Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, İstanbul’daki Süleymaniye Camii’nde kıldırdığı bayram namazının ardından verdiği hutbede, bayramın anlam ve önemine dair dikkat çeken mesajlar verdi.

Bayramın sevinç ve rahmet günü olduğunu vurgulayan Arpaguş, bu özel günün sadece bireysel mutluluk değil, aynı zamanda merhamet, paylaşma ve kardeşlik duygularının güçlenmesi için bir fırsat olduğunu ifade etti.

Arpaguş, bayramın yeryüzünde iyiliği hâkim kılmaya çalışanların bayramı olduğunu belirterek, “Bu bayram; cana kıyanların, korku salanların değil, hayat verenlerin, huzur verenlerin bayramıdır” dedi.

Bayramın aynı zamanda yardımlaşma, dayanışma ve toplumsal sorumluluk bilincini artırma günü olduğunu vurgulayan Arpaguş, Müslümanların birlik içinde hareket etmesi gerektiğini dile getirdi.

Hutbede İslam dünyasında yaşanan acılara da değinen Arpaguş, özellikle Kudüs ve Mescid-i Aksa’ya yönelik kısıtlamalara dikkat çekti. Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatılmasının kabul edilemez olduğunu belirten Arpaguş, kutsal mekânların dokunulmazlığına vurgu yaparak Aksa’nın derhal açılması gerektiğini ifade etti.

Arpaguş, "Biliyorum… Sevinçlerimiz gölgeli, kalplerimiz mahzundur. Böylesi hüzün ve kederli bayramların nice mutlu bayramlara tebdil eyleyecek çaba, gayret ve dualarla bu kutlu vakitte mülk ve melekûtun sahibine sığınıyoruz. Dünya Müslümanları gerçek bir bayrama hasrettir. Kalbimiz acıyor, yüreklerimiz kanıyor. Zira Kudüs kuşatılmış, Mescid-i Aksa mahzun, Gazze mahzun. Mescid-i Aksa günlerdir ibadete kapalı. Zalimler Harem-i İsmet'imiz olan Mescid- Aksa'nın dokunulmazlığını hiçe saymaktalar. Ancak şu husus unutulmamalıdır ki mabetlere el uzatılamaz, saygınlığına halel getirilemez, içerisinde ibadet edilmesine yasak getirilemez. Dolayısıyla Mescid-i Aska derhal açılmalıdır. Müslümanlar kendi camilerinde hür bir şekilde ibadetlerini eda etmelidirler. Bu hususta Rabbimizin uyarısı açıktır. 'Allah'ın mescitlerinde O'nun adının anılmasına engel olan ve onların harap olması için çalışanlardan daha zalim kim olabilir.' Çocuklar, kadınlar, yaşlılar, tepelerine yağan bombalar altındalar. Tüm dünya bu duruma seyirci… Afrika hem açlığın ve susuzluğun pençesinde hem de baskı ve iç çatışmanın altında inlemeye devam ediyor. Asya'da sahipsiz Müslüman kardeşlerimiz her gün ölümle yüzleşiyor. Bağdat'ta, Şam'da, Kerkük'te, Musul'da, Tahran'da bombalar patlıyor, canlar yok oluyor, yürekler parçalanıyor. Kalbimiz mahzun… Zira biz bayram yaparken İslam diyarlarında yerlerinden, yurtlarından edilmiş, ölüm korkusuyla evlerini terk etmiş insanlar, kadınlar, çocuklar, yaşlılar, mülteciler ve kimsesizler var. Bayramlar sadece sevinçlerin paylaşıldığı günler değildir. Sevinçlerimizi paylaştığımız gibi hüzünlerimizi ve acılarımızı da paylaşacağız. Ancak bugün bize düşen, yangın yerine dönmüş yüreklerimizi bayram neşesiyle canlandırmak, topluma bayram sevincini yaymak olmalıdır." şeklinde konuştu.

Arpaguş, Müslümanların bu bayramı hüzünle karşıladığını belirtti. Kadınlar, çocuklar ve sivillerin saldırılar altında olduğunu vurgulayan Arpaguş, dünya kamuoyunun sessizliğine dikkat çekti.

Kaynak: İLKHA