Bilim insanları, Dünya’ya benzeyen ve “donmuş bir ikiz” olarak tanımlanan yeni bir gezegen keşfetti. Yapılan araştırmalara göre bu gezegenin, yıldızının etrafındaki yaşanabilir bölgede yer alma ihtimali yüzde 51. Bu da, yüzeyinde sıvı suyun oluşabileceği anlamına geliyor.
Astronomi dünyasında heyecan uyandıran keşif, Dünya’ya benzer kayalık yapıda ancak oldukça soğuk bir gezegene işaret ediyor. Son çalışmalara göre gezegen, 150 ışık yılından daha yakın bir mesafede bulunuyor ve “soğuk bir Dünya” olarak nitelendiriliyor.
Dünya’ya çok benziyor ama daha soğuk
Araştırmaya göre HD 137010 b adı verilen bu gezegen, Dünya’dan biraz daha büyük ve kütlesi yaklaşık 1,2 Dünya kütlesi. En dikkat çekici özelliklerinden biri ise, bir yılının neredeyse Dünya yılıyla aynı olması. Gezegen, sakin ve turuncu renkli bir yıldızın etrafında 355 günde bir tur atıyor.
Yaşanabilir bölge ihtimali yüzde 51
Bilim insanları, gezegenin yörünge süresine bakarak, yıldızının yaşanabilir kuşağında bulunma ihtimalinin yüzde 51 olduğunu belirtiyor. Bu kuşak, sıvı suyun yüzeyde var olabileceği mesafeyi ifade ediyor.
HD 137010 b, HD 137010 adlı, Güneş’ten daha küçük ve daha soğuk bir cüce yıldızın etrafında dönüyor. Bu yıldızın boyutu ve kütlesi Güneş’in yaklaşık yüzde 70’i kadar. Hidrojeni daha yavaş tükettiği için, Güneş’e kıyasla çok daha uzun bir ömre sahip.
Gezegen, Dünya’nın Güneş’ten aldığı enerjinin üçte birinden daha azını alıyor. Bu nedenle yüzey sıcaklığının -68 ile -85 derece arasında olabileceği tahmin ediliyor. Bu da onu Mars’tan bile daha soğuk yapıyor.
Ancak araştırmacılara göre, eğer gezegen orta düzeyde karbondioksit bakımından zengin bir atmosfere sahipse, yüzeyinde sıvı suyun var olması yine de mümkün olabilir.
Bilim insanları, bu keşfin Dünya boyutlarında, soğuk ve ılıman ötegezegenlerin tek bir geçişle bile tespit edilebileceğini gösterdiğini vurguluyor. Ancak daha ayrıntılı incelemeler için, Avrupa Uzay Ajansı’nın PLATO gibi yeni nesil uzay teleskoplarının devreye girmesi gerekebilir.
Şu anki veriler, HD 137010 b gezegeninin yaşanabilir bölge içinde yer alabileceğini gösterse de, kesin sonuçlar için gelecekte yapılacak gözlemler bekleniyor.


