CHP’deki çalkantılar sadece “maddi çıkarlar” ve “koltuk kavgasıyla” sınırlı olsaydı, “Bu sizin iç meselenizdir.” der geçerdik. Ancak bugün yaşanan hesaplaşmalarla birlikte “arınmadan” söz ediyorlar. Peki, birkaç belediye başkanını ya da birkaç milletvekilini ihraç ederek gerçekten arınabileceklerine mi inanıyorlar?
103 yıllık karanlık geçmişiyle bu kadar iç içe geçmiş bir siyasi hareket, birkaç ihraç kararıyla arınamaz. Aslında CHP’nin bugün yaşadığı buhranlı sürece hangi sebeplerin yol açtığını iyi okumak gerekir. Bunun için sadece öz eleştiri yapmak yetmez; aynı zamanda bu halkın inançları, değerleri ve tarihî hafızasıyla da barışmaları gerekir. Belki o zaman millet nezdinde kısmen bir karşılık bulabilir ve bir ölçüde arınabilirler.
CHP’ye soruyoruz.
Gerçekten arınmaya hazırsanız şu soruları cevaplayın:
-18 yıl boyunca ezanı Türkçe okuttunuz ve bu süre zarfında hacca gitmeyi dahi yasakladınız.
Arınacak mısınız?
-Bir tarafta İskilipli Atıf Hoca, diğer tarafta Şeyh Said gibi bu milletin gönlünde taht kurmuş isimleri darağaçlarında sallandırdınız.
Arınacak mısınız?
-Camileri ahıra çevirdiniz, birçok camiyi sattınız ve Kur’an okunmasını dahi yasakladınız.
Arınacak mısınız?
-Şapka kanunuyla, şapka giymeyen 74 İslam âlimini idam ettiniz.
Arınacak mısınız?
-16 Temmuz 1930 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yer alan, “Zilan Harekâtı’nda imha edilenlerin sayısı on beş bin kadardır, Zilan Deresi ağzına kadar ceset dolmuştur.” ifadelerinin sorumluluğuyla yüzleşecek misiniz?
Arınacak mısınız?
-Yakın tarihimizde yüzlerce genç kızın başörtüsü nedeniyle eğitim hakkını elinden aldınız.
Arınacak mısınız?
Geçmişinizdeki uygulamaları ve tartışmaları sıralamakla bitiremeyiz. Ancak bütün bunlar ortadayken hâlâ “arınmadan” söz ediyorsunuz.
Eğer arınmaktan kastınız yolsuzlukların önüne geçmekse, buna da geçmişinizden başlamalısınız. Zira 1925’te Halil Paşa, CHP’nin yolsuzluklarından bahsettiği için Meclis’te hançerlenerek vuruldu. Bu, Meclis çatısı altında işlenen ilk cinayet olarak tarihe geçti. Hastaneye götürülmeyerek ölümü seyredilmiştir.
Hadi arınmadan başlayın. Ancak arınma, birkaç kişinin ihraç edilmesiyle değil; geçmişle dürüstçe hesaplaşmak, hataları kabul etmek ve milletin vicdanında karşılık bulacak samimi bir muhasebe yapmakla mümkündür. Eğer gerçekten arınmak istiyorsanız, işe önce samimi bir yüzleşmeyle başlayın. Bunların yanında, siz sadece milletle değil, kendi aranızda da samimi değilsiniz. Bay Kemal, kendisini ayak oyunlarıyla devirdiğini söylediği Ekrem İmamoğlu ve suç ortağı olarak gördüğü Özgür Özel hakkında söylenmedik laf bırakmadı; ancak kendisi de aynı mirasın sahibidir. Çünkü o da bir önceki genel başkan olan Deniz Baykal’ın görevden ayrılması sürecinde yaşanan kaset skandalıyla partinin başına gelmiştir.
Yani hamurunuz aynıdır…
Sonuç olarak, bugün CHP’de yaşananların temelinde arınma değil, iktidar ve koltuk mücadelesi bulunmaktadır. Onların derdi arınmak değil, koltuk davasıdır. Bugün parti olarak yaşadıkları buhranlar ve parçalanmalar, geçmişte yaptıkları zulümlere karşı ilahi adaletin bir tecellisidir. Artık iki yakalarının bir araya gelmeyeceği aşikârdır.