Ajansı’nın piyasaya süreceği toplam miktar günde yaklaşık 3 milyon varil petrol ve rafine ürün sağlayacak.
Fakat Rystad Energy şirketinin başkan yardımcısı Janiv Shah, Hürmüz Boğazı’nın arkasında günde 9 ila 10 milyon varil petrolün sıkışmış durumda olduğunu belirtiyor. Bu hesaplamaya boru hatlarına yönlendirilebilecek petrol akışları da dahil.
Piyasa moralini yükseltmek amacıyla yapılan ilk açıklamalar beklentileri karşılamadı. Uluslararası Enerji Ajansı duyuruyu yaptığında Brent petrolü yaklaşık 90 dolar seviyesinde işlem görüyordu, ancak hafta sonunda fiyat yeniden üç haneli rakamlara çıktı.
Raporda ayrıca şu değerlendirme yer alıyor:
“Rezervlerden çıkarılan petrol nihayet piyasaya ulaştığında fiyatların kısmen düşmesine katkı sağlayabilir.”
“Ancak stratejik rezervlerin serbest bırakılması, ticari stokların piyasaya sürülmesine göre daha uzun zaman alır; özellikle petrol özel depolama tesislerinde tutuluyorsa.”
ABD’nin stratejik petrol rezervi Louisiana ve Texas’ta yerin altındaki 61 tuz mağarasında depolanan 415 milyon varil petrolden oluşuyor. Ancak bu rezervlerin hızlı şekilde çıkarılması oldukça zor.
Joe Biden yönetimi, Ukrayna savaşının başlangıcında benzer miktarda petrolü rezervlerden çekmişti, bu da rezerv kapasitesinin yaklaşık %60 seviyesine düşmesine neden oldu.
Ayrıca tuz mağaralarından petrol çıkarıldıkça basınç seviyesi azalıyor ve bu da sonraki çekim işlemlerini yavaşlatıyor.
Petrol fiyatlarındaki yükseliş
ABD merkezli CNBC tarafından yayımlanan bir rapora göre Uluslararası Enerji Ajansı’nın tarihindeki en büyük rezerv salımını açıklamasından bu yana petrol fiyatları %17’den fazla arttı.
Küresel gösterge olan Brent petrolü iki gün üst üste 100 doların üzerinde kapandı.
Acil petrol stoklarının piyasaya sürülmesi zaman alacak ve bu miktar Hürmüz Boğazı’nın kapanması nedeniyle oluşan arz açığından çok daha küçük kalacak.
Londra merkezli petrol aracı kurumu PVM analisti Tamas Varga, fiyatların düşmemesinin nedenini şöyle açıkladı:
“Sebep basit. Petrol tankerleri saldırıya uğruyor ve hayati öneme sahip Hürmüz Boğazı hâlâ büyük ölçüde kapalı. Ayrıca İran’ın yeni dini lideri bu kritik ticaret yolunu kapalı tutacağını açıkladı.”
Rystad Energy’de üst düzey araştırma yöneticisi Tom Liles da şunları söyledi:
“Hürmüz Boğazı’ndaki geçişler yeniden başlamadıkça, bu tür siyasi açıklamaların piyasalar üzerinde etkisi sınırlı olacaktır.”



