Mumyalama, ölü bedenlerin çürümesini engelleyerek korunmasını sağlıyor. En bilinen örnekler Antik Mısır mumyaları olsa da, bu süreç buzullar, çöl kumları ve bataklık tortuları gibi doğal ortamlarda kendiliğinden de gerçekleşebiliyor.

Yeni bulunan büyük kedi mumyalarının gözlerinin puslu olduğu, uzuvlarının ise buruşarak kuruduğu ve adeta kurumuş kabukları andırdığı belirtildi. İtalya’daki Floransa Üniversitesi’nden ve çalışmada yer almayan Joan Madurell-Malapeira “Bu, daha önce hiç görmediğim bir şey.” değerlendirmesinde bulundu.

Araştırmacılar, çitaların nasıl mumyalaştığından henüz emin değil. Ancak Communications Earth and Environment dergisinde perşembe günü yayımlanan çalışmaya göre, mağaraların kuru yapısı ve sabit sıcaklığı bu süreçte etkili olmuş olabilir.

Bilim insanları, çok sayıda çitanın neden bu mağaralarda bulunduğunu da henüz netleştiremedi. Mağaraların, dişi çitaların yavrularını doğurduğu ve büyüttüğü bir barınak alanı olarak kullanılmış olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.

Daha önce Rusya’da bir kılıç dişli kaplan yavrusu gibi bazı nadir kedi mumyaları bulunmuş olsa da, büyük memelilerin bu denli iyi korunmuş halde keşfedilmesi oldukça ender görülüyor. Bunun gerçekleşebilmesi için uygun çevre koşullarının yanı sıra, leşlerin kuşlar ve sırtlanlar gibi leşçil hayvanlar tarafından tüketilmemiş olması gerekiyor.

Suudi Arabistan Ulusal Yaban Hayatı Merkezi’nden araştırmanın yazarı Ahmed Boug “Dünyanın bu bölgesinde yaşamış çitalara ait böylesine sağlam kanıtların bulunması tamamen emsalsizdir.” ifadelerini kullandı.

Bir zamanlar Afrika’nın büyük bölümünde ve Asya’nın bazı kesimlerinde yaşayan çitalar, günümüzde eski yaşam alanlarının yalnızca yüzde 9’unda varlığını sürdürüyor. Arap Yarımadası’nda ise onlarca yıldır çitalara rastlanmıyor. Bu durumun; yaşam alanlarının kaybı, kontrolsüz avlanma ve av hayvanlarının azalması gibi nedenlerden kaynaklandığı belirtiliyor.

Doğal yollarla mumyalanmış büyük kediler üzerinde ilk kez genetik inceleme de yapıldı. Araştırmada, çita kalıntılarının genetik olarak günümüzde Asya ve Kuzeybatı Afrika’da yaşayan çitalara yakın olduğu tespit edildi. Bu verilerin, çitaların yeniden doğal yaşam alanlarına kazandırılmasına yönelik gelecekteki çalışmalara katkı sağlayabileceği ifade edildi.

Kaynak: İLKHA