Allah`ın adıyla.
Deprem oldu, gündem değişti. Yalnız deprem öncesine biraz değinmek istiyorum.
PKK`nın çok ölümlü her saldırısında olduğu gibi, Çukurca saldırısı da tarihin tekerrürü olarak gündemimizden geçti. Ölümler fazla olduğundan tepkiler de biraz fazla oldu. OHAL tavsiye edildi. Bazı azgınlar bütün bölgeyi kimyasal silahlarla imha etmeyi bile hayal etti. Ardından birkaç PKK`lının da öldürüldüğü haberleriyle kalabalıkların hıncı yatıştırıldı. Bunun dışında hepinizin ezbere bildiği laflar edildi. Yine 'civanlar toprağa düştü';'geniş çaplı operasyonlar başlatıldı'; yine 'teröre lanet yağdı', 'sınır ötesi operasyonla örgütün beli kırıldı' vesaire...
Biz de yine dilimiz döndüğünce; 'çarenin İslam`da olduğunu, operasyonlarla ve demokrasi laflarıyla bir sonuca ulaşılamayacağını' anlattık. Yalnız bu anlattıklarımızı başımızda olanlar bir türlü anlayamıyor. Ya kendileri gerçekte 'baş' değiller; ya aslında onlarda baş(iyi) olmadıklarından sorunu çözmek istemiyorlar ya da akılları başlarında değil. Gömleğin ilk düğmesini yanlış ilikledikleri için, ondan sonra ne kadar özenip uğraşsalar da bir türlü bu meseleye düzgün bir gömlek giydiremiyorlar.
Küçük kardeşim bile bir sorunla karşılaştığında; 'meselenin köküne gidelim, köküne' diyebiliyor. Sorunu, kaynağında çözmesini akledebiliyor. Ama bu koca koca adamlar, bunu bir türlü düşünemiyorlar.
Gerçeği tekrar söyleyelim, belki bir duyan olur. Sorun her yönüyle beraber sizin rejimizdir, reçete ise İslam`dır. Hele bir Cumhuriyet öncesine bir 'Sistem Geri Yükleme'' yapın. Veya sorun çıkaran bu ulusçuluk ve laiklik programlarını kaldırın. Bakın ne oluyor?
Bu arada yarın Cumhuriyet Bayramı`dır. Bu asker ölümleri ve deprem üzerine kutlamalar nasıl olur bilmiyorum. Yalnız kutlamadan önce bir baksınlar bu 'Bulunmaz Hint Kumaşı Cumhuriyetleri'nin eserlerine. Özellikle depremi Çukurca`nın intikamı sayan beyinsizlerden başlayarak ülkenin haline baksınlar; ondan sonra teşekkürler etsinler …. Resepsiyon iptal edilmiş gerçi ama meydanlardaki 'Tapınak Ayinleri'nin iptal edileceğini sanmıyorum.
Evet, bu gündemin üzerine deprem geldi, gündem sadeleşti.
Bir de kimilerinin görmek istemediği başka bir gündem var. Diyarbakır İstasyon Meydanı`nda geniş katılımlı bir program düzenlendi. Gerçek duygular, samimi istekler ve daha da önemlisi 'Özgürlük İsteyen Halk'ın ta kendisi –her sınıftan insanıyla- ordaydı.
'Gün'ler, 'dem'ler ne kadar değişirse değişsin, Müslüman halkın yıllardır süren ve son yıllarda gün yüzüne çıkan bir gündemi, bir problemi var: 'Din özgürlüğü'. Daha açık bir ifade ile 'dinini yaşama özgürlüğü'.
Dışarıdan bakıldığı zaman bu ülkede geniş insan hakları var diye biliniyor. Hatta Anayasa Komisyonunun ahlaksızlık çirkefine saplanmış homoseksüellerin taleplerini dinleyeceği kadar… Halkın sorunlarına çareler üreten bakanlar;haksızlıklar karşısında kükredikçe kükreyen bir Başbakan ve halkın sorunlarıyla ilgilenen bir Cumhurbaşkanı var.
Ancak bu geniş insan haklarına ve bütün bu yetkililere rağmen milletin kangren haline gelmiş problemleri görmezden, duymazdan geliniyor. Dinini terk etmeden okumak isteyen öğrenciler, haftalardır okul kapısında bekletiliyor. Kendilerine ve velilerine yönelik tehdit ve hakaretlerin bini bir para… Yetkili kişiler ise bu zulmü sadece seyrediyorlar.
Ey Bakanlar! Bakıp bakıp durmayın öyle. Anayasaya aykırı olarak, çocukları ilköğretimden meneden bu zalim idarecilere bir akıl verin. Bıraksınlar artık bu çocukların peşini. Belki onlar, çocukları koca birer canavar olarak görüyor ama öyle değil.
Başbakan Bey! BM`ye, İsrail`e çatıyorsun. Senin ülkende 'Birleşmiş İdareci ve Yetkililer' Müslümanlara zulmediyor.Yedi mahalleden sesin duyulacak şekilde bir kükresene.
Sayın halim selim Cumhurbaşkanı! Ne çabuk unuttunuz eşinizin başörtüsü sebebiyle üniversiteye alınmadığı günleri? Şimdi haliyle keyfiniz yerinde. Çankaya Köşkü rahat mı rahat... Yalnız düşmez kalkmaz bir Allah. Bunu unutmayın. Her nimetin bir külfeti vardır. Mahşer günü sorulur; 'sahip olduğun yetkiyi nerde kullandın?' diye.
Sorulur, hem de herkese hesap sorulur. O gün en çok zorlanacak olanlar; imkanı en fazla olanlar olacak. Maldan, evlattan, makamdan ve yetkiden… 'Akıllı adam, hesap gününden önce hesabını yapandır.' demiş, en akıllı kişi.
Hesabını doğru yapanlardan olmak temennisiyle…