Emperyalist Sevinmesin!

Abone Ol

Libya`da Kaddafi döneminin bittiğini söylüyor siyaset analizcileri. Muhalifler çok büyük bir direnişle karşılaşmadan en son başkent Trablus`a girdiler. Kaddafi`nin karargahı da ele geçirildi.

Altı aydır bir iç savaşın tüm acılarını yaşadı Libya. Siviller öldü, esirler öldürüldü. Halkın serveti Batı`nın silah tüccarlarının kesesine aktı.

Ve Kaddafi`nin devrildiği ve muhaliflerin idareyi ele aldığı iddia edildi.

Yıkılan, tahrip edilen bir ülkenin imarı konuşulacakken 'Libya petrolünün geleceği' konuşulmaya başlandı. Tahribattan söz edenler de inşaat sektörünün iş imkanlarını gündemlerine aldılar.

Saddam sonrası görüntüler yaşandı Libya`da. NATO`nun desteğinde Kaddafi`ye ait yerleri ele geçirenler tahribat ve yağmaya girişti. Heykeller parçalandı, Kaddafi dönemini temsil eden bayraklar ayaklarla çiğnendi.

Kaddafi de aynen Saddam gibi bir yerlere gizlenmiş ve 'savaşa devam' kararı almış. Sürecin ne zaman sonlanacağı pek belli değilse de çok uzamayacağını herkes tahmin edebiliyor.

Bundan sonra Avrupa ve Amerika`nın Suriye`ye yöneleceği konuşuluyor.

Sonra sırada kim var acaba?

Bütün İslam dünyası yeni bir dizayn projesi ile karşı karşıya.

Emperyalistler senaryolarını yazmışlar ve planlarını yürürlüğe koyuyorlar.

İşin halk hareketi boyutundan da pek korkmuyorlar. Modernizmin büyüsüne kapılmış olan halkların neticede istedikleri çizgiye geleceklerine eminler.

Afganistan`daki yenilginin onlara bir şeyler öğretip öğretmediğine bakıyoruz.

Konuyu incelemişler ve coğrafyadan daha çok kültürün önemini anlamışlar. Sanırım onların yola gelmeyişlerini modern dünyayla aralarına sürekli olarak bir mesafe koymalarına bağlıyorlar.

Kuzey Afrika ve Ortadoğu öyle değil onlara göre. İşgal görmüş, batılı değerleri içselleştirmiş insanların bulunduğu bir bölge.

Mısır`da ingiliz kültürü, Tunus ve Cezayirde Fransız kültürü, Libya`da İtalyan kültürü güçlü durumda. Fas`ta halen Fransızca konuşanların, Arapça konuşanlardan fazla olduğu söyleniyor. Cezayir`in şehirli yaşlıları Arapçayı hiç bilmiyormuş.

Avrupa ülkelerinde çok sayıda Kuzey Afrika ve Ortadoğu kökenli mevcut. Bu da karşılıklı kültür alışverişi demek. Tabii ki baskın kültürün dönüştürme potansiyelini de göz önünde bulundurmak gerekiyor.

Bölgenin her yerinde Avrupa`nın izleri vardır.

O yüzden dizayn projesinin tutacağını düşünüyorlar.

Ama unuttukları şeyler de var.

Direniş kültürü ile yoğrulan bu coğrafyanın ne değerler üzerine kurulduğunu göz ardı ediyorlar.

Bağrından Hasan el Benna`yı, Seyyid Kutub`u çıkarmış bir coğrafyanın, Ömer Muhtar`ın destansı direnişine tanıklık etmiş olan bir coğrafyanın kıyam fırtınalarına her an sahne olabileceğini unutuyorlar.

Ve Selahaddin-i Eyyubinin ümmeti bir araya topladığı topraklar…

Ve Haçlılar… Üzerlerine haç işareti olan elbiseler giyerek müslümanların topraklarını işgal etmeye, talan etmeye, yağmalamaya gelen leş kargaları Haçlılar… Sırtlanları bile tiksindirecek bir vahşete isimlerini yazdıran çapulcu sürüsü…

İşte bu coğrafya Selahaddin`in Haçlıları zelil ettiği, rezil ettiği yerlerdir.

Allah için, Kudüs`ün kurtuluşu için, ümmetin izzeti için bir savaşın yaşandığı yerlerdir buraları.

Her an Selahaddin`ler çıkabilir yeniden. Bu potansiyel, bu birikim mevcuttur.

O yüzden fazla sevinmesin emperyalistler.

Sevinçleri kursaklarında kalabilir.

Binali`nin, Mübarek`in, Kaddafi`inin ve diğer diktatörlerin yerine ayarlanmış, uyarlanmış adamları demokratik yollarla getirmeyi istiyorlar.

Ama Allah`ın izniyle eski kuklalarını arayacak emperyalist.

Dizayn etmeye çalışanlar, dizayn edilme ile karşı karşıya kalacaklar.

Tüm kardeşlerimizin Kadir Gecesi`ni tebrik eder, önümüzdeki bayramın ümmete dirlik ve esenlik getirmesini Allah`tan diliyorum.