Eğitimde Terazi Bozulursa

Abone Ol

Bismihi Teala

Ölçme değerlendirmede taşlar bir kez daha yeniden döşeniyor.

Tutar mı, tutmaz mı oraya girmeyeceğim.

Zaman gösterecek.

Bakanlık iki yıldır bu uygulamayı başlatmış.

Galiba çoklu ölçmeyi merkezi sınavlara çekmeyi düşünüyor.

Ortaokul ve liselerde yazılılar okul bazlı ve ortak sınavlarla yapılıyor.

Ülke, il ve okul genelindeki bu sistem;

açık uçlu ve kısa cevaplı sorularla öğrenciyi daha gerçekçi ölçmeyi amaçlıyor.

Dil derslerinde ise konuşma, dinleme, okuma ve yazma becerileri esas alınıyor.

Kâğıt üzerinde bakınca sağlam bir niyet görülüyor.

Fakat mesele, sistemi kurmaktan çok onu yaşatabilmekte…

Asıl soru şu:

Her okul aynı teraziyi kullanabilecek mi?

Devlet okulu başka, özel okul başka telden çalarsa

bu düzen “yamalı bohçaya” döner.

Çünkü eğitimde adalet bozulursa emek de güven de yara alır.

Yıllardır lise ve üniversite girişlerinde konuşuluyor.

Okul başarı puanı okul içi disiplini ön planda tutmak için getirildiydi.

Çok sürmeden işin cılkı çıktı.

Hayalet sınıflar, şişirilen notlar.

Hatta hormonlu notlar metaya dönüştü.

Hakkaniyetli davranan okulların suçu ne?

Aynı emeğe farklı ölçü konunca çalışanın hakkı gölgede kalıyor.

Okul başarı puanı da bu yüzden tartışmalı hâle geldi.

Popülerlik uğruna verilen yüksek notlar sistemin ayarını kaçırdı.

Tamamen kaldırmak ayrı dert, olduğu gibi bırakmak ayrı dert…

Bakanlık iki dere arasında kalmış durumda.

Çözüm; sınavı artırmakta da notu yok saymakta da değil.

Asıl ihtiyaç;

denetimi güçlü, ölçüsü ortak,

öğretmeni destekleyen ve öğrenciyi ezmeden geliştiren bir sistemdir.

Eğitim, “dostlar alışverişte görsün” diye değil,

hakkı teslim etmek için yapılmalıdır.

Çünkü adaletin olmadığı yerde başarı da güven de uzun sürmez.

Kalın sağlıcakla.