Güncel

Elektrik faturasını kabartan cihaz ortaya çıktı: Çamaşır makinesi veya buzdolabı sanıyorsanız yanılıyorsunuz!

Bu yaz klima masrafları gündeme gelirken, birçok evin aklına bile gelmeyen bir elektrik yiyici var. Ne çamaşır makinesi ne buzdolabı... Mutfakta veya banyoda duvara monte o beyaz kutu, sene sonunda faturada diğerlerinin hepsini cebinden vuruyor.

Abone Ol

Sıcak havalarda faturaların yüksek gelmesinde herkes klimayı suçlu bulurken, evdeki asıl enerji yiyici tamamen gözden kaçıyor. Düşündüğünüz şey ne buzdolabı ne de çamaşır makinesi; mutfakta ya da banyoda kendi halinde duran o küçük kutu.. yıl sonunda faturaya en ağır darbeyi hissettiren bu cihaz olduğunu görünce gerçekten inanamayacaksınız.

SUÇLU KİM?

Evimizde elektrik faturasını asıl kabartan enerji yiyici suçlu, sıklıkla termosifon adı verilen su ısıtıcılarıdır. Bu cihazın çalışma yöntemi, belirli aralıklarla çalışmaya giren buzdolabı kompresörlerinden çok daha farklıdır. İçerisinde bulunan rezistans suyu bir defa ısındıktan sonra, su ısıtıcı o sıcaklığı sabit tutabilmek adına günün 24 saati durmaksızın mesai harcar. Gün içerisinde sıcak suyu hiç kullanmasanız bile tanktaki su zamanla soğur ve cihaz enerjiyi korumak için yeniden aktif hale girer. Yani problem anlık olarak tüketilen yüksek güç değil, Bu cihazın sürekli çalışılır modda olmasıdır. Örneğin, bir fırın sadece pişirme esnasında aktif kalırken, su ısıtıcı gece gündüz sıcaklığı korumak için devamlı çalışır; yıl bazında ise bütçeyi sarsan tam olarak da budur.

FATURA FARKI ŞAŞIRTIYOR...

Elektrik harcamalarında faturaya yansıyan devasa tutardaki suçlu aslında su ısıtıcısıdır. Su ısıtıcı devamlı çalıştığı bir evde bu cihaz; çamaşır makinesi ve buzdolabından çok daha fazla enerji tüketir.

Verilere bakarak 100 litrelik bir su ısıtıcının yıllık elektrik tüketimi, kullanım alışkanlığına göre: 200 ile 2.900 kWh arasında tüketilirken, her gün çalıştırılan çamaşır makinesi yıllık olarak yalnızca birkaç 100 kilowattsaate kalmaktadır. Sürekli prizde olan buzdolabı bile su ısıtıcısının bu yoğun enerji tüketiminin gerisinde kalmaktadır.

Fırın ise listenin en altında. Bir tepsi börek için yarım saat yanan fırın, tüm yıla yayıldığında termosifonun yanında küçük bir kalem kalıyor. Su ısıtıcısı, fırının yıllık tüketiminin birkaç katını sessiz sedasız alıyor.

Klima ve kalorifer gibi ısıtma sistemleri yine de her zaman birinci sırada. Termosifon ise beyaz eşyalar ve gündelik ev cihazları arasında açık ara önde.

O 2000-3000 kilovatsaatlik aralığında bir kullanım yıllık iyi bir fatura maliyeti çıkarabiliyor. Bu rakam tabii haneye göre oynuyor. Kalabalık bir evde ve sıcak su sık kullanılıyorsa fatura rahatça üst banda yaklaşıyor.

Suyun sertliği yüksek olduğu için rezistansın üstünde kireç birikiyor. Kireç tutmuş bir rezistans aynı suyu ısıtmak için daha uzun çalışıyor ve faturayı yavaş yavaş yukarı itiyor.

AYNI CİHAZI KULLANARAK FATURAYI NASIL AZALTABİLİRİZ?

Yeni bir cihaz almadan bu tutarı ciddi oranda azaltabilirsiniz. Ülkemizde çok az kişinin bildiği bu alışkanlık en etkili yöntem olacaktır. Gün boyu prizde olan su ısıtıcılar kullanılmadığı anda bile suyu sıcak tutmak için enerji tüketir. Su ısıtıcı prizine entegre edeceğiniz basit bir zamanlayıcı ile ihtiyaç duyduğunuz anda kontrolü ele alacaksınız. Sabah duşunda 2 saat önce açılıp sonra kapanacak şekilde ayarlanması bile faturanızda büyük fark oluşturup elektriğinizi düşüş sağlayacaktır.

Özellikle sıcaklık ayarındaki minik farklılıklar da faturanıza büyük düşüşlerde göze çarpıyor. Sıcaklık ayarını 50 ile 55 derece arasında ayarlamak pek çok ev için yeterli olacaktır. Ancak yapılan su sıcaklığındaki yüksek ayar hem enerji harcamasına hem de kireç birikimine yol açar. Bu aralığın altına düşürmek de doğru bir yöntem değildir. Çünkü 50 derece civarı bakteri üremesine karşı güvenli kabul ediliyor.