Amerika`nın Irak ve Afganistan işgalinde önemli görevler alan General David Petraus…
Petraus`un kim olduğu ile ilgili ayrıntılara girmeye gerek duymuyoruz, çünkü basın onu yeterince tanıttı. Onun hakim medyadaki ismi 'Çuvalcı' dır. Petraus, Irak`ın Süleymaniye kentinde görev yapan (bazı iddialara göre suikast hazırlığında olan) 11 TC subayını, başlarına çuval geçirerek gözaltına almıştı.
Bu eyleminden dolayı çok tepki çekmişti Petraus. Hükümet sessiz kalmakla suçlanmış, onurlu bir duruş sergileyemediği söylenmişti. Bazıları Amerika`nın bu yolla tezkerenin intikamını aldığını da dile getirmişti.
Hükümetin tepkilerini pasif bulanlar devreye Polat Alemdar`ı sokmuşlardı ve o da ekibiyle bir operasyon yapmış ve Amerikalıları cezalandırmıştı. Devir pskolojik savaş devri ya…
Neyse biz gelelim günümüze.
David Petraus, Türkiye`ye 'CIA başkanı' sıfatı ile geldi. Görüşme konusunun 'Terörle mücadelede işbirliği' olduğu söylendi.
CIA, yani Centrel Intelligence Agency, Türkçesiyle Merkezi Haberalma Teşkilatı`nın başkanının ne işi var Türkiye`de?
CIA son derece karanlık ve kirli bir örgüt. Hiçbir hukuki değer tanımadan Amerikanın emperyalist hedefleri doğrultusunda uluslar arası alanda faaliyet gösteren bu kirli örgüt, uyuşturucudan kara paraya, silah kaçakçılığından mali spekülasyonlara kadar her pis işe başvurabilmektedir. İşkence merkezlerine sahip olan bu kurumun Türkiye`nin bütçesini katlayan resmi bir bütçesi vardır. Gayri resmi bütçenin ise miktarının resmi bütçeyi katladığı tahmin ediliyor. CIA başkanının Türkiye`ye yardım etmeye niyeti mi var, yoksa operasyonlarında Türkiye`den yararlanmaya mı çalışıyor?
Bölgenin tablosuna bakıp bir değerlendirme yapmaya çalışalım.
Suriye`de gerginlik tırmanıyor. Esad rejimi tüm zalimliğini gösteriyor halka. Bir değil birçok Hama yaşanıyor bugünlerde. Siyonist zulmü kesinlikle gölgede bırakacak uygulamalar yaşanıyor. Zindanlar dolduruluyor, işkenceler had safhada.
Devrimin camilerde başladığı ve alimlerin öncülüğünde devam ettiği söyleniyor. Birileri bedel ödüyor ve ödemeye devam ediyor. Öte yandan muhalifler adına birileri çıkıp yönetimi devralmaya hazırlandığını söylüyor. Siyasi duruşları çok net olmayan bu garip tipler 'Suriye dostu' Türkiye`de toplanıyor.
Ateşkes ve eylemsizlik kararlarına rağmen Pkk eylemleri devam ediyor. Yaşar Büyükanıt, Amerikan yardımından dolayı çok rahat konuşmuş ve artık pkk kamplarının kendileri için BBG evi haline geldiğini ifade etmişti. 'Bizden habersiz hareket edemezler' demek istemişti; ama BBG evinin kameralarını elinde bulunduran Amerikalılar işe yarayacak bilgileri vermemiş olacak ki, Pkk`liler sınırı geçmiş, karakol basmıştı.
Gözden kaçan bir ayrıntıya daha değinme ihtiyacı hissediyorum. Öcalan`ın geçen haftalarda Amerika`ya yakın gazetecilere selam göndermesinin önemli bir anlamı olduğuna değinmiştik. Selam karşılığını buldu ve Petraus Ankara`ya geldi, diye de düşünülebilir. Silvan saldırısı da Petraus`a saygı duruşu anlamına gelebilir mi, bilmiyorum.
Bir de El Kaide operasyonları var.
Ne zaman bir Amerikalı Türkiye`yi ziyaret etse, o günlerde bir El Kaide operasyonu yapılır.
Çok sayıda kişi geçen hafta tutuklandı. İddiaya göre çok miktarda patlayıcı yakalanmıştı ve yine iddiaya göre Üsame Bin Laden`in intikamı için hazırlık yapılıyordu.
İnsanlar gözaltına alındı, sorgulandı ve tutuklandı. İddianame için geçecek uzun sürecin sonunda büyük bir kısmı serbest bırakılacaktır; ama Amerika`ya önemli bir mesaj verilmiştir bir kere. Zaten amaç da buydu.
Petraus, bu tablodan faydalanıp Türkiye`ye neler yaptırabileceğini görmek için gelmiş diye düşünüyorum. Bir tür zemin yoklaması da diyebiliriz. Aslında onun esas problemi Mit`in başına getirilen isimle. Pazarlıklar, Mit`le eskisi gibi koordineli çalışmanın yollarını bulmak için de olabilir. Polisle çalışabildiği oranda Mit`le de çalışabilmek istiyor Amerikalı.
Bunlar bizim yorumlarımız tabii. Sürecin beraberinde neyi getireceğini göreceğiz. Amerikalıların hayırlı işler için gelmediklerini biliyoruz. Tarihleri bize bunu net olarak gösteriyor. Yeniden şekillenen ortadoğuda kendi senaryolarının devam etmesi için ellerinden geleni yapıyorlar. Bazen uzlaşı ve işbirliği yolunu kullanıyor olabilirler; ama daha çok terör ve tedhiş silahına başvuruyorlar.
Petraus`un geldiği ve gittiği tarihi iyi not etmek gerekir.
Yarın umulmadık ilişkilerin ortaya çıktığına, bazı sarsıcı gelişmelere nelerin sebep olduğuna şahit olduğumuzda şaşırmayalım.