Cezayir Dışişleri Bakanlığı, yaptığı açıklamada, Paris’teki Cezayir Büyükelçiliğine gönderilen diplomatik çantaların ulaştırılmasında süregelen engeller nedeniyle Fransa'nın Cezayir’deki maslahatgüzarının bir kez daha çağrıldığını duyurdu. Bu uygulamanın uluslararası yükümlülüklerin açık bir ihlali olduğu vurgulandı.
Bakanlık, söz konusu engellemelerin yalnızca büyükelçilikle sınırlı kalmayıp, Fransa’daki Cezayir konsolosluklarını da etkilediğini ve daha önce bu konuda Fransa tarafından iyileştirme taahhütleri verildiğini hatırlattı.
Buna karşılık olarak ve mütekabiliyet ilkesine uygun şekilde, Cezayir, Fransa’nın Cezayir’deki büyükelçiliğine önceden verilmiş olan liman ve havalimanlarına girişte ayrıcalık tanıyan kartları geri çekme kararı aldı.
Bu diplomatik gerilimin Fransız tarafında tırmandırılmasında, Fransa İçişleri Bakanı Bruno Retailleau'nun etkili olduğu belirtiliyor. Retailleau, Fransız kamuoyuna karşı kendisini Cezayir'e karşı ulusal egemenliği savunan sert bir figür olarak göstermeye çalışıyor.
İki ülke arasındaki bu tür gerilimler bu yıla özgü değil. 2025 yılı içinde de her iki taraf bazı diplomatik yetkilileri sınır dışı etmişti.
Öte yandan, Mayıs 2025 sonunda, aşırı sağcı “Ulusal Birlik” partisine mensup Fransız senatör Stéphane Ravier, Cezayir’in doğusundaki Kabiliye bölgesinde ayrılıkçı faaliyetler yürüten “MAK” (Kabail Özerklik Hareketi) lideri Ferhat Mehenni ile görüşerek, sözde “Kabiliye halkının kendi kaderini tayin hakkını” desteklediğini açıkça ifade etmişti. Bu açıklama, Cezayir makamlarının sert tepkisine yol açmıştı.
Cezayir, MAK’ı ülkenin ulusal birliğini tehdit eden terörist bir örgüt olarak tanımlıyor ve bu hareketi, Kabiliye bölgesinde ayrılıkçılığı körüklemekle suçluyor.





