ABD, Kanada ve Meksika'nın ev sahipliğinde düzenlenecek 2026 FIFA Dünya Kupası hazırlıkları sürerken, turnuvanın dikkat çeken statlarından biri olan SoFi Stadyumu yeniden gündemde. Los Angeles'ta bulunan dev tesis, hem sıra dışı mimarisi hem de mühendislik çözümleriyle dünyanın en ilginç spor yapıları arasında gösteriliyor.
SoFi Stadyumu'nun bulunduğu alan, geçmişte Hollywood Park Hipodromu olarak kullanılıyordu.
2020 yılında açılan stadyum, NFL ekipleri Los Angeles Rams ve Los Angeles Chargers'ın ortak evi oldu.
Dünya Kupası'nda adı değişecek
Los Angeles'ın Inglewood bölgesinde bulunan stadyum, 2026 Dünya Kupası sırasında FIFA kuralları gereği sponsorluk ismini kullanamayacak.
Bu nedenle turnuva boyunca tesis "Los Angeles Stadium" adıyla anılacak.
5,5 milyar dolarlık dev yatırım
SoFi Stadyumu, yaklaşık 5,5 milyar dolarlık maliyetiyle modern spor tarihinin en pahalı tesislerinden biri olarak kabul ediliyor.
70 bin 240 seyirci kapasitesine sahip stadyum, büyük organizasyonlarda 100 binin üzerinde taraftarı ağırlayabilecek şekilde genişletilebiliyor.
Toplam kapalı alanı yaklaşık 288 bin metrekareyi bulan yapı, 121 hektarlık dev bir yerleşkenin merkezinde yer alıyor.
Havalimanı engeline sıra dışı çözüm
Stadyumun tasarım sürecinde karşılaşılan en büyük sorunlardan biri, Los Angeles Uluslararası Havalimanı'na (LAX) yakınlığı oldu.
ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA), uçakların radar sistemleri ve iniş-kalkış güzergâhları nedeniyle yapının yüksekliğine ciddi sınırlamalar getirdi.
Mühendisler ise sorunu alışılmadık bir yöntemle çözdü.
30 metre yerin altına inşa edildi
Stadyumun saha zemini ve alt tribünleri, doğal zemin seviyesinin yaklaşık 30 metre altına kazıldı.
Böylece yapı gökyüzüne yükselmek yerine toprağın içine yerleştirildi.
Bu karar sayesinde hem yükseklik sınırları aşıldı hem de stadyumun ikonik görüntüsü ortaya çıktı.
Ancak bu yöntem yeni mühendislik sorunlarını da beraberinde getirdi. Devasa toprak basıncı ve yeraltı suları nedeniyle stadyumun etrafına büyük istinat duvarları inşa edildi.
Fay hattının üzerinde yükseliyor
SoFi Stadyumu'nu daha da ilginç hale getiren unsur ise konumu.
Tesis, Kaliforniya'nın aktif sismik bölgelerinden biri olan Newport-Inglewood Fay Hattı'na oldukça yakın bir noktada bulunuyor.
Bu nedenle mühendisler deprem riskine karşı özel bir sistem geliştirdi.
Stadyumun beton tribünleri, çelik çatı sistemi ve çevre duvarları birbirinden bağımsız hareket edecek şekilde tasarlandı.
Çatıyı taşıyan dev yapı, çift sarkaçlı sismik sönümleyicilerle desteklenirken, deprem sırasında üst yapı ile alt yapı birbirinden bağımsız hareket ederek yıkıcı kuvvetlerin etkisini azaltabiliyor.
Dev ekranı 1 milyon kilogram ağırlığında
Stadyumun en dikkat çekici unsurlarından biri de çift taraflı Infinity Screen ekran sistemi.
Yaklaşık 110 metre uzunluğundaki ekranın ağırlığı 1 milyon kilogramı buluyor.
4K çözünürlüklü sistem, gelişmiş yazılımlar sayesinde güneş ışığı, seyirci hareketleri ve ses seviyelerine göre çalışıyor.
Doğal havalandırma sistemi kullanılıyor
SoFi Stadyumu enerji verimliliği konusunda da dikkat çekiyor.
Açık yan cepheler ve hareketli çatı panelleri sayesinde Pasifik Okyanusu'ndan gelen rüzgârlar tribünlere yönlendiriliyor.
Bu yöntem sayesinde dev klima sistemlerine duyulan ihtiyaç büyük ölçüde ortadan kaldırılırken, enerji tüketiminde yaklaşık yüzde 35 tasarruf sağlanıyor.
Yağmur suyu depolanıyor
Tesis bünyesinde bulunan Hollywood Park Lake adlı yapay göl, yağmur sularını depolayarak yeniden kullanıyor.
Toplanan suların önemli bölümü yeşil alanların sulanmasında ve tesisin çeşitli ihtiyaçlarında değerlendiriliyor.
Ayrıca elektrikli araç şarj istasyonları, geri dönüşüm sistemleri ve yenilenebilir enerji kullanımıyla stadyum çevreci spor tesisleri arasında gösteriliyor.