Çocuk Giyiminde Yitirilen Masumiyet

Abone Ol

Bugün kız çocuk sahibi olup da vitrinlerin önünden geçen ya da giyim mağazalarını dolaşan herkesin fark edebileceği derin bir değişim yaşanmaktadır. Çocuk giyimi artık masumiyet merkezli değil, giderek yetişkin modasının küçültülmüş bir yansımasına dönüşmektedir.

Özellikle son yıllarda, çocuklar için üretilen kıyafetlerde vücudu örtmek ve çocuğun rahatlığı gibi temel ihtiyaçların giderek geri plana itildiği hatta ortadan kaldırıldığı görülüyor. Dar kesimler, kısa kalıplar, ince kumaşlar ve bedeni öne çıkarıp teşhir eden tasarımlar çocuk reyonlarının öne çıkarılan ve yaygın hale getirilen ürünleri arasında yer alıyor.

Bu durum, mütedeyyin aileleri zorlayan bir probleme dönüşmektedir. Birçok aile, inanç ve yaşam tarzı gereği çocuklarının hem yaşlarına uygun hem de mahremiyet hassasiyetini karşılayacak şekilde daha kapalı, daha bol, kollarını ve bacaklarını örten, göğsünü ve göbeğini açıkta bırakmayan elbiseler giymelerini tercih etmekte, bunu inancının ve inancından aldığı ahlakın bir zorunluluğu olarak görmektedir. Ancak piyasada bu kriterlere uygun ürün bulmak giderek zorlaşmakta, hatta neredeyse imkânsız hale gelmektedir. Bol kesim çocuk kıyafeti azalmış, uzun ve vücudu örten tasarımlar ortadan kalkmış, alternatif ürünler ya sınırlı ya da zor erişilir hale gelmiştir.

Giyim sektörünün, kız çocuk giyimini modaya kurban ederek adeta yetişkin modası gibi ele alması, ailelerin tercih alanını daraltmış ve kız çocukları için uygun kıyafet bulmak, mağaza mağaza dolaşmayı gerektiren zor bir sürece dönüşmüştür. Birçok ebeveynin; “çocuğum için uygun kıyafet bulamıyorum” serzenişi, artık sıradan bir cümleye dönüşmüştür.

Çocukluk, doğası gereği korunması gereken bir dönemdir. Bir zamanlar çocuk giyimi; rahatlık, koruma ve masumiyet üzerine kuruluydu. Şimdilerde ise vitrinlerde başka bir dil konuşmaktadır. Kız çocuklarının masumiyeti; dayatılan moda ve modernliğin baskısı altında, çıplaklık olarak nitelendirebileceğimiz trend ürünlerle giderek zedelenip örselenmektedir. Çünkü bugün kız çocukları için reyonlarda sadece dar kesim pantolonlar, vücut hatlarını öne çıkaran taytlar, yetişkin modasının küçültülmüş versiyonları bulunmaktadır. Bunu yalnızca bir giyim tercihi gibi görmek yanlıştır. Bu, modanın çocuk algısını değiştirdiği anlamına gelmektedir.

İslam’da örtünme ve mahremiyet yalnızca yetişkinlere yönelik bir konu olmayıp aynı zamanda toplumsal korunmanın ikame edilmesine ve ahlaki dejenerasyonun önüne geçilmesine hizmet eden bir farziyettir. Bu farzın, özellikle kız çocukları için çok erken yaşlardan itibaren devreye girmesi, onların tesettürü içselleştirmeleri için gerekli bir durumdur.

Giyim sektörünün ortaya çıkardığı bu zorunlu durum, yalnızca kumaşın nasıllığı veya kesim meselesi değildir. Asıl mesele, çocuklara sunulan dünyanın nasıl şekillendiğidir. Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurur: “Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttüğünüzden sorumlusunuz.” Burada çoban olma sorumluluğu ailelerle birlikte, inançlı üreticilere ve tasarımcılara da aittir. Çünkü üretilen her kıyafet, aynı zamanda bir değer algısı taşımaktadır.

Ortada gerçekten büyük bir sorun var ve bu sorun görmezden gelinecek bir problem değildir. Daha sağlıklı bir giyim kültürü için öncelikle inançlı tekstilcilerin ellerini taşın altına koymaları lazımdır. Bu, onların Müslüman topluma olan borçları ve sorumluluklarının bir gereğidir. Zenginliğin değil, ancak takvanın geçerli olduğu ahiret gününde kurtulanlardan olmak için, daha çok kazanma kaygısı yerine toplumun genel maslahatının öncelenmesi gerekmektedir. Çünkü çocuk giyimi yalnızca bir sektör değil, aynı zamanda bir kültür ve kimlik alanıdır. Eğer bu alan sadece moda trendlerine bırakılırsa, bundan çocuklarla beraber toplum da büyük yaralar alacaktır.

Unutmayalım ki çocuklarımıza giydirdiklerimiz, toplumun geleceğine nasıl bir dünya sunduğumuzla doğrudan alakalıdır.