Orta Doğu’daki savaşın hem endüstriyel yakıt olan dizelin hem de onu üretmek için en uygun ham petrol türünün tedariki üzerinde baskı oluşturması nedeniyle hızla yükselen dizel fiyatları küresel ekonomik faaliyetleri yavaşlatma tehdidi oluşturuyor, traderlar ve analistler böyle söylüyor.

Dizel arzı, Ukrayna’nın Rus rafinerilerine yönelik saldırıları ve Batı’nın Moskova’nın ihracatına uyguladığı yaptırımlar nedeniyle yıllardır sıkışık durumda. Soykırımcı israil-ABD’nin İran’ İslam Cumhuriyeti'ne karşı yürüttüğü savaş ise tedarik endişelerini daha da artırıyor. Çünkü, küresel deniz yoluyla taşınan dizel arzının %10 ile %20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatı aksatılıyor.

Dubai merkezli Nitrol Trading’in kurucusu Shohruh Zukhritdinov,
“Dizel, yapısal olarak bu çatışmaya en fazla maruz kalan üründür” dedi.
“Dizel; taşımacılık, tarım, madencilik ve sanayi faaliyetlerinin temelini oluşturur. Bu nedenle sistemde makroekonomik açıdan en hassas yakıttır.”

Enerji ekonomisti Philip Verleger, Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıkların dizel arzında günlük 3 ila 4 milyon varil kayba yol açtığını tahmin ediyor. Bu miktar küresel toplam tüketimin yaklaşık %5 ile %12’sine denk geliyor. Verleger’e göre ayrıca Orta Doğu rafinerilerinden engellenen ihracat nedeniyle günde yaklaşık 500 bin varil dizel daha piyasadan çekilecek.

Verleger,
“İran Hürmüz Boğazı’nı kapatarak distilat açısından zengin Orta Doğu petrolü, jet yakıtı ve dizel ihracatını kesmiş oldu. Satrançta bunun bir adı vardır: Şah.” dedi.

Bu nedenle Orta Doğu’daki savaşın başlamasından bu yana dizel fiyatları petrol ve benzine kıyasla çok daha hızlı yükseldi. Verleger’e göre Hürmüz Boğazı uzun süre kapalı kalırsa perakende seviyesinde dizel fiyatları yaklaşık iki katına çıkabilir.

ABD’de dizel vadeli işlemleri 27 Şubat ile 10 Mart arasında varil başına 28 dolardan fazla yükseldi. Aynı dönemde ABD ham petrol vadeli işlemleri varil başına 16 doların biraz üzerinde artış gösterdi.

Benzer hareketler Asya’daki ticaret merkezi Singapur’da ve Avrupa’daki Amsterdam-Rotterdam-Anvers (ARA) merkezinde de görüldü. Bu durum dünya genelinde dizel rafineri marjlarının yükselmesine yol açtı.

EKONOMİK FAALİYET DARBE ALABİLİR

Dizel fiyatlarındaki bu şokun küresel ekonomide geniş yankı uyandırması bekleniyor. Dizel ve jet yakıtı fiyatlarındaki artışların bir süre devam etmesi, talepte daralmaya ve ekonomik faaliyetlerin yavaşlamasına yol açabilir.

Sparta Commodities analisti James Noel-Beswick,
“Taşımacılık maliyetleri neredeyse her şey için yükseldi. Bu da kaçınılmaz olarak gıda ve tüketici fiyatlarına kısa süre içinde yansıyacaktır. Dizel fiyatları yüksek kalırsa en büyük risk maliyet kaynaklı enflasyonun ikinci dalgasıdır” dedi.

ABD merkezli küçük işletme kredi kuruluşu Cardiff’in CEO’su Dean Lyulkin ise şöyle konuştu:
“Taşıma maliyetleri neredeyse her şey için arttı ve bu çok geçmeden gıda ve tüketici fiyatlarına yansıyacak.”

Dizel fiyatlarındaki artış gıda fiyatlarını da hızla etkileyebilir. Çünkü ABD’de ekim sezonunun başlamasıyla birlikte çiftçilerin dizel maliyetleri nedeniyle ekim faaliyetlerini yavaşlatmasına yol açabilir.

OnyxPoint Global Management’ın kurucusu Shaia Hosseinzadeh şöyle değerlendirdi:
“Dizel kaynaklı uzun süreli bir yakıt şoku doğal olarak stagflasyonist olabilir. Çünkü hem malların taşınması hem de gıda ve emtia üretimi pahalanır, aynı zamanda tüketiciler de sıkışır.”

DİZEL FİYATLARI DOĞUDAN BATIYA SIÇRADI

Asya’da, Orta Doğu yakıtının başlıca ithalatçıları arasında yer alan ülkelerde 10 ppm kükürt içeren dizelin rafineri marjı varil başına yaklaşık 33 dolar seviyesine çıktı. Bu rakam savaş öncesine göre yaklaşık 12 dolar daha yüksek. Marjlar 4 Mart’ta varil başına 48 dolar ile üç buçuk yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştı.

Avrupa’da ise Orta Doğu rafine ürünlerinin önemli ithalat merkezlerinden biri olan Amsterdam-Rotterdam-Anvers ticaret merkezinde ultra düşük kükürtlü dizelin spot fiyatı 27 Şubat’tan bu yana yaklaşık %55 artarak ton başına 1.165 dolar seviyesine yükseldi. Bu veriler Quantum Commodities Intelligence tarafından açıklandı.

StoneX’te piyasa stratejisi direktörü Alex Hodes, Avrupa’nın dizel fiyatlarını belirleyen en önemli ithalat bölgelerinden biri olduğunu ve Rusya’dan uzaklaşma politikası nedeniyle Orta Doğu ithalatına daha fazla bağımlı hale geldiğini söyledi.

Yakıt tedarikçisi Gulf Oil’in kıdemli danışmanı Tom Kloza ise şöyle dedi:

“Tarihsel olarak dizel genellikle ham petrolden varil başına 20-25 dolar daha pahalı satılırdı. Ancak bugünlerde 30 ile 65 dolar arasında, hatta daha yüksek marjlar görüyoruz.”

Kloza’ya göre dizeldeki bu olağanüstü rafineri marjları, ABD’de ve diğer ülkelerde faaliyet gösteren rafinerilerin neredeyse tüm maliyetlerini tek başına karşılayabilecek düzeye ulaştı.

Muhabir: Muhammed Mahsum Tuna