Cumhurbaşkanı Pavel Anayasa Mahkemesi’ne sunduğu dilekçede, NATO zirvelerinde devlet başkanının temsil yetkisinin hangi makama ait olduğunun kesin olarak belirlenmesini istedi. Mahkemenin bu konuyu çarşamba günkü genel kurul toplantısında gündeme alması öngörülüyor.
Pavel yaptığı yazılı açıklamada, Başbakan Babiš’i kendisini zirve dışında bırakmaya çalışmakla suçladı ve bu durumun anayasal haklarının açık bir ihlali olduğunu savundu.
Cumhurbaşkanı, kendisinden önce görev yapan devlet başkanlarının tüm NATO zirvelerine katıldığını, kendisinin de 2023 yılında göreve gelmesinden bu yana ittifakın tüm toplantılarında yer aldığını hatırlattı.
Prag yönetimini Ankara’daki zirvede kimin temsil edeceği konusunda aylardır süren anlaşmazlığın ardından Başbakan Babiš, pazartesi günü yaptığı açıklamada, bu zirvenin önceki toplantılardan farklı olacağını belirterek Cumhurbaşkanı’nın resmi heyete katılamayacağını duyurdu.
Yaklaşan zirvede Babiš’in, ülkenin temel askeri harcamalarını NATO’nun yüzde 2 hedefinin altında kalarak gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık yüzde 1,8’i seviyesine düşürme kararını müttefiklere açıklaması bekleniyor.
Siyasi gözlemciler, eski bir general olan Pavel’in savunma harcamalarındaki kesintilere karşı çıkmasının ve bu politikayı sorumsuzluk olarak nitelendirmesinin, Başbakan’ın kararında etkili olmuş olabileceğini değerlendiriyor.
Babiš ise salı günü yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı’nın dava açma kararına saygı duyduğunu ancak bunun doğru bir adım olmadığını düşündüğünü belirtti. Sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda "Anayasal makam sahiplerinin birbirlerine dava açması uygun değildir." ifadelerini kullandı.
Söz konusu anlaşmazlık, 2023 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde rakip olan Pavel ve Babiš arasındaki gergin ilişkilerde son gerilim olarak değerlendiriliyor.
Cumhurbaşkanı Pavel ise meselenin yalnızca bir uluslararası toplantıdaki temsil konusu olmadığını belirterek, tartışmanın özünde kuvvetler ayrılığı ilkesinin bulunduğunu vurguladı. Pavel, anayasal yetkilerini savunmaması halinde diğer anayasal makamların yetkilerinin de keyfi biçimde sınırlandırılmasının önünün açılabileceğini ifade etti.





