İzmir’de sosyal medya içeriği üretmek için açık alanda dans eden bir genç kadın ile bir vatandaş arasında yaşanan “kıyafet” tartışması, son yıllarda hızla yayılan bir dijital kültürün yansıması olarak değerlendiriliyor.
Görüntülerde, soğuk havaya rağmen son derece açık bir kostümle çekim yapan genç kadına, çevreden geçen bir vatandaşın tepki gösterdiği görülüyor. Olay sosyal medyada hızla yayıldı.
“Kış günü bu kıyafetler ne böyle? Siz kafayı mı yediniz?” diyerek tepkisini dile getiren vatandaş, genç kızın kıyafet seçimini eleştirdi.
Toplumun geneline göre çıplaklık ve beden teşhiri, artık “özgürlük” ya da “moda” söylemiyle normalleştirilen bir dijital akıma dönüşmüş durumda. Çocuk yaşlardan itibaren popüler kültür ve sosyal medya aracılığıyla bedenin görünürlüğü teşvik edilirken, beğeni ve takipçi sayısı uğruna sınırlar giderek daha fazla zorlanıyor. Hatta hava şartlarının dahi dikkate alınmadığı, yalnızca dikkat çekme ve algoritmalarda öne çıkma kaygısıyla hareket edilen bir içerik anlayışı yaygınlaşıyor.
Uzmanlar, bu sürecin kadın bedeninin dijital ekonomi içinde bir “ürün” haline gelmesi riskini artırdığına dikkat çekiyor. Moda ve özgürlük söylemi altında ilerleyen bu çıplaklık akımı, bireysel tercih mi, yoksa gençleri erken yaşta görünürlük baskısına iten bir kültürel yönlendirme mi?
İzmir’de yaşanan olay, dijital çağda mahremiyet, moda, özgürlük ve beden algısının yeniden tanımlandığı bir dönemin yansıması olarak değerlendiriliyor.